Ana içeriğe geç
Sözlük

zevk ile cümle

zevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Burada olmak gerçekten bir zevk.É um verdadeiro prazer estar aqui.
Burada olmak gerçekten bir zevk.E' un vero piacere essere qui.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Het is een groot genoegen om hier te zijn.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Igazi megtiszteltetés itt lenni.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Jsem rád, že tady můžu být.
Burada olmak gerçekten bir zevk.이 자리에 서게 된 것을 진정한 기쁨으로 생각합니다
Burada olmak gerçekten bir zevk.Mă bucur să fiu aici.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Rất hân hạnh được đến đây.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Saya sangat senang berada di sini
Burada olmak gerçekten bir zevk.To prawdziwa przyjemność znaleźć się tutaj.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Χαίρομαι πολύ που βρίσκομαι εδώ.
Burada olmak gerçekten bir zevk.За мен е удоволствие да съм тук.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Мені надзвичайно приємно тут бути.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Мне доставляет огромное удовольствие быть здесь.
Burada olmak gerçekten bir zevk.זה עונג להיות כאן.
Burada olmak gerçekten bir zevk.أنه لفخر لي أن اكون هنا
Burada olmak gerçekten bir zevk.私が以前
Bu şeyde gezinirken aslında sürekli sözel olan bir olguyu görsel olarak görmek oldukça zevkli.Člověk se cítí dobře, když takhle čte obraz a rozpoznává vizuálně rčení, které bylo vždy určené pro uši.
Bu şeyde gezinirken aslında sürekli sözel olan bir olguyu görsel olarak görmek oldukça zevkli.- Эту картину чрезвычайно приятно рассматривать, узнавая, какую поговорку иллюстрирует та или иная сценка.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Ci sono molte complessità curiose su cui vorrei spendere l'intera serata, ma non lo farò.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Có rất nhiều điều phức tạp nhưng thú vị mà tối muốn dành cả buổi tối cho chúng, nhưng tôi sẽ không như vậy.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Er bestaat een hoop leuke complexiteit waar ik de hele avond aan zou kunnen besteden.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Jest sporo ciekawych złożoności nad którymi chętnie spędziłbym cały wieczór ale tego nie zrobię.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Je tady mnoho legračních složitostí na kterých bych mohl strávit celý večer, ale nebudu.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Je tu veľa vtipných zložitostí, na ktorých by som rád strávil celý večer, ale nestrávim.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.내가 오후 내내 얘기하고 싶은 여러가지 재밌는 복잡한 이론들이 있지만, 그것들에 대해선 얘기하지 않겠다.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Sok szórakoztató összetevője van, amitől most megkímélném önöket.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Есть много интересных сложностей, о которых я мог бы говорить весь вечер, но я не буду.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.Има много забавни сложности, с които бих ви занимавал цяла вечер, но няма да го направя.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.ישנן הרבה מורכבויות כיפיות שהייתי שמח לבלות את כל הערב בדיבור עליהן, אבל לא אעשה זאת.
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.هنالك الكثير من التعقيدات العلميه المرحه اتمنى ان اتحدث عنها طوال هذه الأمسيه لكني لن افعل ذلك
Bütün akşamı ayırmaktan zevk duyacağım ilginç karmaşıklıklar var... ...ama bunu yapmayacağım.喜んで一晩中お話しできますが やめておきます さて太陽光線が粒子に当たっていても 均一には熱されません
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Bahwa keseluruhan dopamine- sistem keinginan mengambil alih dari salah satu sistem kesenangan.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Das gesamte Dopamin-Wollen-System übernimmt und entgleist von allen diesen Vergnügenssystemen.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Dat hele dopaminesysteem van willen krijgt de overhand en koppelt af van elk pleziersysteem.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.El sistema de la dopamina se apodera y descarrila el sistema de placeres.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Întregul sistem de dorinţe al dopaminei preia controlul şi deraiază de la orice sistem de plăceri.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.그 전체의 도파민의 욕구 시스템이 가져가 쾌락 시스템으로부터 빠져나간다는 것입니다.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Przejmuje kontrolę i zupełnie odłącza się od innych układów.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Tức là hệ thống mong muốn của chất dopamine tiếp quản và làm thay đổi cả hệ thống vui vẻ.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Дофамінова система бажання повністю захоплює нас і блокує систему задоволення.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.Она охватывает нас и заглушает любую из систем удовольствия.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.כל מערכת ההשתוקקות מבוססת הדופמין משתלטת ומסיטה אותנו ליתר מערכות העונג שלנו.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.بحيث نظام الحاجة والدوبامين ، يسيطر وينحرف عن أي من أنظمة المتعة.
Bütün dopamin bazlı isteme sistemi kontrolü ele geçiriyor ve zevk sisteminin tamamını raydan çıkarıyor.脳を支配し 快楽のシステムから脱線してしまうのです 1950年代にマズローが考えたのは
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Accetto con piacere questo pasto.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Aceito de bom grado esta refeição.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Es un honor aceptar esta comida.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.-Kiitos kutsusta päivälliselle.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Mange tak.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.-Man tackar.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Przyjmuję posiłek z wdzięcznością.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.-Σας ευχαριστώ για το δείπνο.
-Bu yemeği zevkle kabul ediyorum.- Я с благодарностью приму пищу.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.(118:35) Поставь меня на стезю заповедей Твоих, ибо я возжелал ее.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.Anna minun vaeltaa sinun käskyjesi polkua, sillä sitä minä halajan.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.Conduis-moi dans le sentier de tes commandements! Car je l`aime.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.Daj, abym chodził ścieżką przykazaó twoich, gdyż w tem jest upodobanie moje.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.Daj, aby som išiel chodníkom tvojich prikázaní, lebo v tom mám svoju záľubu.
Buyrukların doğrultusunda yol göster bana, Çünkü yolundan zevk alırım.Daj, da hodim po zapovedi tvojih stezi, ker tá me veseli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod