Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.אני יודע שדברים מדהימים קורים במוח של האנשים האלה אבל לי אין גישה לזה
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.أعلم ان هناك أشياء لا تصدق تحدث في داخل عقول هؤلاء الناس ولكني لا أستطيع الوصول إليها
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.それを見ることはできません だからこう考えました
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -E di solito lo si puo' fare semplicemente guardando; lo fai a mente.
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -Och det kan man vanligtvis göra genom att titta på den och räkna i huvuvdet.
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -Og du kan som regel gøre det bare ved inspektion; gør det i dit hoved.
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -Y puedes hacer esto generalmente por inspección; hazlo en tu cabeza.
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -Zazwyczaj można to sprawdzić po prostu patrząc na równanie i licząc w głowie.
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -واحياناً يمكنك القيام بذلك عن طريق الفحص ان تقوم بذلك ذهنياً
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -あなたの頭の中にしないでください。 しかしそう代数であなたを見たいかどうか可能性があります。
Bu işlemi zihinden kolayca yapabiliriz. -这只用观察法就能得出
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.Idézem: "Természetesen nem bukhatunk bele, legalábbis fejben nem.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.Ik citeer: "Natuurlijk kunnen we hierin niet falen, in ieder geval niet in onze eigen geest.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.저는 대답했습니다. "최소한 내 생각에는, 우리가 이 일을 실패할 것 같지 않아.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Mit Sicherheit werden wir damit nicht fehlschlagen, zumindest in unseren Gedanken.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Non possiamo fallire, almeno nelle nostre menti.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Oczywiście, że nie możemy zawieść, przynajmniej tak sądzimy.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Por supuesto, no podemos fallar en ésta, al menos en nuestro fuero íntimo.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Sigur nu putem eșua cu asta, cel putin nu in mintile noastre.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.Tôi xin trích dẫn, "Tất nhiên, chúng ta không thể thất bại, ít nhất là trong thâm tâm.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.Κι εγώ του απάντησα: "Φυσικά και δεν υπάρχει περίπτωση να αποτύχουμε, τουλάχιστον στο φαντασιακό μας.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde."Разбира се, не можем да се провалим в това, поне в собствените си умове.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.אני מצטט, "ברור שאיננו יכולים להיכשל בכך לפחות בתודעתנו.
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.وأقتبس هنا عنه "بالطبع لا نستطيع الفشل في ذلك على الأقل في عقلنا
"Bu işte başarısız olamayız, en azından zihinlerimizde.少なくとも自分達の考えでは。 自分達は非常識だから
Bu mektubu yazan kimdi, onu bile keşfedeceksin, bu mektubu yazan zihin hali, bile algılanabilen bir şey.Az Illúzió Klubnak mindenki a tagja.
Bu merkez yıllardır binlerce zihinsel engelli çocuğa eğitim verip şu an Cooke Center'a dönüşmüş.교실 두개에서 다른 몇몇 부모들과 함께 다운증후군 아이들을 교육하기 시작한 겁니다. 그리고 수년이 흘러, 그곳은 쿡 센터로 명명되었고
Bu merkez yıllardır binlerce zihinsel engelli çocuğa eğitim verip şu an Cooke Center'a dönüşmüş.За годы существования центр вырос и получил название "Кук Центр".
Bu merkez yıllardır binlerce zihinsel engelli çocuğa eğitim verip şu an Cooke Center'a dönüşmüş.ダウン症の子の教育を始めました やがて拡大し「クック・センター」と 呼ばれるまでになり 今や何千もの知的障害を持つ子たちが
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Aby tedy mysl měla vědomí, musí zahrnovat nějaké "já".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Alors pour avoir un esprit conscient, on a un soi à l'intérieur de l'esprit conscient.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Así que para tener una mente consciente, tendrán un sí mismo dentro de la mente consciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Deci pentru a avea o minte conştientă, avem un sine in interiorul minţii conştiente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.우리 의식 안에 자아가 있어야만 의식도 가질 수 있습니다.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Maka, untuk dapat memiliki sebuah pikiran sadar, Anda memiliki sebuah diri dalam pikiran sadar Anda.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Om een bewuste geest te hebben, heb je een zelf in de bewuste geest.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Por isso, para termos uma mente consciente, temos um eu dentro da mente consciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Quindi, per avere una mente cosciente, dobbiamo avere un sé dentro la mente cosciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Takže, aby sme mali vedomú myseľ, musíme mať seba vo vedomej mysli.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Tehát ahhoz, hogy legyen egy tudatos elménk, van egy énünk is a tudatos elmében.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Um also ein Bewusstsein zu haben, haben Sie ein Selbst im Bewusstsein.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Vậy để hiểu được trạng thái ý thức của tinh thần, bạn có một bản ngã bên trong ý thức đó.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.WIęc by mieć świadomy umysł, musi w nim być Ja.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Προκειμένου λοιπόν να υπάρξει συνειδητός νους, έχετε έναν εαυτό μέσα στο συνειδητό νου.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Значи, за да имаме будно съзнание, трябва да имаме Аз в това будно съзнание.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Итак, мы обладаем сознательным разумом, и в этом разуме заключено наше "Я".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Якщо розум свідомий, він містить наше власне "я".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.וכדי שתתקיים מודעות, יש לכם עצמי ששוכן במוח המודע
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.لذلك ليكون لديك عقل واعي, لديك نفس داخل العقل الواعي
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.その中に自己が存在しなければなりません 意識ある心とは自己を内在した心といえます
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Akkor megnyilatkoztatá az õ elméjöket, hogy értsék az írásokat.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Allora aprì loro la mente all'intelligenza delle Scritture e disse
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Alors il leur ouvrit l`esprit, afin qu`ils comprissent les Écritures.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Atunci le -a deschis mintea, ca să înţeleagă Scripturile.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Bấy giờ Ngài mở trí cho môn đồ được hiểu Kinh Thánh.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Bấy_giờ Ngài mở trí cho môn_đồ được hiểu Kinh_Thánh .
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Da öffnete er ihnen das Verständnis, daß sie die Schrift verstanden,
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Da oplod han deres Forstand til at forstå Skrifterne.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Da oplot han deres forstand, så de kunde forstå skriftene.
Bundan sonra Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı.Därefter öppnade han deras sinnen, så att de förstodo skrifterna.