Evliliğinde zihinsel özürlü kocasının şiddetine maruz kaldı.للشخص المصاب بإعاقة ذهنية الحق في الزواج.
Bunlar; zihin, nefes ve enerjidir.إذ ان الخط يرتبط بالتنفس والطاقة والهدوء.
Bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltır.التعب والإرهاق الجسدي والنفسي.
Kafka, insanların onu zihinsel ve fiziksel olarak itici bulacağından korkuyordu.Kafka temia que as pessoas achassem-no repulsivo física e mentalmente.
Nietzsche, 3 Ocak 1889'da zihinsel bir çöküş yaşadı.Em 3 de janeiro de 1889, Nietzsche sofreu um colapso mental.
Onun görüşüne göre, beden ve zihin bir arada ama birbirinden bağımsız şekilde var olmuşlardır.Como entidades independentes, a mente e o corpo podem, portanto, existirem uma sem o outro.
Zihin gücüne sahiptir.Tem poderes mentais.
İkinci Jhāna (Pīti, Sukha, Ekaggatā): Tüm zihinsel devinim tamamıyla sona erer.Segundo Jhana: Piti, Sukkha, Ekaggata Todos os processos mentais cessam.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!Satã representa todos os chamados pecados, desde que eles levem à gratificação física, mental ou emocional!
Zihinsel engelli çocuklar homojen bir grup değildir.O público infantil não é homogêneo.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.De acordo com o monismo, não há distinção entre mente e corpo.
Hayvanlarda zihin kuramı literatürde çok tartışılmakta olan bir konu.Animais cegos tem sido um tema poderoso na literatura.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.O Clonazepam pode causar dependência física e psíquica.
Zihinsel ve fiziksel olaylar tanrı tarafından mükemmel şekilde ayarlanmıştır.Suas funções físicas e mentais alcançaram a perfeição.
Kimi zaman, bazı hayvan türlerinin insanlar gibi zihinsel imgeleri deneyimleyebildikleri varsayılmıştır .Porém, pesquisas indicam que pelo menos alguns animais dispõem da capacidade de autoconsciência.
0-2 yaş döneminin sonuna doğru basit zihinsel etkinlikler göstermeye başlar.Depois de 2000, seu estado de saúde só servirá para aparições curtas.
Buddha'ya göre aslında "gerçek zihin" beyinde yahut vücudun içinde de oluşmaz.O real é tido como aquilo que existe fora da mente ou dentro dela também.
Guttenplan bir zihin haritası çıkarmıştır.Fa Hai concebeu um plano maligno.
Sıkıntı, korku, zihin bulanıklığı, ajitasyona sebep olur.Ou seja a paixão, o medo e a fúria nos fazem perder o discernimento.
Telepatik yetenek : insanların, zihinlerini okuyabilir ve istediği şeyleri telepatik olarak gösterebilir.Telepatia - Capacidade De Ler a Mente Dos Outros e Mentalmente Falar Com Eles.
Her birinin zihinlerinden geçenler ve dönüşümleri didik didik edilir.Em cada grupo, jogaram entre si em turno e returno.
Sınırsız Zihin, Arion Yayınevi, Çev.Editora Pensamento RICHET, Charles.
Çünkü zihindeki düşünceler bu haldeyken boşalmış ve dışarıdan kontrol edilebilir hale gelmiştir.Actualmente, e uma vez que está em mãos estatais, apenas pode ser visto a partir do exterior.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman vond de lijken, kreeg een zenuwinzinking en werd enige tijd opgenomen in een psychiatrische instelling.
Önemli fiziksel ve zihinsel sorunları vardı.Wel hadden zij een belangrijke spirituele en religieuze betekenis.
Sonra zihinsel durumu bozulur.Zijn mentale toestand wordt weer labiel.
Resimlerim belli bir resimsel amaca yönelik zihinsel bir olaydır.Mentale fenomenen zijn simpelweg acten met een bepaalde inhoud.
Bu nedenle zihinsel engellileri sınıflandırmaya gerek duyulmuştur.Er ontstond meer behoefte aan classificatie van geestesziekten.
Oysa ona göre zihinsellik, gözlemlenebilen davranışlarda ve etkinliklerde aranmalıdır.Dit wordt gedaan door (jonge) mensen die graag willen zien en gezien worden.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Descartes geeft hiermee aan dat geest en lichaam gescheiden zijn.
Bunun için de gerek zihinsel gerekse de bedensel yoğun bir eğitime girer.Dit alles door een juiste mentale instelling.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Tegenwoordig houdt men meer rekening met de emotionele ontwikkeling van het kind.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Ze hebben daardoor een grote invloed op de lichamelijke en de geestelijke gezondheid.
Bu enfeksiyona yakalanan çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gözlenebilir.Als een kind de ziekte doormaakt, zou dat goed zijn voor de lichamelijke en mentale ontwikkeling.
Ancak zihin gücünü burada da kullandı.Hij gebruikt zijn intelligentie in combinatie met zijn krachten.
Engelli sporları toplumun bedensel veya zihinsel engeli bulunan üyeleri tarafından yapılan sporlardır.De sport is toegankelijk voor sporters met een bepaalde lichamelijke handicap of zintuiglijke handicap.
Sıkı çalışmaları boyunca zihinsel hastalık belirtileri çıkmaya başladı.Po zakończeniu kariery zaczął wykazywać objawy choroby psychicznej.
Fiziksel döngü 23 gün, duygusal döngü 28 gün ve zihinsel döngü ise 33 gün uzunluğundadır.Według tej teorii, cykl sprawności fizycznej powinien trwać 23 dni, a cykl stanu emocjonalnego - 28 dni.
Zihin gücüne sahiptir.Ma zdolność kontroli umysłu.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Wywołuje to też silne uzależnienie psychiczne i fizyczne.
Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir.Możliwe jest zdefiniowanie życia pod względem świadomości.
Algı ise somut bir nesnenin zihindeki yansımasıdır.Źródłem przechowywanych w pamięci wyobrażeń są zmysły.
Çünkü zihin kafiyeli ifadeleri iyi çağırır.Człowiek intuicyjnie wyczuwa, co jest dobre.
Değerlendirme (evaluation) aşaması, bir çeşit zihinsel uyarlama çabasıdır.Zmysł wiary ma być kryterium oceny mentalności.
Kendisine göre toplumda zihinsel bir birlik vardır.Jednak jako istota rozumna wybiera życie w społeczności.
Washington Post onu "Batı dünyasının en etkileyici zihinlerinden biri" olarak adlandırmıştır.The Guardian nazwał go „tym, który najwierniej wyraża arabską opinię publiczną”.
İnsanları zihin okuyabildiğine inandırarak kandırır.Potrafią czytać w myślach.
İkinci kitabı da ‘İnsan ve Hayvan Zihinleri Üzerine Dersler’dir.Den andra boken, Koranen, uppenbarade han.
37 yaşında yıllardır süren zihin rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından intihar etti.Efter år av fattigdom och mental sjukdom begick han självmord vid en ålder av 37 år.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Detta sägs även medföra mycket stor fysisk njutning och mental stillhet.
Bu enfeksiyona yakalanan çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gözlenebilir.Då barn drabbas kan infektionen leda till nedsatt mental och fysisk utveckling.
İnsanları zihin okuyabildiğine inandırarak kandırır.Hjälpa dig att övertyga människor om ditt sätt att tänka.
Zihinle kişisel kimliği özdeşleştiren yaklaşımlar, psikolojik yaklaşımlar olarak da ele alınmıştır.Hot som riktas mot närstående är också psykisk misshandel.
"Benim için resim zihinsel bir olay".Scenen är en referens till En sensation.
Bu da daha önceki zihin teorisi ile ilişkilidir.Мабуть, це пов'язано з віруваннями первісної людини.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!Сатана уособлює всі так звані гріхи, оскільки вони ведуть до фізичного, розумового та емоційного задоволення!
Genellikle IQ seviyesi 70'in altında bulunan bir birey zihinsel engelli kabul edilmektedir.Значення IQ менше 70 часто кваліфікується як розумова відсталість.
İkinci kitabı da ‘İnsan ve Hayvan Zihinleri Üzerine Dersler’dir.Při tykání se velké písmeno u Du (Ty) a Dein (Tvůj) píše jen v osobních sděleních.
Ancak insan veya insanlar o noktayı zihinlerinde büyütmektedirler.Rozum a vůle tedy vedou člověka ke svobodnému aktu víry (přijetí víry).
“Bilgi gereksinimi insanın zihinsel gereksinimlerinden biridir.Myšlení je tedy esencí člověka.