Ana içeriğe geç
Sözlük

zevk ile cümle

zevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer bir ünlü dondurma zevki de Spaghettieis adlı üründür.Keunikan es krim spaghetti adalah bentuk es krim yang menyerupai spaghetti.
Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır.Maksudnya kesenangan di sini adalah bukan saja kesenangan ragawi tetapi juga kesenangan rohani.
Aydın kişilerin zevkini gözetmiştir.Ia mendapat pengawasan dari Kacak.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Dari ini, penderita biasanya memperoleh kepuasan seksual.
Ertesi gün tekrar zevkle başka bir av macerası yaşanır.Di keesokan harinya mereka mengadakan jumpa penggemar.
Ancak bazı insanlar hapşırmayı zevkli bulmaktadırlar ve bu tedbirleri uygulamak istemeyebilirler. ^ "Sneeze".Tuy nhiên, một số người lại cảm thấy hắt hơi rất thú vị và không muốn ngăn chặn việc này. ^ “Sneeze”.
Sigara içme alışkanlığı ve köy göletinde balık tutma zevkine sahiptir.Ông ta thích hút thuốc và thích câu cá trong cái ao trong làng.
Garip zevkleri var.Nó có hương vị đặc trưng.
Bozulmuş radyoları tamir etmekten de zevk alırdı.Nó cũng dễ điều chỉnh bước sóng của tia xạ.
Böylece oynayanların daha uzun süre zevk alabilmesi sağlandı.Người chơi được khuyến khích chơi trong một thời gian dài.
İbn Battuta yolculuğuna zevk için devam etti.Ibn Battuta bắt đầu chuyến đi của ông.
Kendimizi deneme açısından zevkli bir maç olacak.Họ có lối chơi đẹp mắt thiên về tấn công.
Peter Pettigrew ise bu olayları izlemekten zevk alırdı.Petrarch ngưỡng mộ chúng ở đó.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Cô vui vẻ đi dạo ngoài đường.
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
Kıta Avrupası'nda çok popüler olan barok tarz, hiçbir zaman İngiliz zevkine dahil olmadı.ヨーロッパ大陸で人気のあったバロック様式は、真にイングランド人の趣味に合わなかった。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.他者を手助けするのが得意である。
Buna göre komedi kişinin zevkine göre değişir.その漫画によって性格が変わる人物。
Charlie Sheen balık tutmaktan ve şiir yazmaktan zevk alır.ピーター・パンが大好きで絵本作家を志望している。
Livia'nın gizli arzularından onu mahrum etmekten zevk alır gibi ona verilen tanrısal onurları da veto etti.彼らの不道徳な行為を止めさせるために、アッラーはロトを預言者として送ったとされる。
Fakat dünya zevklerine düşkün biri (idi).中條 柊哉(なかじょう しゅうや) 本作の主人公。
Aydın kişilerin zevkini gözetmiştir.愚かな人々の快楽のために書かれたものもあろう。
Öyle herkes zevk için ve ticaret için balık avlayamaz.狩りや漁を生業にするのもよくない。
Teiresias: "Erkek bir zevk duyarsa, kadın onun dokuz mislini duyar" diye buyurmuş.テイレシアースは「快感を10倍に分けており、男を1とすれば、女はその9倍快感が大きい」と答えた。
İnsanları korkutmaktan zevk alır.人を怖がらせるのが趣味。
Bu üretim zevk ya da ticari amaçlı olabilir.商業利用や営利目的でも可能である。
O aileler bu işi usanmadan zevkle yaparlar.貝社員たちはこのオチに不満である。
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.お前たちは修行完成者の遺骨の供養にかかずらうな。
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.従来特別仕様だったアクティブフィールドエディションが通常グレードへ昇格。
Savaşmaktan zevk alır.戦いを楽しむ傾向がある。
Spor yapmayı sevmiyor, gazete okumak en büyük zevki.読書が趣味で、新聞を読むのが一番の楽しみ。
Ancak onlar muktedir devlet adamı ya da güçlü bir yönetici olmaktan ziyâde entelektüel zevk düşkünüydüler.しかし2人は有能な政治家や勢力のある支配者であるというよりは、知的な快楽にふける趣味人であった。
Portekiz şehirlerine göre geniş sayılabilecek caddelerinde zevkle gezilebilir.日本でも街中を流れるような都市型河川で手軽に楽しめるとあって、密かな盛り上がりを見せている。
Dorayaki düz zevk.SARAYA ENJOY!
Spears, bu kıyafetleri zevk sahibi bulduğu için kullandığını belirtmiştir.彼らはそれが好きなように見えたため、コスチュームを示しました。
Çeşme, yapıldığı dönemin zevkine uygun olarak bitki motifleriyle bezenmiştir.塔は建造当時の趣味で彩色されている。
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.男は彼女の悲しみと孤独を見抜いて、彼女に煙草を勧める。
Acımasız ve dövüşmekten zevk alır.戦好きでわがまま。
Ertesi gün tekrar zevkle başka bir av macerası yaşanır.前作に続き再び大冒険が展開される。
"Sette beklediğim her an zevksiz!".『7つのたまごをGETしよう!
Sarayı on dokuz başbakan kullandı ve her biri binayı kendi zevkine göre değiştirdi.主屋など8棟の建造物は国の重要文化財、庭園は府指定名勝にそれぞれ指定。
Çünkü Dünyâ zevkleri hoşuna gider.おまえの魅力に世界が魅了される。
Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar.冒険好きで、勝手にひとりきりで遠出して迷子になってしまったこともある。
Çok az öğrenci bu sıkıcı dersten zevk alır.その重低音ボイスに魅了される学生も少なくない。
Maguire'in ölü kurbanlarının fotoğraflarını zevkle çekme gibi bir alışkanlığı vardı.亡き夫に雰囲気が似ているということで、タイラーを気に入っていた。
Mantar toplama da köylüler için zevkli bir uğraştır.藁人形は農民の喜びの象徴である。
Birçok insanın zevk aldığı kış sporlarından bir tanesi kayaktır.多くの人々が楽しむ冬のスポーツといえばスケートだ。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.喜歡幫助別人。
Fakat dünya zevklerine düşkün biri (idi).故属乐安,后世居焉。
Oyuncu sayısı arttıkça oyun zorlaşır ve daha zevkli hâle gelir.(遊戲的難度愈高,出現此內容的機率愈高。
Çünkü Dünyâ zevkleri hoşuna gider.對外面世界很嚮往。
Glauque yaptığı işten çok büyük bir zevk aldı ve kimya mühendisi olmaya karar verdi.他对工作很感兴趣,并决心成为化学工程师。
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)然甚有才幹,堪為委遇,可遷掌吏部』)。
İkisi de aynı müzik türünden zevk almaktaydı.我們都很興奮,我們喜歡這種音樂。
Kendimizi deneme açısından zevkli bir maç olacak.是一個鬥智鬥力的遊戲。
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.在這種戰術下,通常會形成高得分的狀況。
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.他们中的一些人以使动物受苦而感到快乐。
Böylece oyuncu,oyundan daha fazla zevk alabilecek.演员真的能给它增加表演。
Kızlarla uğraşmaktan ve onlarla alay etmekten zevk alır.性格開朗,喜歡和女生搭訕。
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.남들을 도와주는 것을 좋아한다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zevk ile cümle - Sayfa 21 - zevk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App