Ana içeriğe geç
Sözlük

zevk ile cümle

zevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kremalı kahve çok pahalı olmayan bir zevktir.Coffee with cream is not a very expensive pleasure.
O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.He takes pleasure from long walks in the woods.
Tom modern sanattan zevk alır.Tom appreciates modern art.
Burada olmak büyük bir zevk.It's a great pleasure to be here.
Bu müzik türü herkesin zevkine uygun değil.This type of music is not to everyone's taste.
Zevk geçmişte ya da gelecekte değil bulunduğumuz andadır.Pleasure is always in the past or in the future, never in the present.
Yağmur olmasaydı yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it wasn't for the rain.
Çinli kadın arkadaşlarımın onları yola getirmemden zevk aldıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Neticede dersten zevk aldım.All in all, I enjoyed the lecture.
Bir yabancı dil öğrenmek gerçekten ilginç ve zevkli.Learning a foreign language is truly interesting and enjoyable.
O, gülmeyi ve hayattan zevk almayı severdi.He loved to laugh and enjoy life.
Onlarla konuşmaktan zevk almaya başladı.He began to enjoy talking to them.
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
Lezzetli yiyecek yemek, hayatın en yoğun ve dokunaklı zevklerinden biridir.The eating of delicious food is one of the most intense and poignant pleasures of life.
Para harca ve hayattan zevk al!Spend money and enjoy life!
O bana bir kravat verdi, zevkimle tamamen eşleşiyordu.She gave me a necktie, which entirely matched my taste.
Kalmaktan zevk aldığınızı umuyoruz.We hope you enjoyed your stay.
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.Tom's taste in music is similar to mine.
Tom'un oturma odası zevkle döşenmiştir.Tom's living room was tastefully furnished.
Tom zevk için tartışan insan türüdür.Tom is the kind of guy that argues for fun.
Tom Mary ile olmaktan zevk alırdı.Tom used to enjoy being with Mary.
Tom ve Mary yağmurda yürümekten zevk almadı.Tom and Mary didn't enjoy walking in the rain.
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
Sizinle konuşmak bir zevkti.It's been a pleasure talking to you.
Tom'un müzikte iyi zevkleri vardır.Tom has good tastes in music.
Bunu zevkle yapacağız.We'll do it with pleasure.
Seyahat hayatın en acı zevklerinden biridir.Travelling is one of the saddest pleasures of life.
Görevlerimi zevkle yerine getireceğim.I will perform my duties with pleasure.
Tehlike maceraya zevk verir.Danger gives relish to adventure.
Size yardımcı olmak için benim için zevktir.It's my pleasure to help you.
Herhangi bir ilerleme yapmadığım için ders çalışmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy studying because I don't make any progress.
Aşktan dolayı katlandığın acı herhangi bir zevkten çok daha tatlıdır.The pain you go through because of love is by far sweeter than any other pleasure.
Aşkın verdiği acı herhangi bir zevkten daha tatlıdır.The pain caused by love is much sweeter than any pleasure.
Tom sanat konusunda çok zevkli.Tom has good taste in art.
Aşkın zevki geçicidir; pişmanlığı sonsuzdur.Love's pleasure is ephemeral; regret eternal.
Eğer yağmur olmasaydı biz bizim yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it hadn't been for the rain.
Benim için bir zevkti.It was my pleasure.
Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.This lonely patient takes pleasure from sewing.
Tom Mary ile Boston'da geçirdiği zamandan zevk aldı.Tom enjoyed the time he spent in Boston with Mary.
Seni görmek her zaman bir zevk.It's always a pleasure to see you.
Senin mektubunu aldım ve onu zevkle okudum.I have received your letter and read it with delight.
Benim kedim onu okşadığımda zevkten mırlar.My cat purrs with pleasure when I pet it.
Bu işi ücretsiz yapıyorum, sadece yapmaktan zevk alıyorum.I do this work for free, simply for the pleasure of doing it.
Seninle yemek bir zevk.Eating with you is a pleasure.
Zevk aldığım için bunu yapıyorum.I do it because I enjoy it.
Ben yemek yaparım, ama çok zevk almadan.I cook, but without much pleasure.
Tom partiden zevk alacağını düşündü.Tom thought he was going to enjoy the party.
Burada olmak bir zevk.It's a pleasure to be here.
Hiçbir şey bana daha büyük bir zevk vermezdi.Nothing would give me greater pleasure.
Ben onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to him.
Onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to her.
Tom'un partiden zevk alacağını sandım.I thought Tom would enjoy the party.
Tom'a ayak uyduramıyorum ama denemek zevkli.I can't keep up with Tom, but it's fun trying.
Akşamdan zevk alıyor musun?Are you enjoying the evening?
O kitabı okumaktan zevk aldın mı?Did you enjoy reading that book?
Doğum gününden zevk aldın mı?Did you enjoy your birthday?
Gününün geri kalanından zevk alacağını umuyorum.I do hope you enjoy the rest of your day.
Bunun her dakikasından zevk aldım.I enjoyed every minute of it.
Bundan zevk aldığını umuyorum.I hope you enjoyed it.
İşinizden çok zevk aldığınızı gördüğüme sevindim.I'm glad to see you enjoy your work so much.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod