Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir. Bu sadece bir lüks değildir.Tiež treba povedať, že tréning mysle má zmysel.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir. Bu sadece bir lüks değildir.Главная мысль в том, что обучение разума достойно нашего внимания.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir. Bu sadece bir lüks değildir.זה יותר על-מנת לומר שיש חשיבות לאימון הראש. שהוא לא רק מותרות.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir. Bu sadece bir lüks değildir.إنه شيئاً للقول أن تدريب العقل مهم . إنها ليست مجرد رفاهية .
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir. Bu sadece bir lüks değildir.精神のビタミン栄養剤でもありません
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.C'est juste pour dire que l'entrainement de l'esprit compte.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Chodzi o dowiedzenie, że trening umysłu ma znaczenie.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Det handlar mer om att visa på att träning av medvetandet betyder något.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.E' importante dire che si può allenare la mente.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Es geht eher darum, zu sagen, dass mentales Training wichtig ist.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Het gaat erom duidelijk te maken je je geest kunt trainen.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Important este că antrenamentul minții contează.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Inkább arról van szó, hogy az elmetréning számít.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Mà điều quan trọng hơn là sự rèn luyện tâm thức.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Pretende-se apenas dizer que o treino da mente é importante.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Tapi lebih untuk mengatakan bahwa latihan pikiran itu penting.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Αλλά πιο πολύ να πούμε ότι η εκπαίδευση του μυαλού μετράει.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Мета, здебільшого, сказати, що тренування розуму має значення.
Daha çok, zihin eğitiminin önemli olduğunu söylemektir.Целта е да кажем, че тренирането на съзнанието има значение.
Daha güçlü değiller mi? Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Není to mysl, která interpretuje vnější podmínky jako štěstí nebo utrpení?
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Bien, les dije antes en el experimento de reflexión, supón que eres un homínido que camina por África.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Daarstraks in ons gedachtenexperimentje was je een hominide, lopend over de vlaktes van Afrika.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Jeg sagde i vores lille tankeeksperiment, at man er en hominide der går på sletterne i Afrika.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Kerroin pikku ajatuskokeessamme, että olet Afrikan tasangoilla vaelteleva hominidi.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Mai devreme spuneam în experimentul nostru mental că sunteți un Hominid care umblă prin șesurile Africii.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Nå jag sade tidigare i vårt lilla tanke experiment, du är en hominid som går på Afrikas slätter.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Na začátku jsem v našem malém pokusu řekl, že jste hominid procházející se po pláních Afriky.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Powracając do naszego małego eksperymentu myślowego, w którym jesteś hominidem chodzącym po równinach Afryki.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Predtým v našom malom myšlienkovom experimente som povedal, že ste hominid kráčajúci po planinách Afriky.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Visszatérve a gondolatkísérletünkhöz, amelyben Ön egy emberszabású, aki az afrikai síkságon sétál.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim, Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Сега да се върнем към нашия малък мисловен експеримент, в който вие сте хоминид, разхождащ се из Африка.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,Ich erwähnte in unserem kleinen Gedankenexperiment vorhin,
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,제가 아까 생각 실험에서 말했듯이,
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,Теперь вернемся к нашему маленькому мысленному эксперименту.
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,עכשיו בניסוי המחשבתי מקודם אמרתי
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,والان كنت قد قلت سابقا في تجربتنا الصغيرة للتفكير
Daha önce başladğımız ufak zihin egzersizine dönelim,自分がアフリカの平原の原人と思って下さい
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Incapables de communiquer avec les autres, ils sont prisonniers de leur propre esprit.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Incapaces de comunicarse con los demás, están atrapados en sus propias mentes.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Incapaci di comunicare con gli altri, sono prigionieri delle loro menti.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Incapazes de comunicar com os outros, ficam presos nos seus próprios pensamentos.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Không thể giao tiếp với mọi người, họ bị mắc kẹt với những suy nghĩ rối mớ bòng bong của chính mình
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Nie mogąc komunikować się z innymi, są uwięzieni we własnych głowach
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Raymond gyerekként lett siket miután maláriás lett
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Unfähig sich mit anderen zu kommunizieren sind sie gefangen in ihren eigenen Gedanken.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Неспособни да общуват с останалите, те са заключени в собствените си съзнания.
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.Неспособные общаться с другими, они заперты в ловушке собственного сознания
Diğerleri ile iletişimden aciz, kendi zihinlerinde hapsolmuşlar.غير قادرين على التواصل مع الآخرين، إنهم عالقين داخل عقولهم.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Je dis, non, le mental est là malgré tout, vous comprenez.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Nem...az elme még ebben is ott van, érted? Csak legyél a semmi.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Ti dico, no, la mente e' addirittura li', vedi.
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Yo digo, no, la mente está allí, incluso eso, ¿ves?
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.Я говорю, что и здесь ум, понимаешь?
Diyorum ki, hayır, zihin yine işin içinde.אני אומר 'לא', המיינד נמצא אפילו בזה, את מבינה?
Dur bakayım, nerede oldu? Öyle geliyor, ben bu çerçevede yaklaşık zihin, dünyanın bu açıyla yatıyordu.어디 보자, 어디 였죠? 내 생각엔 밝기 나는이 프레임에 약했습니다
Dur bakayım, nerede oldu? Öyle geliyor, ben bu çerçevede yaklaşık zihin, dünyanın bu açıyla yatıyordu.Όπου ήταν εγώ; Μου φαίνεται Ήμουν σχεδόν σε αυτό το πλαίσιο νου? τον κόσμο γεννούν περίπου σε αυτή τη γωνία.
Dur bakayım, nerede oldu? Öyle geliyor, ben bu çerçevede yaklaşık zihin, dünyanın bu açıyla yatıyordu.תן לי לראות, איפה הייתי? חושבני הייתי כמעט בתוך מסגרת זו של
Dur bakayım, nerede oldu? Öyle geliyor, ben bu çerçevede yaklaşık zihin, dünyanın bu açıyla yatıyordu.دعني أرى ، حيث كنت؟ بدا لي وكنت تقريبا في هذا الإطار
Dur bakayım, nerede oldu? Öyle geliyor, ben bu çerçevede yaklaşık zihin, dünyanın bu açıyla yatıyordu.心、世界はこの角度で約置く。私は、天または-釣りに行こうか?
Durdurak bilmeyen bir zihinle karşılaşabilirsiniz -- sürekli.Anda mungkin akan menemukan pikiran yang benar-benar melelahkan dan -- terus-menerus.