Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Han blir som et vintre som mister sine druer før de er modne, og som et oljetre som feller sine blomster;
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Han bliver lik ett vinträd som i förtid mister sina druvor, lik ett olivträd som fäller sina blommor.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Hän on niinkuin viinipuu, joka pudottaa raakaleensa, niinkuin öljypuu, joka varistaa kukkansa.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.han ryster som Ranken sin brue af og kaster som Olietræet sin Blomst.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Hij zal lijken op een onvruchtbare wijnstok en op een olijfboom zonder bloesem.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Ia seperti pohon anggur yang gugur buahnya, seperti pohon zaitun yang rontok bunganya
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Jako winna macica utraci niedojrzałe grona swoje, a jako oliwa kwiat swój zrzuci.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.포도열매가 익기 전에 떨어짐 같고 감람 꽃이 곧 떨어짐 같으리라
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Lehullatja, mint a szõlõvesszõ az õ egresét, elhányja, mint az olajfa az õ virágát.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Người bỏ quây trái cây xanh mình như một cây nho; Người làm rụng hoa mình như cây Ô li-ve.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Người bỏ quây trái cây_xanh mình như một cây nho ; Người_làm rụng hoa mình như cây Ô li - ve .
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Sacudirá as suas uvas verdes, como a vide, e deixará cair a sua flor como a oliveira.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Sarà spogliato come vigna della sua uva ancor acerba e getterà via come ulivo i suoi fiori
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Va fi ca o viţă despoiată de roadele ei încă verzi, ca un măslin ale cărui flori au căzut.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Zmarí jako vinič svoj nedozrelok; svrhne svoj kvet ako oliva.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Zmaří, jako vinný kmen nezralý hrozen svůj, a svrže květ svůj jako oliva.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Θελει αποβαλει την αωρον σταφυλην αυτου ως η αμπελος, και θελει ριψει το ανθος αυτου ως η ελαια.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Сбросит он, как виноградная лоза, недозрелую ягоду свою и, как маслина, стряхнет цвет свой.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Ще изрони неузрялото си грозде като лозата, И ще хвърли цвета си като маслината.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.יחמס כגפן בסרו וישלך כזית נצתו׃
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.يساقط كالجفنة حصرمه وينثر كالزيتون زهره.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡 萄 樹 的 葡 萄 、 未 熟 而 落 、 又 像 橄 欖 樹 的 花 、 一 開 而 謝
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡萄樹 的 葡萄 、 未熟 而 落 、 又 像 橄欖樹 的 花 、 一開而謝
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dvě olivy při něm, jedna po pravé straně dčbánu olejného, a druhá po levé straně jeho.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dve olivy pri ňom, jedna z pravej strany nádoby a jedna na jej ľavej strane.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››desuden to Olietræer ved Siden af den, et til højre, et andet tilvenstre for Oliekarret."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Di sebelah kiri dan kanan kaki lampu itu ada dua pohon zaitun.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Due olivi gli stanno vicino, uno a destra e uno a sinistra»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Dwie też oliwy przytem, jedna po prawej stronie czaszy, a druga po lewej stronie jej.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››e junto a ele há duas oliveiras, uma � direita do vaso de azeite, e outra � sua esquerda.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››En ik zie twee olijfbomen staan aan weerszijden van het reservoir.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››És mellette két olajfa: egyik az olajtartó jobb oldalán, a másik pedig annak bal oldalán.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››et il y a près de lui deux oliviers, l`un à la droite du vase, et l`autre à sa gauche.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››in dve oljki zraven njega, ena ob desni strani oljenke in druga ob levi plati njeni.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ja kaksi öljypuuta sen ääressä, toinen öljyastian oikealla, toinen vasemmalla puolella."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››그 등대 곁에 두 감람나무가 있는데 하나는 그 주발 우편에 있고 하나는 그 좌편에 있나이다 하고
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Och två olivträd sträcka sig över den, ett på högra sidan om skålen och ett på vänstra.»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››og to oljetrær står ved siden av den, ett på oljekarets høire side og ett på dets venstre side.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô - li-ve , một cây ở bên hữu cái chậu , và một cái ở bên tả .
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô-li-ve, một cây ở bên hữu cái chậu, và một cái ở bên tả.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Şi lîngă el sînt doi măslini, unul la dreapta vasului, şi altul la stînga lui.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Sobre él hay dos olivos, uno a la derecha del depósito, y otro a su izquierda
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››und zwei Ölbäume dabei, einer zur Rechten der Schale, der andere zur Linken.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››και δυο ελαιαι επανωθεν αυτης, μια εκ δεξιων του δοχειου και μια εξ αριστερων αυτης.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››и две маслины на нем, одна с правой стороны чашечки, другая с левой стороны ее.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››и край него две маслинени дървета, едно отдясно на чашата е едно отляво й.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››ושנים זיתים עליה אחד מימין הגלה ואחד על שמאלה׃
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››وعندها زيتونتان احداهما عن يمين الكوز والاخرى عن يساره.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››旁 邊 有 兩 棵 橄 欖 樹 、 一 棵 在 燈 盞 的 右 邊 、 一 棵 在 燈 盞 的 左 邊
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››旁邊 有 兩 棵 橄欖樹 、 一 棵 在 燈盞 的 右邊 、 一 棵 在 燈盞 的 左邊
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Bánh mì và dầu ô liu có lẽ là đủ.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Du pain complet et de l'huile d'olive devraient suffir.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Hvedebrød og olivenolie skulle gerne være nok
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.통밀빵이랑 올리브기름 정도만 주세요.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Mörkt bröt och oliv olja borde vara nog.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Paine alba si ulei de masline ar trebui sa fie de ajuns.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Pane bianco con olio d'oliva dovrebbe essere sufficiente.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Pšeničný chlieb a olivový olej by mali stačiť.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Roti gandum dan minyak zaitun sudah cukup.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Tarwebrood en olijfolie zou genoeg moeten zijn.