Ana içeriğe geç
Sözlük

zevk ile cümle

zevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gerçekten bundan çok zevk alıyorum.I really enjoy it a lot.
Ben bundan bir süre için zevk aldım.I enjoyed it for a while.
Eğer zevk kısacık ise, çaba da öyledir.If pleasure is fleeting, so is the effort.
Tom dans etmesini izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching Tom dance.
Ben çocuklarımla birlikte olmaktan zevk alıyorum.I enjoy being with my kids.
Uçmaktan hiç zevk almadım.I've never enjoyed flying.
Yaptığım şeyden gerçekten zevk alıyorum.I really enjoy what I do.
Bundan hiç zevk almadım.I didn't enjoy that.
Onu yapmaktan zevk aldım.I enjoyed doing that.
Tom ile takılmaktan zevk alıyorum.I enjoy hanging out with Tom.
Onu yapmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy doing that.
Seninle takılmaktan zevk alıyorum.I enjoy hanging out with you.
İşleri Tom'la yapmaktan zevk alıyorum.I enjoy doing things with Tom.
Böyle şeyler yapmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy doing things like this.
Tom'la takılmaktan zevk aldım.I enjoyed hanging out with Tom.
Oyun çok zevkli.Game is very tasty.
Tom pahalı zevkleri var.Tom has expensive tastes.
Biz orada olmak zevk aldık.We enjoyed being there.
Tom bisiklete binmekten zevk aldı.Tom enjoyed cycling.
Beyzbol izlemesi zevklidir.Baseball is fun to watch.
Bundan zevk alacağız.We'll enjoy this.
Arkanıza yaslanın, rahatlayın ve zevk alın.Sit back, relax and enjoy.
Sadece arkanıza yaslanın, rahatlayın ve zevk alın.Just sit back, relax and enjoy.
İşi zevkle karıştırmam.I don't mix business with pleasure.
Burada vakit geçirmekten zevk alıyorum.I'm enjoying my time here.
Futboldan zevk alıyorum!I get a real kick out of football!
Her dakikasından zevk alıyorum.I'm enjoying every minute of it.
Bu zevk ile acı arasında küçük bir adım.It's a small step between pleasure and pain.
"Teşekkür ederim." "Bu bir zevkti.""Thank you." "It was a pleasure."
Ben zevkle seyrettim.I gloated.
Tom'la birlikte çalışmak bir zevk.Tom is a pleasure to work with.
"Ben Fadıl'ım, tanıştığımıza memnun oldum." "Seninle tanışmak bir zevk, Fadıl.""I'm Fadil, it's nice to meet you." "It's a pleasure to meet you, Fadil."
Seninle takılmaktan gerçekten zevk aldım.I really enjoyed hanging out with you.
Burada olmaktan zevk alacağım.I'm going to enjoy being here.
O, intikamın her anından zevk aldı.He enjoyed each moment of vengeance.
Tom'la çalışmak bir zevkti.It was a pleasure to work with Tom.
Sami ile çalışmak bir zevkti.It was a pleasure to work with Sami.
Mütevazi zevklerim var. Zenginlik ilgimi çekmiyor.I have modest tastes. Wealth does not interest me.
Seninle çalışmak bir zevkti.It was a pleasure working with you.
Boston'daki zamanımdan tamamen zevk aldım.I thoroughly enjoyed my time in Boston.
Daha önceki günlerde seyahat bir zevkti. Şimdi bir endüstri.In earlier days travel was a pleasure. Now it's an industry.
Müzeye yaptığım geziden çok zevk aldım.I enjoyed my trip to the museum very much.
Leyla zevk istiyordu.Layla wanted pleasure.
Bu zevki neye borçluyuz?To what do we owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum?To what do I owe this pleasure?
Tom'un evinin içi zevkle dekore edilmiştir.The interior of Tom's house is decorated tastefully.
Burada bir araba sahibi olmak pahalı bir zevktir.Having a car here is an expensive pleasure.
Bunu yapmaktan zevk aldınız mı?Did you enjoy doing that?
Zamanınızın çoğunu zevk aldığınız bir şeyi yaparak harcamaya çalışmalısınız.You should try spending most of your time doing something you enjoy.
Sence Tom bunu yapmaktan zevk alır mı?Do you think Tom would enjoying doing that?
Filmden gerçekten zevk aldım.I really enjoyed the movie.
Bana işkence etmek onlara zevk verdi.Torturing me gave them pleasure.
Onu yapmaktan neden zevk almadığını Tom'a söyler misin?Would you tell Tom why you don't enjoy doing that?
Tom'un bunu yapmaktan gerçekten zevk almadığını biliyorum.I know Tom didn't really enjoy doing that.
Tom partiden çok zevk alıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to enjoy the party very much.
Tom onu yapmaktan zevk almıyor.Tom enjoys doing that.
Hastanede kalmak çok zevkli değil.A hospital stay isn't very enjoyable.
işte zevk çalışmada mükemmelliği getirir.Pleasure in the job puts perfection in the work.
Onun iyi bir damak zevki var.She has good taste.
O çalıştığında Tatoeba ile çalışmak bir zevktir.It's a pleasure working with Tatoeba when it works.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod