Ana içeriğe geç
Sözlük

zihni ile cümle

zihni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Это то, чего жаждет подсознание.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.זה מה שהמוח הבלתי-מודע רעב לו.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.تلك الاشياء التي يتعطش لها العقل اللا واعي.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.私たちは恋愛時に
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Bo jeźlibym się modlił obcym językiem, modlić się będzie mój duch; ale rozum mój jest bez pożytku.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Car si je prie en langue, mon esprit est en prière, mais mon intelligence demeure stérile.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Denn so ich mit Zungen bete, so betet mein Geist; aber mein Sinn bringt niemand Frucht.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Fiindcă, dacă mă rog în altă limbă, duhul meu se roagă, dar mintea mea este fără rod.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.For dersom jeg beder med tunge, da beder min ånd, men min forstand er uten frukt.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Kajti če molim v jeziku, duh moj moli, a um moj je brez sadu.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.내가 만일 방언으로 기도하면 나의 영이 기도하거니와 나의 마음은 열매를 맺히지 못하리라
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Lebo keď sa modlím jazykom, modlí sa môj duch, ale moja myseľ je bez užitku.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Mert ha nyelvvel könyörgök, a lelkem könyörög, de értelmem gyümölcstelen.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Nebo budu-li se modliti cizím jazykem, duch můj se toliko modlí, ale mysl má bez užitku jest.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Porque se eu orar em língua, o meu espírito ora, sim, mas o meu entendimento fica infrutífero.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Porque si yo oro en una lengua, mi espíritu ora; pero mi entendimiento queda sin fruto
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Sebab kalau saya berdoa dengan bahasa yang ajaib, roh saya memang berdoa, tetapi pikiran saya tidak bekerja
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Sillä jos minä rukoilen kielillä puhuen, niin minun henkeni kyllä rukoilee, mutta ymmärrykseni on hedelmätön.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Thi dersom: jeg taler i Tunger og beder, da beder. vel min Ånd, men min Forstand er uden Frugt.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Vì nếu tôi cầu nguyện bằng tiếng lạ, thì tâm thần tôi cầu nguyện, nhưng trí khôn tôi lơ lửng.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Vì nếu tôi cầu_nguyện bằng tiếng lạ , thì tâm_thần tôi cầu_nguyện , nhưng trí_khôn tôi lơ_lửng .
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Want als ik in een vreemde taal bid, is het mijn géést die bidt; mijn verstand staat erbuiten.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.διοτι εαν προσευχωμαι με γλωσσαν αγνωριστον, το πνευμα μου προσευχεται, αλλ' ο νους μου ειναι ακαρποφορητος.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Ибо когда я молюсь на незнакомом языке, то хотя дух мой и молится, но ум мой остается без плода.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Коли бо молюсь (чужою) мовою, дух мій молить ся, розумінне ж моє без'овочне.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.כי אם אתפלל בלשון רוחי מתפלל ושכלי איננו עשה פרי׃
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.لانه ان كنت اصلّي بلسان فروحي تصلّي واما ذهني فهو بلا ثمر.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.我 若 用 方 言 禱 告 、 是 我 的 靈 禱 告 . 但 我 的 悟 性 沒 有 果 效
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.我 若 用 方言 禱告 、 是 我 的 靈禱 告 . 但 我 的 悟性 沒 有 果效
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Dans l'esprit d'un narrateur il y a une contradiction d'éthique.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Di benak pendongeng, adalah kontradiksi moralitas.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.En historiefortællers sind er en modsætning af det sædelige.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.En la mente del narrador hay una contradicción de moralidades.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ei, ei, ei. Ei urheilua lainkaan. No, olosuhteet ovat huonoja kaikkialla näinä päivinä.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Eines Nachts, als ich wach in meinem Zelt lag... ...schoss mir ein schrecklicher Gedanke durch den Kopf.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport alls. Tja, villkor är dåliga överallt dessa dagar.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport overhovedet. Nå, betingelser er dårlige overalt i disse dage.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Brak sportu w ogóle. Cóż, warunki są złe wszędzie w tych dniach.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Žiadne šport vôbec. No, podmienky sú zlé všade v týchto dňoch.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.No, no, no. Nessun sport a tutti. Ebbene, le condizioni sono cattive dappertutto in questi giorni.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Tidak, tidak, tidak. Tidak olahraga sama sekali. Nah, kondisi buruk di mana-mana hari ini.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Une nuit, alors que j'étais sous ma tente une terrible pensée traversa mon esprit
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Όχι, όχι, όχι. Δεν αθλητισμού σε όλα. Λοιπόν, οι συνθήκες Οι κακές παντού αυτές τις μέρες.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Нет, нет, нет. Нет спорта вообще. Что ж, условия плохие везде в эти дни.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ні, ні, ні. Ні спорту взагалі. Що ж, умови погані скрізь у ці дні.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.よく、条件 どこでも悪いこのごろです。 私は私のテントで横たわって一晩、 このと... 私のこの頭の...
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.In het hoofd van een verteller bestaat een contradictie van de moraal.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.În mintea unui povestitor e o contradicţie a moralităţii.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.스토리텔러 마음은 인간의 모순이고,
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Na mente de um contador de histórias há uma contradição de moralidades.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Nella mente di un narratore convivono contraddizioni di moralità.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Trong suy nghĩ người kể, đó là sự đối lập về đạo đức
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.W umyśle autora opowieści istnieje sprzeczność między moralnościami.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Στο μυαλό ενός αφηγητή, είναι μια αντίθεση ηθών.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.В душе рассказчика - противоречие норм поведения.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.В ума на разказвача на истории има морално противоречие.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.У думках оповідача - це моральні протиріччя.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.במוחו של מספר הסיפורים קיימת סתירה של מוסריות.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.في عقل راوي القصة يوجد تناقض الأخلاق.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.詩人の心には言葉の衝突があります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod