Gözlerimiz kapalı 5 farklı zeytinyağını test ettik. 20 kadar kişi ile birlikte.وقد قمت باختبار تذوق مع مجموعة من عشرين شخص لتقييم الزيت مع خمسة أنواع أخرى بطريقة التعمية
Gözlerimiz kapalı 5 farklı zeytinyağını test ettik. 20 kadar kişi ile birlikte.おいしかったし 面白い味でした
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Ariile se vor umplea de grîu, vor geme tocitoarele şi teascurile de must şi de untdelemn,
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.daß die Tenne voll Korn werden und die Keltern Überfluß von Most und Öl haben sollen.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.E as eiras se encherão de trigo, e os lagares trasbordarão de mosto e de azeite.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.És megtelnek a csûrök gabonával, és bõven öntik a sajtók a mustot és az olajat.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Humná sa naplnia obilím a preše budú oplývať vínnou šťavou a olejom.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.I będą gumna zbożem napełnione, a prasy opływać będą moszczem i oliwą.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.I budou naplněny stodoly obilím, a oplývati budou presové mstem a olejem.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.In gumna bodo polna žita in v kadeh bo preobilo vina in olja.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Ja puimatantereet tulevat jyviä täyteen, ja kuurna-altaat pursuvat viiniä ja öljyä.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.마당에는 밀이 가득하고 독에는 새 포도주와 기름이 넘치리로다
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Las eras se llenarán de trigo, y los lagares rebosarán de vino nuevo y de aceite
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Le aie si riempiranno di grano e i tini traboccheranno di mosto e d'olio
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Les aires se rempliront de blé, Et les cuves regorgeront de moût et d`huile.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Maka gandum akan mengisi lagi tempat pengirikan; anggur dan minyak zaitun akan meluap dari tempat pemerasan
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Những sân sẽ đầy lúa mì, những thùng tràn rượu mới và dầu.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Những sân sẽ đầy lúa_mì , những thùng tràn rượu mới và dầu .
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Så skola logarna fyllas mod säd och pressarna flöda över av vin och olja.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Tærskepladserne skal fyldes med Korn, Persekummerne løbe over med Most og Olie.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Treskeplassene blir fulle av korn, og persekarene flyter over av most og olje.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Και τα αλωνια θελουσι γεμισθη απο σιτου και οι ληνοι θελουσιν υπερεκχειλισει απο οινου και ελαιου.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.Гумната ще се напълнят с жито, И линовете ще се преливат с вино и масло.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.И наполнятся гумна хлебом, и переполнятся подточилия виноградным соком и елеем.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.ומלאו הגרנות בר והשיקו היקבים תירוש ויצהר׃
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.فتملأ البيادر حنطة وتفيض حياض المعاصر خمرا وزيتا.
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.禾 場 必 滿 了 麥 子 . 酒 醡 與 油 醡 必 有 新 酒 和 油 盈 溢
Harman yeri tahılla dolacak. Şarap ve zeytinyağı tekneleri taşacak.禾場必滿 了 麥子 . 酒醡與 油 醡必 有 新酒 和 油 盈溢
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.1등을 차지한 올리브유는 6개월 동안 제 난로 옆에서 산화되고 있었던 Whole Foods 365(브랜드 이름) 올리브유였습니다.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.Olej, který vyhrál, byla lahev "Whole Foods 365", která oxidovala vedle mé trouby celých šest měsíců.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.שמן הזית שהגיע למקום הראשון היה בקבוק שמן זית של הול פודס 365 שהתחמצן ליד הכיריים שלי במשך שישה חודשים.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.我が家のストーブ横で6ヶ月酸化しつつあったWhole Foodsの オリーブオイルでした (笑)
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.A vzala si aj svoje vyšívané rúcha a pokryla si ich, i môj olej i moje kadivo si dala pred ne.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tog dine broget vævede Klæder og hyllede dem deri, og min Olie og Røgelse satte du for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tok dine utsydde klær og dekket dem med, og min olje og min røkelse satte du frem for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.És vevéd hímes ruháidat és befedezéd azokat, és olajomat és füstölõszeremet vetéd eléjök.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.e tomaste os teus vestidos bordados, e as cobriste; e puseste diante delas o meu azeite e o meu incenso.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.in s pisanimi oblačili svojimi si jih pregrinjala in moje olje in kadilo si prednje polagala.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.또 네 수 놓은 옷으로 그 우상에게 입히고 나의 기름과 향으로 그 앞에 베풀며
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Mầy lấy áo xống thêu của minh mà đắp cho chúng nó, lấy dầu và hương của ta bày ra trước mặt chúng nó.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Mầy lấy áo_xống thêu của minh mà đắp cho chúng_nó , lấy dầu và hương của ta bày ra trước mặt chúng_nó .
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Tomaste tus vestidos bordados para cubrirlos, y pusiste ante ellos mi aceite y mi incienso
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Und nahmst deine bestickten Kleider und bedecktest sie damit und mein Öl und Räuchwerk legtest du ihnen vor.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Vzalas také roucha svá krumpovaná, a přiodílas je, olej můj i kadidlo mé kladlas před nimi.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Wzięłaś też szaty swe haftowane, a przyodziałaś je, olejek mój i kadzidło moje kładłaś przed nie;
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Взела си и везаните си дрехи та си ги покрила, И турила си пред тях Моето масло и Моя темян;
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.И взяла узорчатые платья твои, и одела их ими, и ставила перед ними елей Мой и фимиам Мой,
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.ותקחי את בגדי רקמתך ותכסים ושמני וקטרתי נתתי לפניהם׃
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.واخذت ثيابك المطرزة وغطيتها بها ووضعت امامها زيتي وبخوري.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.又 用 你 的 繡 花 衣 服 給 他 披 上 、 並 將 我 的 膏 油 和 香 料 擺 在 他 跟 前
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.又 用 你 的 繡花 衣服 給 他 披上 、 並將 我 的 膏油 和 香料擺 在 他 跟前
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem dầu ô-li-ve ép, trong sạch, đặng thắp đèn, để giữ cho đèn cháy luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.이스라엘 자손에게 명하여 감람을 찧어 낸 순결한 기름을 켜기 위하여 네게로 가져 오게 하고 끊이지 말고 등잔불을 켤지며
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.너는 또 이스라엘 자손에게 명하여 감람으로 찧어낸 순결한 기름을 등불을 위하여 네게로 가져오게 하고 끊이지 말고 등불을 켜 되
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô - li-ve ép , đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn_luôn .
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô-li-ve ép, đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.ואתה תצוה את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.צו את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.اوص بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لإيقاد السرج دائما.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.وانت تامر بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لاصعاد السرج دائما.