Kısacası, servet, zenginlik, ihtişam bu caddede toplanıyordu.U tom trenutku, slava i bogatsvo Cida doseže svoj vrhunac.
Zenginlik mal mülk sahibi olmakla ilgili bir şey değildi.Bohatstvo by nám nebolo na nič dobré.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Je božanski varuh Japonske in njenih prebivalcev.
Ulusal zenginlikle birlikte sanayi işçilerinin yaşam düzeyi de yükseldi.Z zaposlitvijo se je dvignil tudi življenjski standard vernikov.
Huzurlu, rahat ve zenginlik dolu yer.Med vadbo se počutimo sproščene in polne energije.
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.V resnici bi morali izkoreniniti oboje, tako razkošje kot revščino.
Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle ilgi çekmektedir.Tam įtakos turėjo gamtinės ir istorinės sąlygos.
Hem fil hem de baobab ağacı ülkenin doğal zenginliklerini ifade etmektedir.Dramblys ir baobabas – šalies gamta.
Ancak aradığı altın ve diğer zenginlikleri bulamadı.Kuid igatsetud rikkust ja õnne ta ei saavuta.
Çünkü bunlar yaşama büyük zenginlik katardı.See pani aluse nende tohutule rikkusele.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Az alázatosságnak bére az Úr félelme, gazdagság és tisztesség és élet.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Frutti dell'umiltà sono il timore di Dio, la ricchezza, l'onore e la vita
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.겸손과 여호와를 경외함의 보응은 재물과 영광과 생명이니라
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Le fruit de l`humilité, de la crainte de l`Éternel, C`est la richesse, la gloire et la vie.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønnen for Ydmyghed og HERRENs Frygt er Rigdom, Ære og Liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønn for saktmodighet og gudsfrykt er rikdom og ære og liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Nöyryyden ja Herran pelon palkka on rikkaus, kunnia ja elämä.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Ödmjukhet har sin lön i HERRENS fruktan, i rikedom, ära och liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Odplatou pokory a bázne Hospodinovej je bohatstvo, sláva a život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.O galardão da humildade e do temor do Senhor é riquezas, e honra e vida.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Orang yang takwa kepada TUHAN dan merendahkan diri, akan bahagia, makmur dan dihormati
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần thưởng của sự khiêm nhượng và sự kính sợ Ðức Giê-hô-va, Ấy là giàu có, sự tôn trọng, và mạng sống.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần_thưởng của sự khiêm_nhượng và sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va , Ấy_là giàu_có , sự tôn_trọng , và mạng sống .
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Plačilo krotkosti in strahu GOSPODOVEGA je bogastvo in čast in življenje.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory a bázně Hospodinovy odplata jest bohatství a sláva i život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory i bojaźni Pańskiej nagrodą jest bogactwo, i sława i żywot.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Răsplata smereniei, a fricii de Domnul, este bogăţia, slava şi viaţa. -
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Riquezas, honra y vida son la remuneración de la humildad y del temor de Jehovah
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Wo man leidet in des HERRN Furcht, da ist Reichtum, Ehre und Leben.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Η αμοιβη της ταπεινωσεως και του φοβου του Κυριου ειναι πλουτος και δοξα και ζωη.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.За смирением следует страх Господень, богатство и слава и жизнь.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Наградата на смирението и на страха от Господа Е богатство, слава и живот.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.עקב ענוה יראת יהוה עשר וכבוד וחיים׃
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.ثواب التواضع ومخافة الرب هو غنى وكرامة وحياة.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬 畏 耶 和 華 心 存 謙 卑 、 就 得 富 有 、 尊 榮 、 生 命 為 賞 賜
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬畏 耶和華 心存謙卑 、 就 得 富有 、 尊榮 、 生命 為賞賜
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."A szó! ez gazdagság ", mondta Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Firman-Ku! itu kekayaan, "kata Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."이럴수가! 그 재물의 "마사 고 말했다.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."La mia parola! che la ricchezza ", ha detto Marta.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Ma parole! c'est la richesse ", a déclaré Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Mein Wort! das ist Reichtum ", sagte Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Meu cuvânt! că bogăţii ", a spus Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Minha palavra! isso é riqueza ", disse Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Mi palabra! eso es riqueza ", dijo Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Mit ord! det er rigdom, "sagde Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Mitt ord! det är rikedom ", säger Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Moja beseda! to je bogastvo, "je dejal Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Moje słowo! to bogactwo, "powiedział Marty.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Oma sana! että rikkaudet ", sanoi Martha.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Từ của tôi! đó là sự giàu có ", Martha cho biết.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Мое слово! это богатство ", сказала Марта.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Моє слово! це багатство ", сказала Марта.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."Моята дума! това е богатството ", каза Марта.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."מילה שלי! זהו עושר, "אמרה מרתה.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."بلدي الكلمة! هذا الغنى "، وقال مارثا.
"Aman Tanrım! Martha bu zenginlikleri bulunuyor "dedi."股関節が世界股関節番目で何かを買うことができる'望んでいる。
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun."Aber siehe, ihr Glück steht nicht in ihren Händen; darum soll der Gottlosen Sinn ferne von mir sein."
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale hľa, ich dobré nie je v ich ruke, a preto je rada bezbožných ďaleko odo mňa.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale oto, dobra ich nie są w rękach ich; przetoż rada niepobożnych daleka jest odemnie.