Ana içeriğe geç
Sözlük

zevk ile cümle

zevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Die Gebäude wurden zumeist in einem historisierend eklektischen Stil gehalten.
Kötülük yapmaktan zevk alır.Es macht Spaß, die Böse zu sein.
O ve halkı ağaçların arasında avlanmak ve yiyip içmekten büyük zevk alıyordu.Er liebte es mit Männern und Frauen zusammenzusitzen, gut zu essen und zu trinken.
Sirk oyunları özellikle de araba yarışları hayatının diğer zevklerinden biriydi.Zirkusspiele waren eine weitere Passion seines Lebens, besonders Wagenrennen.
Bunların sonucu olarak da göz zevkini bozan şeyler ortadan kalkarlardı.Auch waren die Blicke jener gefürchtet, die zu ihrer Hinrichtung geführt wurden.
Bu Zevk Kölelerinin oturuş şeklinden farklıdır (yani nadu).Die Klinge ist je nach Vorliebe des Besitzers verschieden stark gekrümmt (siehe unten).
Bir Zevk Kölesi için ayrıntılı bir eğitimdir.Felices Werk ist ein bedeutender Beitrag zur Aufklärung in der Schweiz.
Bilim adamlarının hesaplamalarına göre, yüksek zevkle yapılmış bu çalgıların üç bin yıl yaşı vardır.Wissenschaftler aus Neuseeland schätzen diese Stücke auf ein Alter von 3.000 Jahren.
Bundan acayip zevk aldım."Mir machte das enormen Spaß."
Çok az öğrenci bu sıkıcı dersten zevk alır.Nur relativ wenige Schüler nutzen diesen Schultyp.
Öyle herkes zevk için ve ticaret için balık avlayamaz.Während des Festes betätigen sich alle Menschen mit Jagen und Fischen.
Her ikisinden de zevk alırlar.Ich bin stolz auf beides.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Sie zog aber ihre Straße fröhlich.
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.Durch diese werden die Tiere zur Paarung angeregt.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Die nächsten zwanzig Jahre Aufenthalt wurden die fruchtbarste und glücklichste Schaffensphase seines Lebens.
Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır.Hier geht es nicht um Religiosität, sondern nur um Spaß und Erfüllung.
Yine de hızlı bir biçimde eski zevklerine döndü.Danach fand er nur schwer wieder zum alten Rhythmus zurück.
Domitian'ın en büyük zevki sanat ve oyunlardı.Donnino große Leidenschaft war jedoch die Kunst und Bildhauerei.
Bu sebeptende onlara türlü cefa çektirmekten pek zevk alırdı.Sie würde ihn gerne groß herausbringen.
Aşk, yaşamanın zevki ve doğa şiirlerinin başlıca konularıdır.Liebe und Tod bilden das elementare Spannungsfeld in der poetischen Auseinandersetzung mit der Natur.
Zevk için ağaç kesmiş.Il abattit l'arbre pour le plaisir.
Kitap okumayı zevkli buluyordu.Elle trouvait du plaisir à lire.
Bize zevkle yardım etti.Elle nous aida avec plaisir.
Seninle konuşmaktan zevk aldım.Quel plaisir de t'avoir parlé.
Umarım şarap senin zevkine göredir.J'espère que le vin est à ton goût.
Bu, çalışmaktan daha zevkli.C'est plus marrant que d'étudier.
Odalar zevkle dekore edildi.Les chambres sont décorées avec goût.
Zevkle okula gidiyorum.Je vais à l'école avec plaisir.
Sizinle konuşmaktan zevk aldım.Quel plaisir de vous avoir parlé.
Dürüst olmak yalan söylemekten daha zevkli.C'est plus agréable d'être honnête que de mentir.
Kıta Avrupası'nda çok popüler olan barok tarz, hiçbir zaman İngiliz zevkine dahil olmadı.Le style baroque, très répandu sur le continent européen, ne fut jamais vraiment au goût de l’Angleterre.
Başkalarına yardım etmekten zevk alır.J'apprécie aider les autres.
Öyle herkes zevk için ve ticaret için balık avlayamaz.Ils ne font l'objet d'aucune pêche, ni sportive ni commerciale.
Operet bestelediğim yıllar hayatımın en zevkli, en neşeli yıllarıdır.Trois mois plus tard, Les Comédiens sont écrits, la plus vive et la plus gaie des comédies de l’époque.
Yüksek ücretler ayyaşlık ve cinsel zevklere düşkünlük gibi durumlara yol açar.Ainsi, on le voit se livrer à l’ivrognerie et aux plaisirs sexuels.
Tina'ya göre markanın genel tarzı, kendisinin ve Beyoncé'nin zevkini yansıtmaktadır.Selon Tina Knowles, le style général de la ligne reflète au mieux le goût et le style de Beyoncé.
Zor, ama bir o kadar da zevkliydi.C'était dur, mais j'y ai pris beaucoup de plaisir également.
Charlie Sheen balık tutmaktan ve şiir yazmaktan zevk alır.Ibrahim Kaypakkaya aimait lire et écrire des poèmes.
Çünkü Dünyâ zevkleri hoşuna gider.Ils adorent le goût de nos océans.
Aralarında İnsanların kısa şakıyan dilleri de olmak üzere pek çok dil öğrenmekten büyük zevk aldılar.Mais il s'est avéré trop difficile pour eux d'apprendre les nombreuses langues et dialectes existants.
Yine de hızlı bir biçimde eski zevklerine döndü.Mais il revient rapidement à son ancienne méthode.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Elle se plaît en particulier sur les bords de route.
Surede cennet zevklerinden bahsedilir.De même, les douleurs de l’enfer et les plaisirs du paradis sont illustrés.
İkisi de aynı müzik türünden zevk almaktaydı.Elles avaient toutes deux les mêmes goûts, aimaient les mêmes personnes.
Buna karşın olta avcılığı için çok zevkli bir balıktır.Il n'en est pas moins un magnifique poisson pour la pêche sportive.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Ceux-ci abritaient généralement une maison bourgeoise attenante.
Bu üretim zevk ya da ticari amaçlı olabilir.Le groupement peut avoir un objet civil ou commercial.
Buna göre komedi kişinin zevkine göre değişir.La conception du personnage tient du comique de contraste.
Garip zevkleri var.Elle donne des goûts terreux.
Bir Zevk Kölesi için ayrıntılı bir eğitimdir.Le discours serait une condamnation passionnée de l'esclavage.
Okumak bana büyük bir zevk verir.La lectura es mi gran placer.
Tom partiden gerçekten zevk aldı.Tom realmente disfrutó la fiesta.
Benim kedim onu okşadığımda zevkten mırlar.Mi gato ronronea de placer cuando lo acaricio.
Dürüst olmak yalan söylemekten daha zevkli.Es más placentero ser honesto que mentir.
Pazar günleri yapmaktan zevk aldığın bir hobin var mı?¿Tienes algún pasatiempo que te guste hacer los domingos?
Nohuad, kırsal köy hayatından zevk alıyordu.Nuhad adoraba la simple vida de la aldea.
Arabacılık mesleğinin zevklerinden ve karısının güzelliğinden bahse koyulur.Él alaba las alegrías de la vida del carretero y la belleza de su esposa.
Les Trains de Plaisir (Zevk trenleri).Los trenes del placer.
Sirk oyunları özellikle de araba yarışları hayatının diğer zevklerinden biriydi.Los juegos del circo romano eran otra de las pasiones de su vida, especialmente las carreras de carros.
Tanım tartışılmasına rağmen, "Pirates With Attitude" gibi bazı gruplar tarafından ise zevkle kabul ediliyor.Aunque el uso de este término es polémico, es aceptada por algunos grupos como los Piratas Con Actitud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod