Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.L'une des plus courantes est la confusion entre bonheur et plasir.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Một trong những nhầm lẫn phổ biến nhất là người ta thường đồng hoá niềm vui với hạnh phúc.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Najczęstszym z nich jest mylenie szczęścia z przyjemnością.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Nejčastěji se zaměňuje štěstí a potěšení.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Salah satu hal yang paling umum, kebahagiaan dan kepuasan.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Uma das mais comuns é a confusão entre felicidade e prazer.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Una delle più diffuse è quella tra felicità e piacere.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Una dintre cele mai des întâlnite este aceea că fericirea înseamnă plăcere.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Yleisimmin sekoitamme onnen ja mielihyvän.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Μία από τις πιο κοινές είναι η ευτυχία και η ευχαρίστηση.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Вот наиболее распространенное из них: счастье и удовольствие.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Едно от най-често срещаните е щастие и удоволствие.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.Одна з найпоширеніших помилок - це те, що ми плутаємо щастя із задоволенням.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.אחד מהשכיחים שבהם הוא אושר ותענוג.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.وأكثرها شيوعاً هو السعادة والنشوة.
Bunlardan en yaygın olanlardan biri mutluluk ve zevktir.この 2つの特徴をよく見てみると
- Bunlar senin hediyen. - Aa, çok zevkliymiţim.Ανάθεμα!
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.A pak jsem si užíval hodně zábavy vytvářením letadel, která by si mohli lidé postavit ve svých garážích.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.A potem zacząłem się bawić w budowanie samolotów, które ludzie mogli sobie złożyć we własnym garażu.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.Aztán olyan repülőgépeket kezdtem tervezni, amiket bárki megépíthetett volna.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.Depois diverti-me imenso a construir aviões que as pessoas pudessem construir nas suas garagens.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.En daarna had ik veel plezier met het bouwen van vliegtuigen die mensen in hun garages konden bouwen.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.E poi cominciai a divertirmi costruendo aeroplani che la gente poteva costruirsi nel proprio garage.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.그 이후 저는 일이 이해가 되었고 사람들 차고에서 만들수 있었던 비행기 제작의 즐거움을 만끽 했습니다.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.Y luego empecé y me divertí mucho construyendo aeronaves que las personas pudiesen construir en sus garajes.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.Και μετά διασκέδασα πολύ κατασκευάζοντας αεροσκάφη όπου οι άνθρωποι μπορούσαν να φτιάξουν στα γκαράζ τους.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.А потім я звик і охоче будував літаки, які люди могли збудувати у власних гаражах.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.И после продължих и се забавлявах много, строейки самолети, които хората могат да сглобят в своите гаражи.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.ואז נהניתי מאוד מלבנות מטוסים שאנשים יכלו לבנות בבית.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.و ثم مضيت قدماً و استمتعت كثيراً ببناء طائرات تلك التي كان باستطاعة العوام بنائها في مرئاب منزلهم.
Bunun ardından insanların kendi garajlarında yapabilecekleri uçaklar yapmaktan büyük zevk aldım.簡単に組み立てられる飛行機も製作しました そしてこれら飛行機のうち約3000機が飛び立ちました
Bunun zevki bizi insansız cehennemlere sürükledi.C'était abominable. Pourtant, nous trouvions de la jouissance dans cette cruauté.
Bunun zevki bizi insansız cehennemlere sürükledi.Экстаз от этого обозначил наше падение в бездну нечеловеческого.
Bu programı izlemek belki o kadar zevkli değil, ama programda ne olacağını tahmin etmek ilginç. -E ciò che fanno in questo Reality Show
Bu programı izlemek belki o kadar zevkli değil, ama programda ne olacağını tahmin etmek ilginç. -Und in diesem Reality-TV Programm... Haben Sie mit mir Geduld bitte.
Bu programı izlemek belki o kadar zevkli değil, ama programda ne olacağını tahmin etmek ilginç. -このプログラムは見ていても 面白くないですが、
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.De verdad disfruté viendo estos proyectos e interactuando con ellos.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Es machte mir also großen Spaß, mir all diese Projekte anzusehen und mit diesen Projekten zu interagieren.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Eu gostei muito de ver estes projetos e de interagir com eles.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Ik heb echt genoten van deze projecten en hun toepassing.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.J'ai vraiment adoré regarder ces projets et interagir avec eux.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.저는 이들 프로젝트를 보기도 하고 또 갖고 놀면서 즐기기도 했습니다.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Mi-a făcut plăcere să văd și să interacționez cu aceste proiecte.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Nagyon élveztem a projektek közötti böngészést, jó volt nézegetni őket.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Naprawdę cieszyłem się, oglądając te projekty i włączając się do nich.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Quindi mi è piaciuto molto vedere e interagire con questi progetti.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Så jeg nød at se på disse projekter og prøve disse projekter interaktivt.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Tôi thật sự rất thích thú khi xem những sản phẩm này và rất là ngưỡng mộ chúng.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Πραγματικά λοιπόν χάρηκα κοιτάζοντας αυτά τα έργα και αλληλεπιδρώντας με αυτά τα έργα.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Мені дуже сподобалось роздивлятись ці роботи та ближче знайомитись з ними.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.Мне очень понравилось смотреть эти работы и взаимодействовать с ними.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.אז אני ממש נהנתי להביט בפרוייקטים האלה ולשחק עם הפרוייקטים האלה.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.سعدت حقا برؤيت كل تلك المشاريع والتفاعل الذي حصل مع تلك المشاريع.
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.我真係好鍾意 睇呢啲作品、同呢啲作品互動
Bu projelere bakmaktan gerçekten çok zevk aldım.見ているうちに これらの作品が 本当に気に入ったので 自分の作品を作る代わりに
Burada bulunmak büyük bir onur. CERN'den Brian Cox'un ardından konuşmak büyük bir zevk.Het is een waar genoegen hier te zijn, een waar genoegen te spreken na
Burada olmak gerçekten bir zevk.C'est un plaisir d"être ici.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Det är ett sant nöje att vara här.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Es ist wirklich ein Vergnügen hier zu sein.
Burada olmak gerçekten bir zevk.Es un verdadero placer estar aquí.