Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.وقي المقابل، كان زيت الزيتون والنبيذ صادرات إيطاليا الرئيسية.
Örneğin, Giritliler, Antalyalılara zeytinyağı yapmayı öğretmişlerdi.وعلى سبيل المثال حاول الكريتيين أن يتعلموا كيقية عمل زيت الزيتون لأهالى أنطاليا.
Zeytinyağının tadı güzel, kalitesi yüksektir.أن يكون الزيت ذو نوعية جيدة ومذاق جيد.
15.000 ton zeytinyağı alabilecek kapasitedeki yapı hâlen ayaktadır.المركز قادر على التعامل مع ما يصل إلى 150 ألف طن من الزهور.
Dindar olan babası Muhammed Emin, tereyağı ve zeytinyağı satan bir esnaftı.عمل والده المتدين "محمد أمين" في مهنة بيع السمن وزيت الزيتون.
Zeytinyağı bekledikçe bozulur.فألمح غرسة الزيتون تنتظرُ..
Akhayat harabelerinde küçük boyutlarda, kaya çıkıntısı üzerinde zeytinyağı üretim değirmeni tespit edilmiştir.قالوا أنها كانت قرية مبنية من الطوب اللبن والتي تقع على ارتفاع الأرض؛ قليلة متناثرة من أشجار الزيتون من حوله.
Haşlanmış patlıcan Ceviz Ezilmiş sarımsak Kırmızı acı ya da tatlı biber Zeytinyağıباذنجان مسلوق. جوز بلدي. ثوم مهروس ومملح. فلفل أحمر مفروم ناعما زيت زيتون.
Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.Em seguida entrou em The Joneses e And Soon the Darkness.
Öte yandan zeytinyağı ve şarap gibi ürünlerde bir ziyan olmayacağı da belirtilir.Eet en drink niet als een veelvraat en een dronkaard.
Bir tabak veya kase servis zaman, zeytinyağı dense üst.De zijkanten van de borst en de bovenste deel van de zijden zijn olijfgeel.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.Suiker en alcohol werden de belangrijkste exportproducten.
Zeytinyağının sabunlaşmama değeri %0,5 ve 1,3 oranındadır.Halfvolle yoghurt bevat 1,5 tot 1,8% vet.
Zeytinyağı yıllarca bozulmaz.Olijfolie is jarenlang houdbaar.
Burrata peyniri salata ve zeytinyağı ileBurratakaas met olijfolie op een salade
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.Potem wino i kawa stały się najważniejszymi towarami eksportowymi wyspy.
Papalina avcılığı ve zeytinyağı üretimiyle bilinir.Miasto słynie z wyrobu sera pecorino oraz z produkcji oliwy z oliwek.
Bu zeytinyağından elde edilen sabunları meşhurdur.Słynie z produkcji oliwy z oliwek.
Bu tür bileşikleri zeytinyağının odun külü ile beraber kaynatılması sonucunda elde etmişlerdir.Namnet kommer efter att deltagarna smörjer in sig med olivolja.
Zeytinyağı, %75 oranında oleik asit gliseritleri taşır.Aktuell verkningsgrad för en gengasgenerator är 75%.
Her yıl Gödence Zeytinyağı Yarışması düzenlenmektedir.Varje år arrangerar klubben tävlingen Blå Jungfruspelen.
İlçede zeytinyağı fabrikaları da mevcuttur.Hojně se zde také vyskytují olivovníkové plantáže.
Zeytinyağının tadı güzel, kalitesi yüksektir.Je příjemné vůně a dobré tržní jakosti.
Dünya zeytinyağı üretiminin ise 95'i Akdeniz ülkelerinde yapılmaktadır.Výrobky společnosti Côte d'Or je možno v současnosti koupit ve 20 zemích na 5 kontinentech.
Zeytinyağı bekledikçe bozulur.Se decorează cu măsline.
Adadaki 13 milyon zeytin ağacından yılda 50 bin ton dolayında zeytinyağı çıkarılmaktadır.Anual din lac sunt pescuite 150 tone de pește.
Bu arada kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavada zeytinyağı öldürün.Ezesetben a száraz leveleket leöntjük olivaolajjal és kész.
Örneğin, Giritliler, Antalyalılara zeytinyağı yapmayı öğretmişlerdi.Az itt lakókat a jezsuiták tanították meg a növényi olajok készítésére.
Zater, zeytinyağı ile karıştırılarak fırına sürülmesinden önce hamurun üzerine yaydırılarak hazırlanır.Det undgås ved at blande det med olie eller klare smørret først.
Zeytinyağı ve tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.Olivenoljepressing og tekstiler er blant de lokale industrier i byen.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.Naturlig nok ble også vin og oliven Romas største eksportvarer.
Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar.Oliven som har ligget lenge å bakken kan føre til at olivenoljen blir av dårligere kvalitet.
Bir tabak veya kase servis zaman, zeytinyağı dense üst.対称に蟾蜍(せんじょ)、または玉兎(ぎょくと)。
Bir tabak veya kase servis zaman, zeytinyağı dense üst.暇或鳴琴歌咏,時人蓋方之趙清獻云。
Papalina avcılığı ve zeytinyağı üretimiyle bilinir.因佩里亞以花卉種植業和橄欖而聞名。
Zeytin önemli bir gelir kaynağıdır.Şu anda iki adet zeytinyağı fabrikası bulunmaktadır.這裡曾是工人生產面粉的地方,現在只留下两台磨粉机。
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.В замяна, зехтина и виното станали основен износ за римската провинция Италия.
Başta beyaz fasulye ve zeytinyağı ile yapılır ve neredeyse her zaman soğan ve domates salçası kullanılır.Той пръв започва да прави крем бешамел с краве масло и да използва почти навсякъде краве масло.
Her yıl Gödence Zeytinyağı Yarışması düzenlenmektedir.Всяка година се провежда състезанието "мотокрос Стефаново".
Patlıcanlar bir tavada zeytinyağı ile kızartılır.Sto križiakov zahynie pod jedným olejovým hrncom.
Zeytinyağı, %75 oranında oleik asit gliseritleri taşır.Okrog 75% snovi, ki jih zaužijemo, gre skozi jetra.
Her yıl Gödence Zeytinyağı Yarışması düzenlenmektedir.Vsako leto na ljubečni poteka tekmovanje zlata harmonika.
Zeytinyağı bir tavada kızdırılır.V Olimščico se izliva še potok Slivje.
Zeytinyağı ile ünlüdür.Džinso ilgis
İlçede toplam 18 adet zeytinyağı fabrikası bulunmaktadır.Iš viso girininijoje išskiriama 18 atskirų miškų.
Bu düşük tüketimin sebebi, zeytinyağının pahalı oluşundandır, çünkü ayçiçek yağı 4-5 kat daha ucuzdur.Mišinys pasirodė tinkamas, be to, jis buvo 3-4 kartus pigesnis už benziną.
Yağ sanayi: Ege Bölgesi kıyılarında zeytinyağı üretimi yapılır.Ežero pakrantėse gaminamas alyvuogių aliejus.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.5, 5 kilo kassie en 3, 7 liter olijfolie.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.cassia, cinquecento sicli, secondo il siclo del santuario, e un hin d'olio d'oliva
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.cincisute de sicli de casia, după siclul sfîntului locaş, şi un hin de untdelemn de măslin.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.cinq cents sicles de casse, selon le sicle du sanctuaire, et un hin d`huile d`olive.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.därtill fem hundra siklar kassia, efter helgedomssikelns vikt, och en hin olivolja.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.de casia, 500, según el siclo del santuario; y un hin de aceite de oliva
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.de cássia quinhentos siclos, segundo o siclo do santuário, e de azeite de oliveiras um him.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.in kasije petsto, po seklu svetišča, in oljkovega olja mero hin;
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.Kásiát pedig ötszázért, a szent siklus szerint, és egy hin faolajt.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.Kasie pak pět set lotů na váhu svatyně, oleje olivového míru hin.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.kassie päťsto v šekle svätyne, a olivového oleja mieru hín.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.Kasyi też pięćset łutów według sykla świątnicy, i oliwy z drzew oliwnych hyn.
500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.계피 오백 세겔을 성소의 세겔대로 하고 감람 기름 한 힌을 취하여