‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Må alltså nu min herre sända till sina tjänare vetet och kornet, oljan och vinet som han har talat om.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Maintenant, que mon seigneur envoie à ses serviteurs le froment, l`orge, l`huile et le vin dont il a parlé.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Min Herre skal derfor sende sine Trælle Hveden, Byggen, Vinen og Olien, han talte om;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Nu kan min herre sende sine tjenere hveten og bygget, oljen og vinen som han har talt om.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Poslej naj pošilja torej gospod moj hlapcem svojim pšenice in ječmena, olja in vina, kakor je obljubil.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Pšenice však toliko a ječmene, oleje a vína, což řekl pán můj, nechť pošle služebníkům svým.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.So sende nun mein Herr Weizen, Gerste, Öl und Wein seinen Knechten, wie er geredet hat;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Stuur mij de tarwe, de gerst, de olijfolie en de wijn waarover u sprak,
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Teraz tedy pšenicu a jačmeň, olej a víno, o čom hovoril môj pán, nech pošle svojim služobníkom.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Vậy bây giờ xin chúa tôi hãy gởi cho các tôi tớ chúa lúa miến, lúa mạch, dầu, và rượu, mà chúa tôi đã nói đến;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.А пшеницу и ячмень, оливковое масло и вино, о которых говорил ты, господин мой, пошли рабам твоим.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.ועתה החטים והשערים השמן והיין אשר אמר אדני ישלח לעבדיו׃
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.والآن الحنطة والشعير والزيت والخمر التي ذكرها سيدي فليرسلها لعبيده.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.我 主 所 說 的 小 麥 、 大 麥 、 酒 、 油 、 願 我 主 運 來 給 眾 僕 人
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.我 主 所 說 的 小麥 、 大麥 、 酒 、 油 、 願我 主運來 給眾 僕人
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Als je olijfolie en groenten eet, krijg je minder rimpels.'
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Če jeste olivno olje in zelenjavo, boste imeli manj gubic."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Dacă mâncaţi ulei de măsline şi legume, veţi avea mai puţine riduri".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Depois aconselha: "Se comer azeite e vegetais, terá menos rugas."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ha olívaolajat és zöldségeket eszünk, kevesebb bőrráncunk lesz."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jedz warzywa z oliwą, będziesz miał mniej zmarszczek"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jika Anda makan minyak zaitun dan sayuran, Anda akan memiliki lebih sedikit kerutan."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""만일 올리브유와 야채를 먹으면, 여러분은 더 적은 피부주름을 가지게 됩니다"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangez de l'huile d'olive et des légumes, vous aurez moins de rides."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangiando olio di oliva e verdure, avrete meno rughe".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Nếu bạn dùng dầu ô-liu với rau sống, bạn sẽ có ít nếp nhăn hơn".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Og så giver de dig rådet: "hvis du spiser oliven olie og grønsager, får du færre rynker".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Om du äter olivolja och grönsaker, får du färre rynkor."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Pokud budete požívat olivový olej a zeleninu, budete mít méně vrásek."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Si comemos aceite de oliva y vegetales, vamos a tener menos arrugas".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Wenn Sie Olivenöl und Gemüse essen, werden Sie weniger Hautfalten haben."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Αν τρως ελαιόλαδο και λαχανικά, θα έχεις λιγότερες ρυτίδες".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ако консумирате зехтин и зеленчуци, ще имате по-малко бръчки."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ешьте овощи с оливковым маслом, и у вас будет меньше морщин."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Якщо ви їсте оливкову олію та овочі, ви будете мати менше зморшок."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."אם תאכלו שמן זית וירקות, יהיו לכם פחות קמטים."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."" إن أكل الخضروات مع زيت الزيتون ، سوف تقلل من تجاعيد بشرتك "
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."ありがたいことに 論文の所在も示されています
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ako je pa darilo tvoje jedilna žrtev, pečena v ponvi, naj bode iz bele moke, zamešena z oljem, brez kvasu.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Als het offer een produkt van de bakplaat is, moet het van meelbloem zijn, aangemaakt met olie en ongezuurd.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ha pedig a te áldozatod serpenyõben sült ételáldozat, olajjal elegyített kovásztalan lisztlángból legyen.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.번철에 부친 것으로 소제의 예물을 드리려거든 고운 가루에 누룩을 넣지 말고 기름을 섞어
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Nếu ngươi dùng vật chiên trong chảo đặng làm của lễ chay, thì phải bằng bột mịn không pha men, nhồi với dầu,
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Se la tua offerta sarà un'oblazione cotta sulla teglia, sarà di fior di farina, azzima e impastata con olio
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Si presentas una ofrenda cocida en sartén, será de harina fina sin levadura y amasada con aceite
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Si ton offrande est un gâteau cuit à la poêle, il sera de fleur de farine pétrie à l`huile, sans levain.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ако пък приносът ти е хлебен принос на тава, то нека бъде безквасен, от чисто брашно омесено с дървено масло.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.ואם מנחה על המחבת קרבנך סלת בלולה בשמן מצה תהיה׃
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.وان كان قربانك تقدمة على الصاج تكون من دقيق ملتوتة بزيت فطيرا.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.若 用 鐵 鏊 上 作 的 物 為 素 祭 、 就 要 用 調 油 的 無 酵 細 麵
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.若 用 鐵鏊 上作 的 物為素祭 、 就 要 用 調油 的 無酵 細麵
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.A jeźli ofiarę śniedną w kotle zgotowaną ofiarować będziesz, z mąki pszennej z oliwą będzie.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Ako je pa darilo tvoje jedilna žrtev, skuhana v kotlu, bodi pripravljena iz bele moke z oljem.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Als het offer is gekookt in een pan, moet het ook van een mengsel van fijn meel en olie zijn gemaakt.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.E se a tua oferta for oferta de cereais cozida na frigideira, far-se-á de flor de farinha com azeite.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Ha pedig a te ételáldozatod rostélyon sült, lisztlángból, olajjal készíttessék.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Ist aber dein Speisopfer etwas auf dem Rost Geröstetes, so sollst du es von Semmelmehl mit Öl machen
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.네가 솥에 삶은 것으로 소제를 드리려거든 고운 가루와 기름을 섞어 만들지니라
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Men er din Offergave et Afgrødeoffer, bagt i Pande, skal det tilberedes af fint Hvedemel med Olie.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.Nếu ngươi dùng vật chiên trong chảo lớn đặng làm của lễ chay , thì_phải bằng bột mịn với dầu .