Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,W głowie sformułowałam zdanie:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,Y entonces le dije... con claridad mental le dije: "¡Soy Jill!
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,Και έτσι του λέω - καθαρά μέσα στο μυαλό μου, του λέω:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,А я кажу йому - з ясним розумом - я говорю йому:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,И тогава му казах - още го чувам ясно - казах му:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,И я говорю ему — чётко представляя, как произношу слова — говорю ему:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,אז אני אומרת לו, ובראשי ברור לי שאני אומרת לו:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,وقلت له -- بوضوح في عقلي، قلت له:
Ben de ona - zihnimde gayet açık bir biçimde,"ジルよ! 助けが必要なの!"
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Ho bisogno di vederli per poterli fotofrafare nella mia mente.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Ich muss es sehen damit es wie ein Foto in meinem Kopf ist.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Χρειάζεται να το δω, σα να είναι μια φωτογραφία στο μυαλό μου.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Чтобы их запомнить, мне надо их увидеть.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.もうじゃあ手に書いときなさいよ
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.'A lélegzetem', nem én vagyok.'Az elmém', nem én vagyok.'Az érzéseim', nem én vagyok.
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.Mój oddech, mój umysł, moje uczucia- to nie jest mną.
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil."Min andning", inte jag.
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.La mia domanda era: È solo la convinzione positiva della mente che fa accadere queste cose?
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.Mă întrebam dacă e vorba doar de gândirea pozitivă care face posibile aceste manifestări?
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.Mi pregunta fue, ¿acaso es solo la creencia positiva de la mente lo que hace que ocurra?
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.Moje pytanie brzmiało, czy powoduje to tylko pozytywne nastawienie?
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.Η απορία μου ήταν, είναι μόνο η θετική πεποίθηση του μυαλού που το κάνει αυτό;
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.Моим вопрос было, разве только позитивное мышление позволяет этому случиться?
Benim sorum; bunu mümkün kılan şeyin yalnız zihnin pozitif inancı olup olmadığıydı.והשאלה שלי היתה, האם זו רק האמונה החיובית של המוח שגורמת לזה לקרות?
'Benim zihnim', ben değil."La mia mente",non è me.
'Benim zihnim', ben değil."Mein Verstand" - nicht ich.
'Benim zihnim', ben değil.'Mijn adem;, ben ik niet.
'Benim zihnim', ben değil.'Mi mente', no yo.
'Benim zihnim', ben değil."Minun mieleni", en minä.
'Benim zihnim', ben değil.Mon mental, pas moi !
'Benim zihnim', ben değil.'Respiratia mea', nu eu.
'Benim zihnim', ben değil."Мой ум", не я.
'Benim zihnim', ben değil."Моят ум" - не съм аз.
Beş dakika sonra, uzak bir spekülasyon içine yolculuk sırasında zihnini vardı5 분 후에, 그 동안 자신의 마음의 원격 투기로 여행을했다
Beş dakika sonra, uzak bir spekülasyon içine yolculuk sırasında zihnini vardıDespués de cinco minutos, durante el cual su mente había viajado en una especulación a distancia de
Beş dakika sonra, uzak bir spekülasyon içine yolculuk sırasında zihnini vardıبعد خمس دقائق ، وخلالها كان عقله سافر الى تكهنات النائية
Beş dakika sonra, uzak bir spekülasyon içine yolculuk sırasında zihnini vardı社会的将来の条件、とは、時間ディメンション、博士を介して最後に自分自身を失った
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok.할머니의 뇌나 정신에는 아무 이상 없습니다.
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok."Não há nada de errado com o seu cérebro.
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok.Pani mózg i umysł są w porządku.
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok.ויש לך סינדרום צ'רלס בונה.
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok.فلا يوجد ما هو خطأ بدماغك او بعقلك
Beyninizle ilgili herhangi bir sorun yok. Zihninizle ilgili bir sorun yok.シャルルボネ症候群ですよ"
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.C'est de ça que l'esprit inconscient a faim.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Das ist es, wonach sich das Unterbewusstsein sehnt.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Dat is waar het onbewuste brein naar verlangt.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.De asta e înfometată mintea inconştientă.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Đó là cái mà những tâm trí vô thức khao khát tới.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.É isso de que a mente inconsciente tem fome.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Eso es lo que ansía la mente inconsciente.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Ez az, amire a tudatalatti elme éhezik.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Itulah yang selalu dirindukan pikiran tak sadar.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.이것이 무의식적인 마음이 목말라 하는 것입니다.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Po tom touží nevědomá mysl.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Po tom túži podvedomie.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Questo è quello di cui ha fame la mente inconscia.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Tego właśnie pragnie podświadomy umysł.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Για τέτοια διψά το ασυνείδητο.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Саме цього прагне несвідомий розум.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Това е, за което жадува подсъзнанието.