İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Οι καυτερές πιπεριές μέσα τους ανατινάζονται στο στόμα και στο μυαλό.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.Острый перец "взрывается" как во рту, так и в сознании.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.הפלפל החריף בהם מתפוצץ בפה ובמוח.
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.الفلفل الحار داخلهم ينفجر في الفم والدماغ!
İçlerindeki kırmızı acı biber, ağızda ve zihinde patlar.隠喩は正確でもあります
İhtiyaç duymanın çekirdeği var ve bu türden bir zihinsel-projeksiyon uzun zamandır burada...A existat această sămânță a nevoii de celălalt și această proiecție, de foarte mult timp.
İhtiyaç duymanın çekirdeği var ve bu türden bir zihinsel-projeksiyon uzun zamandır burada... Dolayısıyla...Er is sprake geweest van dit zaad van behoefte en dat soort projectie er voor een lange tijd, zien u.
İhtiyaç duymanın çekirdeği var ve bu türden bir zihinsel-projeksiyon uzun zamandır burada... Dolayısıyla...Il y a eu cette graine de besoin, et cette sorte de projection là depuis longtemps.
İhtiyaç duymanın çekirdeği var ve bu türden bir zihinsel-projeksiyon uzun zamandır burada... Dolayısıyla...Υπήρχε αυτός ο σπόρος της ανάγκης και αυτού του είδους η προβολή εκεί για πολύ καιρό, βλέπεις.
İhtiyaç duymanın çekirdeği var ve bu türden bir zihinsel-projeksiyon uzun zamandır burada...Manche sagen, sogar während meherer Leben.
İkinci adımda gözlemlediğiniz zihin faaliyetleridir.Di tahap kedua, kau menyaksikan aktivitas mind (pikiran).
İkinci adımda gözlemlediğiniz zihin faaliyetleridir.En la segunda etapa eres testigo de las actividades de la mente.
İkinci adımda gözlemlediğiniz zihin faaliyetleridir.Nel secondo passo, stai osservando le attività della mente.
İkinci adımda gözlemlediğiniz zihin faaliyetleridir.בשלב השני, אתם עדים לפעילות של הנפש.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Das ist, wenn ein Experte der Gedankenkontrolle durch die Augen eines anderen sieht.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Kathryn: Nie. Dzięki zastępczemu wzrokowi ekspert kontroli umysłu może widzieć przez oczy kogoś innego.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Kathryn:
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.아니요.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.KT: Nem. A második látás az, ami által egy elme kontrol szakértő képes látni másvalaki szemével.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.La seconda vista si ha quando un esperto di controllo mentale riesce a vedere con gli occhi di qualcun altro.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.La seconde vue, c'est quand un expert du contrôle de la pensée peut voir à travers les yeux de quelqu'un.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.La segunda visión se da cuando un experto en control mental puede ver a través de los ojos de otra persona.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Met het tweede zicht kan een gedachtencontrole-expert door de ogen van een ander zien.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Tầm nhìn thứ hai là việc một chuyên gia điều khiển trí óc có thể nhìn bằng đôi mắt của một người khác.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Δεύτερη όραση είναι όταν ένας ειδικός στον έλεγχο σκέψης μπορεί να δει απ'τα μάτια κάποιου άλλου.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.КТ:
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.Това е все едно човек да може да чете, мисли и вижда през очите на друг.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.לא.
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.كاترين :كلا
İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir.マインドコントロールの専門家が
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Dan awalnya saya kaget waktu menemukan diri saya di dalam pikiran yang bisu.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.E in un primo momento ero sconvolta dal fatto di trovarmi all'interno di una mente silenziosa.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Elsőre sokkolt, hogy egy hangtalan elmében találtam magam.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Kiedy znalazłam się w niemym umyśle, pierwszą reakcją był szok.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.충격을 받았습니다. 하지만 즉시 저를 둘러싼
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Najpr som bola v šoku z pocitu celkom utlmenej mysle.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Og i starten var jeg chokeret over at befinde mig inde i et tavs sind.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Și în primă fază am fost șocată, găsindu-mă în interiorul unei minți tăcute.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Ticho uvnitř mé mysli mě nejprve vystrašilo.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Và thoạt tiên tôi bị sốc khi tìm chính mình bên trong một đầu óc im lặng.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Αρχικά σοκαρίστηκα που βρέθηκα μέσα σε ένα σιωπηλό μυαλό.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Отначало бях шокирана да се озова в един тих ум.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Сначала я была в шоке, безмолвие разума.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Спочатку я була шокована, опинившись у безмовному розумі.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.ובתחילה הייתי בהלם למצוא את עצמי
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.وفي البداية كنت مصدومة لأجد نفسي
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.ショックを受けていましたが それからすぐに
İngiliz-Müslüman zihinsel sağlık eylemcisi Hussain Manawer ticari bir uzay aracı ile seyahate hak kazandı.حسين مناور ناشط بريطاني مسلم في مجال الصحة العقلية فاز برحلة للفضاء على متن سفينة فضائية تجارية.
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Có phải cách nghĩ của con người đã thay đổi?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Czy zmienił się ludzki umysł?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Est-ce que l'esprit humain a changé?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?¿Ha cambiado la mente humana?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Har menneskepsyken ændret sig?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Hat der menschliche Verstand sich verändert?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Is de menselijke geest veranderd?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?인류의 사고방식이 바뀐 것일까요?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?L'umanità ha cambiato parere?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Megváltozott az emberi elme?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Oare mintea umană s-a schimbat?
İnsanın zihin yapısı mı değişti?Terá a mente humana mudado?