Ana içeriğe geç
Sözlük

zeytin ile cümle

zeytin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Uscito se ne andò, come al solito, al monte degli Ulivi; anche i discepoli lo seguirono
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Και εξελθων υπηγε κατα την συνηθειαν εις το ορος των Ελαιων ηκολουθησαν δε αυτον και οι μαθηται αυτου.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.И, выйдя, пошел по обыкновению на гору Елеонскую, за Ним последовали и ученики Его.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.И излезе да отиде по обичая Си на Елеонския хълм; подир Него отидоха и учениците.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.І вийшовши пійшов по звичаю нагору Оливну зійшли ж слїдом за Ним і ученики Його.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.ויצא וילך כיום ביום על הר הזיתים וילכו אחריו גם תלמידיו׃
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.وخرج ومضى كالعادة الى جبل الزيتون. وتبعه ايضا تلاميذه.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.耶 穌 出 來 、 照 常 往 橄 欖 山 去 . 門 徒 也 跟 隨 他
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.耶穌 出來 、 照常 往 橄欖山 去 . 門徒 也 跟 隨他
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.A cez deň učieval v chráme a na noc chodieval von a nocúval na vrchu, zvanom Olivovom.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Durante il giorno insegnava nel tempio, la notte usciva e pernottava all'aperto sul monte detto degli Ulivi
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.I býval ve dne v chrámě, uče, ale v noci vycházeje, přebýval na hoře, kteráž slove Olivetská.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.I nauczał we dnie w kościele; ale w nocy wychodząc, przebywał na górze, którą zowią oliwną.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Ja hän opetti päivät pyhäkössä, mutta öiksi hän lähti pois ja vietti ne vuorella, jota kutsutaan Öljymäeksi.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.예수께서 낮이면 성전에서 가르치시고 밤이면 나가 감람원이라 하는 산에서 쉬시니
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Ora, de dia ensinava no templo, e � noite, saindo, pousava no monte chamado das Oliveiras.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Und er lehrte des Tages im Tempel; des Nachts aber ging er hinaus und blieb über Nacht am Ölberge.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Yesus mengajar di Rumah Tuhan pada siang hari, dan malam harinya Ia pergi ke Bukit Zaitun dan tinggal di situ
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Днем Он учил в храме, а ночи, выходя, проводил на горе, называемой Елеонскою.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.И всеки ден Той поучаваше в храма; а всяка нощ излизаше и нощуваше на хълма, наречен Елеонски.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Навчав же днями в церкві, ночами ж виходячи, пробував на горі, званій Оливною.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.ויהי מלמד יומם במקדש ובלילה יצא בהר הנקרא הר הזיתים ללון׃
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.وكان في النهار يعلّم في الهيكل وفي الليل يخرج ويبيت في الجبل الذي يدعى جبل الزيتون.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.耶 穌 每 日 在 殿 裡 教 訓 人 . 每 夜 出 城 在 一 座 山 、 名 叫 橄 欖 山 住 宿
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.耶穌 每 日 在 殿裡教訓人 . 每夜 出城 在 一 座 山 、 名叫 橄欖山 住宿
İsa ise Zeytin Dağına gitti.A Ježiš odišiel na Olivový vrch.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.A Jezus poszedł na górę Oliwną.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Ðức Chúa Jêsus lên trên núi ô-li-ve.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Ðức_Chúa_Jêsus lên trên núi ô - li-ve .
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Gesù si avviò allora verso il monte degli Ulivi
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Isus S'a dus la muntele Măslinilor.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Jesus aber ging an den Ölberg.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Jésus se rendit à la montagne des oliviers.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Ježíš pak odšel na horu Olivetskou.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Jezus pa gre na Oljsko goro.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Jézus pedig elméne az Olajfák hegyére.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.예수는 감람산으로 가시다
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Mas Jesus foi para o Monte das Oliveiras.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Men Jesus gikk til Oljeberget.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Men Jesus gik til Oliebjerget.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Mutta Jeesus meni Öljymäelle.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Och Jesus gick ut till Oljeberget.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Pero Jesús se fue al monte de los Olivos
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Tetapi Yesus pergi ke Bukit Zaitun
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Ο δε Ιησους υπηγεν εις το ορος των Ελαιων.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Иисус же пошел на гору Елеонскую.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Исус отговори: Рекох ви, че съм Аз; прочее, ако Мене търсите, оставете тия да си отидат;
İsa ise Zeytin Dağına gitti.Ісус же пійшов на гору Оливну.
İsa ise Zeytin Dağına gitti.וישוע הלך אל הר הזיתים׃
İsa ise Zeytin Dağına gitti.اما يسوع فمضى الى جبل الزيتون
İsa ise Zeytin Dağına gitti.於 是 各 人 都 回 家 去 了 . 耶 穌 卻 往 橄 欖 山 去
İsa ise Zeytin Dağına gitti.於是 各人 都 回家 去了.耶穌卻 往 橄欖山去
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.A vzala si aj svoje vyšívané rúcha a pokryla si ich, i môj olej i moje kadivo si dala pred ne.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tog dine broget vævede Klæder og hyllede dem deri, og min Olie og Røgelse satte du for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Du tok dine utsydde klær og dekket dem med, og min olje og min røkelse satte du frem for dem.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.És vevéd hímes ruháidat és befedezéd azokat, és olajomat és füstölõszeremet vetéd eléjök.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.e tomaste os teus vestidos bordados, e as cobriste; e puseste diante delas o meu azeite e o meu incenso.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.in s pisanimi oblačili svojimi si jih pregrinjala in moje olje in kadilo si prednje polagala.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.또 네 수 놓은 옷으로 그 우상에게 입히고 나의 기름과 향으로 그 앞에 베풀며
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.Mầy lấy áo xống thêu của minh mà đắp cho chúng nó, lấy dầu và hương của ta bày ra trước mặt chúng nó.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod