Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Tu le rompras en morceaux, et tu verseras de l`huile dessus; c`est une offrande.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.und sollst's in Stücke zerteilen und Öl darauf gießen, so ist's ein Speisopfer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Zdrobi jo v grižljaje in vlij nanjo olja: jedilna daritev je.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Θελεις διαμερισει αυτην εις τμηματα και θελεις επιχυσει επ' αυτης ελαιον ειναι προσφορα εξ αλφιτων.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Да го пречупиш на уломъци и да го полееш с масло; това е хлебен принос.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.разломи ее на куски и влей на нее елея: это приношение хлебное.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.פתות אתה פתים ויצקת עליה שמן מנחה הוא׃
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.تفتها فتاتا وتسكب عليها زيتا. انها تقدمة
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分 成 塊 子 、 澆 上 油 、 這 是 素 祭
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分成 塊子 、 澆 上油 、 這是 素祭
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Alt det bedste af Olien, Mosten og Kornet, Førstegrøden deraf, som de giver HERREN, giver jeg dig.
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.그들이 여호와께 드리는 첫 소산 곧 제일 좋은 기름과 제일 좋은 포도주와 곡식을 네게 주었은즉
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Ti dò anche tutte le primizie che al Signore offriranno: il meglio dell'olio, il meglio del mosto e del grano
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Vse najboljše od olja in vse najboljše od mošta in žita, njih prvine, ki jih dajejo GOSPODU, sem dal tebi.
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Все лучшее из елея и все лучшее из винограда и хлеба, начатки их, которые они дают Господу, Я отдал тебе;
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.כל חלב יצהר וכל חלב תירוש ודגן ראשיתם אשר יתנו ליהוה לך נתתים׃
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.كل دسم الزيت وكل دسم المسطار والحنطة ابكارهنّ التي يعطونها للرب لك اعطيتها.
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.凡 油 中 、 新 酒 中 、 五 榖 中 至 好 的 、 就 是 以 色 列 人 所 獻 給 耶 和 華 初 熟 之 物 、 我 都 賜 給 你
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.凡 油 中 、 新 酒 中 、 五 榖 中 至好 的 、 就是 以色列人 所 獻給 耶和華 初 熟 之 物 、 我 都 賜給你
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.A když upevnil města hrazená, osadil v nich knížata, a zdělal špižírny k potravám, k oleji a vínu.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.A keď opevnil ohradené mestá, dal do nich vojvodov a zásoby potravín a oleja i vína
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Egli rafforzò queste fortezze, vi prepose comandanti e vi stabilì depositi di cibarie, di olio e di vino
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Fortificou estas cidades e pôs nelas capitães, e armazéns de víveres, de azeite e de vinho.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Hän varusti linnoitukset ja sijoitti niihin päämiehiä sekä muonavarastoja, öljyä ja viiniä
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Il les fortifia, et y établit des commandants, et des magasins de vivres, d`huile et de vin.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.In utrdil je trdnjave in namestil poveljnike vanje in preskrbel živeža, olja in vina,
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.르호보암이 이 모든 성읍을 더욱 견고케 하고 장관을 그 가운데 두고 양식과 기름과 포도주를 저축하고
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Le -a întărit, a pus în ele căpitani şi magazii de bucate, de untdelemn şi vin.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Người làm cho các đồn lũy ấy vững chắc, đặt những quan tướng ở đó, chứa lương thực, dầu, và rượu;
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Người_làm cho các đồn_lũy ấy vững_chắc , đặt những quan tướng ở đó , chứa lương_thực , dầu , và rượu ;
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.También reforzó las fortificaciones y puso en ellas comandantes, provisiones, aceite y vino
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.und machte sie stark und setzte Fürsten darein und Vorrat von Speise, Öl und Wein.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Και ωχυρωσε τα φρουρια, και εβαλεν εις αυτα φρουραρχους και αποθηκας τροφων και ελαιου και οινου.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.И утвердил он крепости сии, и устроил в них начальников и хранилища для хлеба и деревянного масла и вина.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Укрепи тия крепости, и тури в тях военачалници и запаси от храна, дървено масло и вино.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.ויחזק את המצרות ויתן בהם נגידים ואצרות מאכל ושמן ויין׃
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.وشدد الحصون وجعل فيها قوادا وخزائن مأكل وزيت وخمر
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.羅 波 安 又 堅 固 各 處 的 保 障 、 在 其 中 安 置 軍 長 、 又 豫 備 下 糧 食 、 油 、 酒
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.羅波安 又 堅固 各 處 的 保障 、 在 其中 安置 軍長 、 又 豫備 下 糧食 、 油 、 酒
"Renkli mahalle" olarak bilinen El Zeytin, mutluluk veren renklere boyandı.Al Zaytoun in Gaza, gekend als "de kleurrijke stadswijk", is in vrolijke kleuren geschilderd.
"Renkli mahalle" olarak bilinen El Zeytin, mutluluk veren renklere boyandı.Conocido como "el barrio colorido", Al Zaytoun (Gaza) es un barrio pintado en tonos alegres.
"Renkli mahalle" olarak bilinen El Zeytin, mutluluk veren renklere boyandı.Γνωστή και ως "πολύχρωμη γειτονιά", η Ζεϊτούν της Γάζας είναι ζωγραφισμένη σε εύθυμους τόνους.
"Renkli mahalle" olarak bilinen El Zeytin, mutluluk veren renklere boyandı.Ал Зейтун, който се намира в Газа и е познат като "Цветният квартал", е боядисан в ярки цветове.
"Renkli mahalle" olarak bilinen El Zeytin, mutluluk veren renklere boyandı.С помощью добровольцев краски потекли по улицам, пока около 30 соседних домов не были декорированы.
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.우편 손가락으로 좌편 손의 기름을 찍어 그 손가락으로 그것을 여호와 앞에 일곱 번 뿌릴 것이요
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.nhúng ngón tay hữu vào dầu trong bàn tay tả mình, mà rảy bảy lần trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.nhúng ngón_tay hữu vào dầu trong bàn_tay tả mình , mà rảy bảy lần trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.וטבל הכהן את אצבעו הימנית מן השמן אשר על כפו השמאלית והזה מן השמן באצבעו שבע פעמים לפני יהוה׃
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.ويغمس الكاهن اصبعه اليمنى في الزيت الذي على كفه اليسرى وينضح من الزيت باصبعه سبع مرات امام الرب.
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.把 右 手 的 一 個 指 頭 、 蘸 在 左 手 的 油 裡 、 在 耶 和 華 面 前 用 指 頭 彈 七 次
Sağ elinin parmağını zeytinyağına batırıp RABbin huzurunda yedi kez serpecek.把 右手 的 一 個 指頭 、 蘸 在 左手 的 油裡 、 在 耶和華 面前 用指 頭彈 七 次
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.De bedste af eders Marker, Vingårde og Oliventræer skal han tage og give sine Folk.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Eders beste jorder og vingårder og oljehaver vil han ta og gi sine tjenere.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Edra bästa åkrar, vingårdar och olivplanteringar skall han taga och skall giva dem åt sina tjänare;
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Elveszi legjobb szántóföldeiteket, szõlõhegyeiteket és olajfás kerteiteket, és szolgáinak adja.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Eure besten Äcker und Weinberge und Ölgärten wird er nehmen und seinen Knechten geben.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Hän ottaa teidän parhaat peltonne, viinitarhanne ja öljypuunne ja antaa ne palvelijoillensa;
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Hij zal u uw beste stukken land, wijngaarden en olijfgaarden afnemen en die aan zijn personeel geven.
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.그가 또 너희 밭과 포도원과 감람원의 제일 좋은 것을 취하여 자기 신하들에게 줄 것이며
Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp hizmetkârlarına verecek.Nadto pole vaše a vinice vaše, i olivoví vaše nejvýbornější pobéře a rozdá služebníkům svým.