İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Dupăce au cîntat cîntările de laudă, au ieşit în muntele Măslinilor.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.E dopo aver cantato l'inno, uscirono verso il monte degli Ulivi
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.És dicséretet énekelve kimenének az olajfák hegyére.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.És dícséretet énekelvén, kimenének az olajfák hegyére.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.E tendo cantado um hino, saíram para o Monte das Oliveiras.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.E, tendo cantado um hino, saíram para o Monte das Oliveiras.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.In ko so odpeli zahvalnico, odidejo na Oljsko goro.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.I zaśpiewawszy pieśó, wyszli na górę oliwną.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Ja veisattuaan kiitosvirren he lähtivät Öljymäelle.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Kemudian mereka menyanyikan sebuah nyanyian pujian. Dan sesudah itu mereka pergi ke Bukit Zaitun
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Khi đã hát thơ thánh rồi , Chúa và môn_đồ đi ra đặng lên núi ô - li-ve .
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Khi đã hát thơ thánh rồi, Chúa và môn đồ đi ra đặng lên núi ô-li-ve.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Khi đã hát thơ thánh rồi , Ðức_Chúa_Jêsus và môn_đồ đi ra mà lên núi Ô - li-ve .
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Khi đã hát thơ thánh rồi, Ðức Chúa Jêsus và môn đồ đi ra mà lên núi Ô-li-ve.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.이에 저희가 찬미하고 감람산으로 나아가니라
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.이에 저희가 찬미하고 감람산으로 나가니라
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Na de maaltijd zongen zij een lied tot eer van God en gingen vervolgens naar de Olijfberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.När de sedan hade sjungit lovsången, gingo de ut till Oljeberget.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Og da de hadde sunget lovsangen, gikk de ut til Oljeberget.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Og da de havde sunget Lovsangen, gik de ud til Oliebjerget
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Og da de havde sunget Lovsangen, gik de ud til Oliebjerget.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Tot slot zongen zij een lied tot eer van God en gingen daarna naar de Olijfberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Und da sie den Lobgesang gesprochen hatte, gingen sie hinaus an den Ölberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Und da sie den Lobgesang gesprochen hatten, gingen sie hinaus an den Ölberg.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Y después de cantar un himno, salieron al monte de los Olivos
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Και αφου υμνησαν, εξηλθον εις το ορος των ελαιων,
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.Και αφου υμνησαν, εξηλθον εις το ορος των ελαιων.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.И, воспев, пошли на гору Елеонскую.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.И като изпяха химн, излязоха на Елеонския хълм.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.І засьпівавши вони, вийшли на гору Оливну.
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ואחרי גמרם את ההלל ויצאו אל הר הזיתים׃
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ויהי אחרי גמרם את ההלל ויצאו אל הר הזיתים׃
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ثم سبحوا وخرجوا الى جبل الزيتون
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.ثم سبّحوا وخرجوا الى جبل الزيتون
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們 唱 了 詩 、 就 出 來 、 往 橄 欖 山 去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們 唱 了 詩 、 就 出 來 往 橄 欖 山 去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們唱 了 詩 、 就 出 來往 橄欖山去
İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.他 們唱 了 詩 、 就 出來 、 往 橄欖山去
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.1등을 차지한 올리브유는 6개월 동안 제 난로 옆에서 산화되고 있었던 Whole Foods 365(브랜드 이름) 올리브유였습니다.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.Olej, který vyhrál, byla lahev "Whole Foods 365", která oxidovala vedle mé trouby celých šest měsíců.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.שמן הזית שהגיע למקום הראשון היה בקבוק שמן זית של הול פודס 365 שהתחמצן ליד הכיריים שלי במשך שישה חודשים.
İlk sunulan zeytinyağı Whole Foods 365 zeytinyağıydı sobada oksidasyon işlemine tabi tutulur altı ay boyunca.我が家のストーブ横で6ヶ月酸化しつつあったWhole Foodsの オリーブオイルでした (笑)
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Après être sorti, il alla, selon sa coutume, à la montagne des Oliviers. Ses disciples le suivirent.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.A vyjdúc išiel podľa obyčaje na Olivový vrch. A išli za ním aj jeho učeníci.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.A vyšed podle obyčeje svého, šel na horu Olivovou, a šli za ním i učedlníci jeho.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Después de salir, se fue, como solía, al monte de los Olivos; y sus discípulos también le siguieron
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Ðoạn , Ðức_Chúa_Jêsus ra_đi , lên núi ô - li-ve theo như thói_quen ; các môn_đồ cùng đi theo Ngài .
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Ðoạn, Ðức Chúa Jêsus ra đi, lên núi ô-li-ve theo như thói quen; các môn đồ cùng đi theo Ngài.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.După ce a ieşit afară, S'a dus, ca de obicei, în muntele Măslinilor. Ucenicii Lui au mers după El.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Então saiu e, segundo o seu costume, foi para o Monte das Oliveiras; e os discípulos o seguiam.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.És kimenvén, méne az õ szokása szerint az Olajfák hegyére; követék pedig õt az õ tanítványai is.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.In gre ven in se napoti kakor navadno na Oljsko goro; za njim pa gredo tudi učenci njegovi.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.I wyszedłszy szedł według zwyczaju na górę Oliwną, a szli za nim i uczniowie jego.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Ja hän meni ulos ja lähti tapansa mukaan Öljymäelle, ja hänen opetuslapsensa seurasivat häntä.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Jezus en Zijn discipelen verlieten de kamer en gingen zoals gewoonlijk naar de Olijfberg.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.예수께서 나가사 습관을 좇아 감람산에 가시매 제자들도 좇았더니
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Och han gick ut och begav sig till Oljeberget, såsom hans sed var; och hans lärjungar följde honom.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Og han gikk ut og vandret efter sedvane til Oljeberget; men hans disipler fulgte og med ham.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Og han gik ud og gik efter sin Sædvane til Oliebjerget; men også Disciplene fulgte ham.
İsa dışarı çıktı, her zamanki gibi Zeytin Dağına gitti. Öğrenciler de Onun ardından gittiler.Und er ging hinaus nach seiner Gewohnheit an den Ölberg. Es folgten ihm aber seine Jünger nach an den Ort.