Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Je hebt een mentaal model.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.자, 봅시다. 여러분은 멘탈 모델을 갖고 있습니다.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Látják, van egy elméleti modelljük.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Se där, du har en mental modell.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Sehen Sie? Sie haben ein mentales Modell.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Tutaj macie model umysłowy.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vedete, avete un modello mentale.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vedeţi, aveţi un model mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Veis, tenéis un modelo mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vous voyez, vous avez un modèle mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Разбирате ли, имате ментален модел.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Смотрите, у вас есть ментальная модель.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.אתם מבינים, יש לכם מודל מחשבתי.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.انظر ، لديك نموذج عقلي.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Elle ne regarde pas exactement loin de vous, mais vous devez imaginer mentalement son monde.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.그녀가 여러분으로부터 눈길을 돌리고 있는 것은 아닙니다. 하지만 여러분은 정신적으로 그녀의 세계를 상상해야 합니다.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.No esquivan la mirada exactamente, sino que hay que imaginarse su mundo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Non sta esattamente guardano da un'altra parte, ma dovete immaginare mentalmente il suo mondo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Nu se uită neapărat în altă parte decât la voi, dar vă obligă să vă imaginați mental lumea ei.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Sie blickt nicht etwa von einem weg, aber man muss sich ihre Welt mental vorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Spogląda odwrócona w nieco innym kierunku i zmusza nas, abyśmy wyobrazili sobie jej świat.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Ze kijkt niet echt van je weg, maar je moet je haar wereld in de geest voorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Она не отводит глаз полностью, мысленно вы наверняка представляете её мир.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Тя не е отвърнала поглед от вас, но трябва да си представите нейния свет.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.היא לא לגמרי מסתכלת הרחק מכם, אבל אתם צריכים לדמיין את העולם שלה.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.إنها لا تنظر بعيداً عنكم فعلياً لكن يتوجب عليكم تخيل عالمها ذهنياً
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.彼女の世界を 想像させるためです 彼女がいる より高次の 平穏な世界について
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Ảo thuật trí tuệ đối với tôi là mảng ảo thuật liên quan đến các tác dụng của việc đọc suy nghĩ và tâm lý.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Gehirnmagie bedeutet für mich, dass Magie mit psychologischen und Gedankenlese-Effekten zu tun hat.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Hersenmagie is voor mij het gebied van magie waar psychologie en gedachtenlezen bij komen kijken.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.저에게 있어서 이 브레인 매직이란 인간의 심리나 독심술을 주로 다루는 마술의 분야입니다.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Magia mózgu to dla mnie ten obszar magii zajmujący się oddziaływaniem psychologicznym i czytaniem umysłu.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Для меня магия мысли — это вид магии, основанный на психологических приёмах и чтении мыслей.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.За мен това е вид магия, свързана с психология и четене на мисли.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.קסמי מוח עוסקים בקריאת מחשבות ובאפקטים פסיכולוגיים.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.بالنسبة لي، يشير الخداع الذهني إلى ذلك النطاق من السحر الذي يتعامل مع التأثيرات النفسية وقراءة الأفكار.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.読心術効果を扱うマジックです 従来のマジックとは違って 第六感の錯覚を作りだすために
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Alte dăţi însă vorbim într-un mod ce evocă mici scene.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Altre volte invece, parliamo in un modo che crea una breve scena.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Có khi chúng ta lại nói theo cách đầy hình ảnh.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Ein anderes Mal sagen wir etwas, das ein kleines Bild herbeizaubert.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.En otras ocasiones, hablamos de una forma que evoca una pequeña escena.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz." J'attendais la prochaine tuile."
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.하지만 어떤 경우에는, 작은 상황을 마법처럼 만들어 내 이야기를 합니다.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Máskor azonban egy egész jelenetet varázsolunk a mondandónk köré.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Op andere momenten praten we door er een tafereeltje van te maken.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Άλλοτε όμως, μιλούμε με τρόπο που παραπέμπει σε μια αναπαράσταση.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Однако иногда в речи мы будто изображаем небольшую картину.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.בפעמים אחרות לעומת זאת, אנחנו מדברים בדרך שמעוררת סצנה קטנה.
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.وقد نتحدث في مناسباتٍ أخرى بأسلوبٍ يستحضر مشهداً مصوراً صغيراً
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.魔法のようにその場に呼び出すこともあります 「外は 猫や犬が降っている(土砂降りだ)」とか
Bazıları - en önemliler - zihinsel.A jeszcze inne, najważniejsze, umysłowe.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Algunas de ellas, las más importantes, son mentales.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Altre ancora -- le più importanti -- sono mentali.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Einige - die wichtigsten - sind psychisch.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Jotkin niistä-- tärkeimmät-- ovat henkisiä.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.몇몇은 -가장 중요한- 정신적으로 강한 성향을 가지고 있습니다
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Nogle af dem -- de vigtigste -- er mentale.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Quelques-unes -- les plus importantes -- sont psychologiques.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Sommige - de belangrijkste - zijn mentaal.