Ana içeriğe geç
Sözlük

zeytinyağı ile cümle

zeytinyağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Cela ne signifie pas que c'est grâce aux légumes et à l'huile d'olive.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Das heißt nicht, dass es das Gemüse oder das Olivenöl sind.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Điều đó không có nghĩa là do rau và dầu ô liu.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Ez nem jelenti azt, hogy a zöldségek vagy az olívaolaj az oka.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor. (Gülüşmeler)Αυτό δε σημαίνει πως ευθύνονται τα λαχανικά ούτε το ελαιόλαδο.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Itu tidak berarti bahwa itu berkat sayuran atau minyak zaitun.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.그건 야채와 올리브유라는 것을 의미하는 것은 아닙니다
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Men det betyder ikke at det er grønsagerne eller olivenolien.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Men det betyder inte att det är grönsakerna eller olivolja.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Não quer dizer que seja por causa dos vegetais ou do azeite.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Neznamená to, že je to zeleninou nebo olivovým olejem.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Nie oznacza to, że wszystko dzięki warzywom czy oliwie.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Niet door de groenten en de olijfolie.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.No significa que sea por los vegetales o el aceite de oliva.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Questo non significa che sia per le verdure o per l'olio di oliva.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.To pa ne pomeni, da je tako zaradi zelenjave in olivnega olja.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Но это не значит, что это благодаря овощам или оливковому маслу.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Това не означава, че този ефект е от зеленчуците и зехтинът.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.Це не означає, що це овочі або оливкова олія.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.זה לא אומר שזה בגלל הירקות או שמן הזית.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.ذلك لايعني أن الخضروات أو زيت الزيتون هي سبب التجاعيد الأقل لا من قريب أو بعيد.
Bu, kırışıkları azaltan şeyin sebze ve zeytinyağı olduğu anlamına gelmiyor.(笑)
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Allora tutto Giuda portò ai magazzini le decime del frumento, del vino e dell'olio
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Alors tout Juda apporta dans les magasins la dîme du blé, du moût et de l`huile.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Atunci tot Iuda a adus în cămări zeciuiala din grîu, din must şi din untdelemn.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A všecken Juda přinášeli desátky obilé, mstu a oleje nového do skladů.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A wszystek Juda przynosili dziesięciny zboża, i moszczu, i świeżej oliwy do skarbu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Az egész Júda pedig meghozá az olajnak, a mustnak és a gabonának tizedét a tárházakba.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy giờ, cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa mì, rượu mới, và dầu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy_giờ , cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa_mì , rượu mới , và dầu .
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Da brachte ganz Juda den Zehnten vom Getreide, Most und Öl zum Vorrat.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Então todo o Judá trouxe para os celeiros os dízimos dos cereais, do mosto e do azeite.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Ja koko Juuda toi kymmenykset jyvistä, viinistä ja öljystä varastohuoneisiin.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.이에 온 유다가 곡식과 새 포도주와 기름의 십일조를 가져다가 곳간에 들이므로
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Och hela Juda förde fram till förrådshusen sin tionde av säd, vin och olja;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Og hele Juda førte tienden av kornet, mosten og oljen til forrådskammerne.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Potom donášali, celý Júda, desatinu obilia i vína i oleja do skladov.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Så bragte hele Juda Tienden af Kornet, Mosten og Olien til Forrådskamrene;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Tedaj je prinesel ves Juda desetino žita in vina in olja v založne shrambe.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.y todo Judá trajo a los almacenes el diezmo del grano, del vino y del aceite
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Τοτε εφερε πας ο Ιουδας εις τας αποθηκας το δεκατον του σιτου και του οινου και του ελαιου.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.И все Иудеи стали приносить десятины хлеба, вина и масла в кладовые.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Тогава целият Юда донесе във влагалищата десетъка от житото, от виното и от дървеното масло.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.וכל יהודה הביאו מעשר הדגן והתירוש והיצהר לאוצרות׃
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.واتى كل يهوذا بعشر القمح والخمر والزيت الى المخازن
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶 大 眾 人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十 分 之 一 、 送 入 庫 房
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶大眾人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十分之一 、 送入 庫房
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.이것은 효소에 의해 공격을 받습니다.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.La goccia viene attaccata dagli enzimi.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.là một giọt dầu olive, và giọt dầu này bị tấn công bởi enzim.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.זהו עיכול של שומן.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.ويتم الهجوم على زيت الزيتون بواسطة الانزيمات
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.これは生体外試験です
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Acum, domnul meu să trimeată slujitorilor tăi grîul, orzul, untdelemnul şi vinul de care a vorbit.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Agora mande meu senhor para os seus servos o trigo, a cevada, o azeite, e o vinho, de que falou;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Ahora pues, envíe mi señor a sus siervos el trigo, la cebada, el aceite y el vino que ha prometido
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Azért most, a mely búzát, árpát, olajat és bort igért az én uram, küldje el az õ szolgáinak;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Kami menantikan kiriman kedua jenis gandum, anggur dan minyak zaitun yang Tuan janjikan itu
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.내 주의 말씀하신 밀과 보리와 기름과 포도주는 주의 종들에게 보내소서
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Lähettäköön siis herrani palvelijoillensa nisut, ohrat, öljyn ja viinin, niinkuin on sanonut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod