Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Nebo nerozuměli byli, co se stalo při chlebích; bylo zajisté srdce jejich zhrublo.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.perché non avevano capito il fatto dei pani, essendo il loro cuore indurito
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.pois não tinham compreendido o milagre dos pães, antes o seu coração estava endurecido.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.pues aún no habían comprendido lo de los panes; más bien, sus corazones estaban endurecidos
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Sillä he eivät olleet noista leivistäkään päässeet ymmärrykseen, vaan heidän sydämensä oli paatunut.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Thi de havde ikke fået Forstand af det, som var sket med Brødene; men deres Hjerte var forhærdet
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.ty de hade icke kommit till förstånd genom det som hade skett med bröden, utan deras hjärtan voro förstockade.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.vì chẳng hiểu phép lạ về mấy cái bánh , bởi lòng cứng_cỏi .
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.vì chẳng hiểu phép lạ về mấy cái bánh, bởi lòng cứng cỏi.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Διοτι δεν ενοησαν εκ των αρτων, επειδη η καρδια αυτων ητο πεπωρωμενη.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Защото не бяха се вразумили от чудото с хлябовете, но сърцето им беше закоравяло.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.ибо не вразумились чудом над хлебами, потому что сердце их было окаменено.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.Не зрозуміли бо про хлїби: було бо серце їх засліплене.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.כי לא השכילו בדבר ככרות הלחם מפני טמטום לבבם׃
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.لانهم لم يفهموا بالارغفة اذ كانت قلوبهم غليظة.
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.這 是 因 為 他 們 不 明 白 那 分 餅 的 事 、 心 裡 還 是 愚 頑
Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.這是 因為 他 們 不明白 那 分餅 的 事 、 心裡還 是 愚頑
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Azokról a férfiakról beszélek, akiknek fiatal az elméjük.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Dĩ nhiên tôi đang nói đến đàn ông với tinh thần trẻ trung.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Estou a falar de homens com mentes jovens, claro.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Estoy hablando de hombres con mentes jóvenes, por supuesto.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Ich meine natürlich Männer mit jungem Geist.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Ik heb het natuurlijk over mannen met een jonge geest.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Jag pratar om männen med unga sinnen, såklart.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Jeg taler naturligvis om unge mænd.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Je parle d'hommes jeunes d'esprit évidemment.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.당연히 젊은 남성들을 이야기하는 것입니다.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Mám na mysli muže s mladou myslí, samozřejmě.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Mówię tutaj oczywiście o mężczyznach z młodymi umysłami.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Sto parlando di uomini con una mente giovane, naturalmente.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Teraz hovorím o mužoch s mladou mysľou, samozrejme.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Vorbesc evident despre barbati tineri, evident.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Μιλάω για άνδρες με φρέσκα μυαλά φυσικά.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Звичайно, я маю на увазі чоловіків з молодим розумом.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.Я, конечно, имею в виду молодых мужчин.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.אני מדברת כמובן על גברים שמוחם צעיר.
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.وأنا هنا أتحدث عن الرجال ذوي الأذهان الشابة
Elbette bahsettiğim erkekler taze zihinlere sahip olanlar.老年男は望みがないので 絶息するのを待つしかありません
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Đương nhiên rồi. Giờ mình làm việc với tâm trí vững vàng lắm, rồi Ha Ni sẽ đến với mình thôi.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.- E' chiaro. Visto che sto lavorando costantemente ora, Ha Ni verrà da me.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.- Esti zgomotos. Esti intr-o buna dispozitie Bong Joon Gu. Bineinteles
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Na klar. Da ich jetzt arbeite, wird Ha Ni zu mir kommen.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Natuurlijk. Sinds ik nu hier aan het werken ben met een stabiele geest Ha Ni zal naar mij komen.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.-Nucisz sobie. Musisz być w dobrym humorze Bong Joon Gu. -Oczywiście.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Så klart. I och med jag jobbar med ett bättre sinne nu, så kommer Ha Ni till mig.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Tentu saja. Semenjak aku bekerja dengan pikiran yang stabil saat ini, Ha Ni akan datang padaku.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.- Tu fredonnes. Tu dois être de bonne humeur Bong Joon Gu. Bien sûr.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.Φυσικά. Μιας και δουλεύω με ισσοροπημένο μυαλό αυτή τη στιγμή, η Χα Νι θα έρθει σε μένα.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.- Какой ты грубый. Ты должен быть в лучшем настроении Бон Чжун Гу. - Конечно.
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.בטח בגלל שאני עובד בראש רגוע, חא ני תבוא עליי בסופו של דבר
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek....بالطبع بما أني أعمل بعقلية مستقرة الآن, ها إن ستأتي لي
Elbette çünkü şimdi kararlı bir zihinle çalışıyorum.Ha Ni bana gelicek.俺も もう安定した気持ちで働けるから 鼻歌がでるんだ ペク・スンジョとの決闘に 俺が勝ったに違いない
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.Anche loro hanno pensato a questa evenienza.
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.제가 정보 당국을 위해 많은 활동을 해온 이후, 그들 또한 그 점을 곰곰이 생각하고 있습니다.
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.Omdat ik veel werk voor de inlichtingendiensten heb gedaan, hebben zij er daar ook over nagedacht.
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.עבדתי הרבה עבור קהילת המודיעין, וגם הם שקלו את הנושא.
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.حيث أنني قد عملت كثير من العمل لمجتمع الإستخبارات , هم أيضا فكروا جيداً في ذلك .
Entelijensiyayla birçok işler yapmamdan ötürü, bunu da zihinlerinde tartmışlardır.その質問がよく話題に挙がりました このような視点を提供することが
Ey zihin!Ó, elme!
Ey zihin!Oh, esprit !