Ana içeriğe geç
Sözlük

zihin ile cümle

zihin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bizim zihin potansiyelini Ben hiç anlayamadım.Я никогда не понимал возможности нашего разума.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.우리는 다른 사람들과 독립적으로 세상을 살아가는 고독한 존재가 아닙니다. 사실, 우리의 정신은
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Nie sme samotári, ktorí majú schopnosti na prežitie vo svete nezávislom od iných ľudí.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Nu suntem minți solitare, cu proprietăţi care ne menţin în viaţă pe lume, independent de alte persoane.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.We zijn geen eenzame geest gebaseerd op eigenschappen die hem in leven hielden, onafhankelijk van anderen.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Кожен із нас - не окремий мозок зі своїми властивостями, що дає нам можливість вижити у світі наодинці.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.בנויים ממאפיינים ששמרו עליו חי בעולם עצמאי מאנשים אחרים. למעשה המוחות שלנו
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.بني من الخصائص التي أبقت على قيد الحياة في العالم مستقلة من أشخاص آخرين. في الواقع، لدينا عقول
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.ありません 実際 私たちの脳は- 他人に依存します 脳は他人に依存し-
"Bodyguard", yani "koruma", zihinsel bir halin fiziksel bir ifadesidir.Bodyguard je fyzický výraz mentálního stavu. A ten mentální stav je:
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Dadurch erfahren wir einige erschreckende Dinge über psychische Erkrankungen aus globaler Sicht.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Dat staat voor een Disability-Adjusted Life Year of 'levensjaar aangepast aan de ziekte'.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Dengan ukuran itu, kami menemukan beberapa hal mengejutkan tentang gangguan mental dari sudut pandang global.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Facem, astfel, descoperiri alarmante despre bolile mintale dintr-o perspectivă globală.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.이 기준을 적용해 보면, 전세계적으로 정신병에 대해서 놀라운 사실을 발견하게 됩니다.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Quando lo usiamo, scopriamo alcune cose sorprendenti, sotto diversi aspetti, riguardo al disagio mentale.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Όταν το κάνουμε αυτό, ανακαλύπτουμε ανησυχητικά στοιχεία για τις ψυχικές παθήσεις, που ισχύουν παγκοσμίως.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Таким чином, відкривається глобальне бачення приголомшливих фактів, по'язаних із психічними розладами.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.Этот показатель выявляет поразительную глобальную картину психических расстройств.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.וכשאנו עושים זאת, אנו מגלים כמה דברים מבהילים לגבי מחלות נפש בהיבט הגלובלי.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.الآن عندما نقوم بذلك، يمكننا اكتشاف بعض الأشياء المذهلة حول المرض النفسي من منظور عالمي.
Böylece evrensel bir bakış açısıyla, zihinsel hastalık hakkında bazı şaşırtıcı şeyler keşfedebiliyoruz.驚くべきことを発見することができます 例えば 様々な精神疾患は世界中で
Böylece, zihin de bu ay'a benziyor; ve zihnin ışığı da bu ay'ın ışığı gibi.Also, der Geist ist wie dieser Mond und das Licht des Geistes ist wie das Mondlicht.
Böylece, zihin de bu ay'a benziyor; ve zihnin ışığı da bu ay'ın ışığı gibi.Así, la mente es como esta luna. Y la luz de la mente es como la luz de la luna, sólo puede reflejar también
Böylece, zihin de bu ay'a benziyor; ve zihnin ışığı da bu ay'ın ışığı gibi.Donc, le mental est comme cette lune et la lumière du mental est comme ce clair de lune.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Așadar ne completăm hărțile cognitive cu indicatoare de înțelesuri.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Así que completamos los mapas cognitivos con esos marcadores semánticos.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.우리는 의미를 부여한 표식들로 인지 지도를 채우죠.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Nous remplissons notre carte cognitive avec ces marqueurs de signification.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Quindi noi riempiamo le nostre mappe cognitive con questi indicatori di significato.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Swoje mapy wypełniamy takimi znaczeniami.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Szóval, ilyen tájékozódási pontokkal töltjük fel kognitív térképünket.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Takže si plníme svoju kognitívnu mapu významovými značkami.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Vì vậy, chúng ta điền vào bản đồ nhận thức của mình những dấu hiệu có ý nghĩa.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Wir fügen also unseren geistigen Karten Bedeutungs-Wegweiser zu.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Zo vullen we onze cognitieve kaarten aan met betekenisvolle merkpunten.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Κι έτσι γεμίζουμε τους νοερούς μας χάρτες με σημάδια γεμάτα σημασία.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Ми заповнюємо свої когнітивні карти цими "значущими" прапорцями.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Мы заполняем когнитивные карты такими вот смысловыми маркерами.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.Така запълваме когнитивните си карти с ново значение.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.אז אנו ממלאים את המפות החוויתיות שלנו בסמני משמעות אלה.
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.إذاً سنملأ خريطتنا التعريفية بمعاني هذه العلامات
Böylece zihinsel haritamızı bu anlam işaretleriyle doldururuz.人はこれを抽象化して
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Ei nu pricep şi nu înţeleg, căci li s'au lipit ochii, ca să nu vadă, şi inima, ca să nu înţeleagă.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.그들이 알지도 못하고 깨닫지도 못함은 그 눈이 가리워져서 보지못하며 그 마음이 어두워져서 깨닫지 못함이라
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nem tudnak és nem értenek, mert bekenvék szemeik és nem látnak, és szívök nem eszmél.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Ne spoznajo in ne razvidijo; zakaj zalepil jim je oči, da ne vidijo, in srca, da ne umejo.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nevedia ani nechápu, lebo zaslepil ich oči, aby nevideli, ich srdcia, aby nerozumeli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Neznají ani soudí, proto že zaslepil oči jejich, aby neviděli, a srdce jejich, aby nerozuměli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Những người ấy không biết và không suy xét; vì mắt họ nhắm lại để đừng thấy, lòng họ lấp đi để đừng hiểu.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Những người ấy không biết và không suy_xét ; vì mắt họ nhắm lại để đừng thấy , lòng họ lấp đi để đừng hiểu .
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nie wiedzą, ani rozumieją, przeto, że Bóg zaślepił oczy ich, aby nie widzieli, i serca ich, aby nie rozumieli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.No conocen ni entienden; porque sus ojos están tapados para no ver; también su corazón, para no comprender
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Non sanno né comprendono; una patina impedisce agli occhi loro di vedere e al loro cuore di capire
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Sungguh bodohlah orang-orang seperti itu! Mereka menutup mata dan hati mereka sehingga tidak mengerti apa-apa
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Не знают и не разумеют они: Он закрыл глаза их, чтобы не видели, и сердца их, чтобы не разумели.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Те не знаят нито разсъждават; Защото са замазани очите им, за да не гледат, И сърцата им-за да не разбират:
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.לא ידעו ולא יבינו כי טח מראות עיניהם מהשכיל לבתם׃
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.لا يعرفون ولا يفهمون لانه قد طمست عيونهم عن الابصار وقلوبهم عن التعقل.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.他 們 不 知 道 、 也 不 思 想 、 因 為 耶 和 華 閉 住 他 們 的 眼 不 能 看 見 、 塞 住 他 們 的 心 不 能 明 白
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod