Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır. Ve yumurta sarısı.Pszenny chleb i oliwa z oliwek powinna wystarczyć i żółtko z jajka
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Weizenbrot und Olivenöl sollte genug sein.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Πολύσπορο ψωμί και ελαιόλαδο θα είναι αρκετό.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Бял хляб и зехтин ще е достатъчно.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Побольше хлеба и оливкового масла.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.לחם חיטה ושמן זית יהיה מספיק.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.خبز القمح وزيت الزيتون سيكون كافي
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.玉子の黄身と
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Eine weitere Ironie, doppelte Ironie, ist es, dass die Feigen und Oliven
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Ironi lain, ironi ganda adalah bahwa dari ara dan zaitun,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,또 다른 아이러니는, 더한 아이러니는 무화과와 올리브에 있습니다.
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Kolejna ironia: na figach i oliwkach Kolejna ironia: na figach i oliwkach
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Még egy irónia, a dupla irónia az, hogy a fügéből és az olajbogyóból,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Nog een ironie, de dubbele ironie, is dat met de vijgen en olijven,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,O altă ironie, o dublă ironie este că de pe urma smochinelor și a măslinelor
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Otra ironía, la ironía doble es que con los higos y las aceitunas,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Un'altra cosa ironica riguarda i fichi e le olive, Un'altra cosa ironica riguarda i fichi e le olive,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Une autre ironie, la double ironie est qu'avec les figues et les olives,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,А другая ирония, двойная ирония, что весь этот инжир и оливки
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Друга ирония, двойна ирония е че, от смокините и маслините
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,אירוניה נוספת, כפולה היא שהתאנים והזיתים,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,والسخرية الأخري الأكبر ان ذلك يحتوي علي التين والزيتون
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,イチジクやオリーブを エドゥアルドが売れば フォアグラ以上に
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(91:11) а мой рог Ты возносишь, как рог единорога, и я умащен свежимелеем;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.(92:11) Et tu me donnes la force du buffle; Je suis arrosé avec une huile fraîche.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Aber mein Horn wird erhöht werden wie eines Einhorns, und ich werde gesalbt mit frischem Öl.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Dar mie, Tu-mi dai puterea bivolului, şi m'ai stropit cu untdelemn proaspăt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Du har løftet mit Horn som Vildoksens, kvæget mig med den friskeste Olie;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ecco, i tuoi nemici, o Signore, ecco, i tuoi nemici periranno, saranno dispersi tutti i malfattori
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Engkau membuat aku sekuat banteng liar, dan memberkati aku dengan kebahagiaan
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.For se, dine fiender, Herre, for se, dine fiender forgår; alle de som gjør urett, blir adspredt.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Kijk, HERE, Uw vijanden zullen vernietigd worden. Alle zondaars zullen worden verspreid over de aarde.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.그러나 주께서 내 뿔을 들소의 뿔같이 높이셨으며 내게 신선한 기름으로 부으셨나이다
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Mas tens exaltado o meu poder, como o do boi selvagem; fui ungido com óleo fresco.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò tót; Tôi được xức bằng dầu mới.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Nhưng_Chúa làm cho sừng tôi ngước cao lên như sừng con bò_tót ; Tôi được xức bằng dầu mới .
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Pero tú enaltecerás mi poder como el de un toro salvaje, y sobre mí verterás aceite fresco
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Rog moj pa povzdigneš kakor samorogov, maziljen bodem s presnim oljem.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.rt ímé, a te ellenségeid elvesznek, [és ]elszélednek mind a hamisság cselekedõk!
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Ty se, dina fiender, HERRE, se, dina fiender förgås, alla ogärningsmännen bliva förströdda.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Αλλα συ θελεις υψωσει ως του μονοκερωτος το κερας μου εγω θελω χρισθη με νεον ελαιον
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.Но моя рог Ти ще въздигнеш като рог на дивия вол; Аз ще бъда помазан с прясно миро;
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.ותרם כראים קרני בלתי בשמן רענן׃
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.وتنصب مثل البقر الوحشي قرني. تدهنت بزيت طري.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻 高 舉 了 我 的 角 、 如 野 牛 的 角 . 我 是 被 新 油 膏 了 的
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.你 卻高舉 了 我 的 角 、 如 野牛 的 角 . 我 是 被 新 油膏 了 的
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Có bửu vật và dầu trong nhà người khôn ngoan; Nhưng kẻ ngu muội nuốt nó đi.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Có bửu vật và dầu trong nhà người khôn_ngoan ; Nhưng kẻ ngu_muội nuốt nó đi .
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Comori de preţ şi untdedelemn sînt în locuinţa celui înţelept, dar omul fără minte le risipeşte. -
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.De précieux trésors et de l`huile sont dans la demeure du sage; Mais l`homme insensé les engloutit.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Dyrbara skatter och salvor har den vise i sin boning, men en dåraktig människa förslösar sitt gods.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Há tesouro precioso e azeite na casa do sábio; mas o homem insensato os devora.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.I den vises Bolig er kostelig Skat og Olie, en Tåbe af et Menneske øder det.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Im Hause des Weisen ist ein lieblicher Schatz und Öl; aber ein Narr verschlemmt es.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kalliita aarteita ja öljyä on viisaan majassa, mutta tyhmä ihminen syö suuhunsa sellaiset.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kivánatos kincs és kenet van a bölcsnek házában; a bolond ember pedig eltékozolja azt.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.지혜있는 자의 집에는 귀한 보배와 기름이 있으나 미련한 자는 이것을 다 삼켜버리느니라
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Kostelige skatter og olje er det i den vises hus, men dåren gjør ende på det.
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Orang bijaksana tetap makmur dan kaya; tetapi orang bodoh memboroskan hartanya
Bilgenin evi değerli eşya ve zeytinyağıyla doludur, Akılsızsa malını har vurup harman savurur.Poklad žádostivý a olej jest v příbytku moudrého, bláznivý pak člověk zžírá jej.