Ana içeriğe geç
Sözlük

zengin ile cümle

zengin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yöntemle, araştırmalarda taramaların zenginleştirilmesi sağlanmaktadır.Esto permitirá enriquecer las futuras ediciones.
16. ve 17. yy. şehir zenginliğini korudu.En los siglos XVI y XVII la población prosperó.
Reşadiye ilçesi yaylalar yönünden oldukça zengindir.Según las partes conservadas de la misma son bastante robusto.
Zengin bir hayatı var..He tenido una vida muy rica.
Gölevez yaprakları vitamin ve mineraller açısından zengindir.Los Salzgurken son ricos en vitaminas y sales minerales.
Bulabidiği bütün kitapları satın almış ve zengin bir kütüphane oluşturmuştur.Coleccionó volúmenes valiosos, que formaron una maravillosa biblioteca.
Chris zenginlikten vazgeçememektedir.Cuando Chris se niega a cumplir.
Böylece karıkoca o dönemde İngiltere'deki en zengin kişiler arasına girdiler.Acabó convertido en uno de los hombres más ricos de Inglaterra.
Trixie Tang: Zengin bir kız çocuğudur.Está profundamente enamorado de Trixie Tang, una niña muy popular.
Ayrıca zengin mineral su kaynakları da vardır.Existen también fuentes de aguas minerales.
Ben zenginleri sevmiyorum.Non mi piacciono i ricchi.
Zengin olsaydım, ben sana biraz para verirdim.Se fossi stato ricco ti avrei dato dei soldi.
Ben zengin bir adamdım.Ero un uomo ricco.
O zengin bir tüccarın oğluydu.Era il figlio di un ricco mercante.
O, gerçekten zengin olduğunu söyledi.Disse che era veramente ricca.
Makedonların "kökenleri" çeşitli ve zengindir.Le "origini" dei macedoni sono varie e ricche.
Gümüş (Geoffroy): "Babası çok zengindir ve ona her istediğini alır."Geoffroy: "il suo papà è molto ricco e gli compra tutto quello che vuole".
2002 yılında Dünyanın en zengin dördüncü kişisi oldu.Nel 2002 è diventato il quarto uomo politico più ricco del mondo.
Babası zengindir.Suo padre è ricchissimo.
Bireysel düzen geniş bir şekilde çevreye ve ailenin zenginliğine dayanır.La disposizione individuale dipende in gran parte dalla regione e dalla ricchezza della famiglia.
Gerek fakir gerek zengin olsun.Non è possibile che un povero diventi ricco.
Toprak kalitesini zenginleştirmek için verimli toprakların ton ve tonları ithal edildi.Tonnellate e tonnellate di terreno fertile sono state importate per arricchire la qualità del suolo.
Dorothea Brooke — Büyük işler yapmayı hedefleyen akıllı, zengin bir genç kadın.Dorothea Brooke — Una giovane donna benestante e intelligente, che aspira a compiere grandi opere.
Bu sonuç tarihten daha çok folklorun renkli gerçeklerinin zenginliğine bağlanabilir.Questo potrebbe aver portato all'abbondanza di fatti più legati al folklore che alla storia.
1858 yılında Jasło'ya taşınan Łukasiewicz, 1863'de artık oldukça zengin ve etkin biri olmuştu.Nel 1863 Łukasiewicz, che si era trasferito a Jasło nel 1858, era divenuto un uomo ricco.
Yahudiler, Bizans kültürünün zengin sanat formlarını kendi yaşamlarına uyarlamışlardır.Gli ebrei adottarono le ricche forme d'arte della cultura bizantina.
Rostand'a zengin, romantik hayal gücü, Schiller'e de büyük, kahramansı etkisi yüzünden hayranlık besledi.Ammirava Rostand per la sua ricca immaginazione romantica e Schiller per la sua portata grandiosa ed eroica.
Ailesi gayet zengin bir aile idi.La sua era una famiglia molto povera.
Mahallenin en zengin ailesi ise Güzelerdir.La sua famiglia è la più ricca della zona.
Fauna zengin ve çeşitlidir.La flora è ricca e diversificata.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Sua madre, Rivka Gina Daum, proveniva da una ricca famiglia di commercianti di Sopron, in Ungheria.
Onlar, demir açısından Dünyevî bazaltlardan daha zengin ve aynı zamanda daha düşük viskozitelere sahiptirler.Sono più ricchi di ferro dei basalti terrestri e hanno una minore viscosità.
Babası, zengin bir tüccar idi.Suo padre era un ricco commerciante.
Ancak aradığı altın ve diğer zenginlikleri bulamadı.La spedizione non trovò l'oro e gli altri tesori che gli uomini cercavano.
Göl balık bakımından zengindir.Il lago è ricco di pesce.
Kappa Reticuli'nin demir zenginliği -0,1'dir (Güneş'in %79,4'ü).L'abbondanza di ferro di Psi Virginis è circa pari a -0.1 (79.4% rispetto al Sole).
Çok zengindir.È ricco!
Şehir bu dönemde oldukça zengin bir hale geldi.La cittadina in quel periodo era molto ricca.
Ticaret, ikisini de daha zengin yapacaktır.Anzi, tutti e due diventano molto ricchi.
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.È una di quelle persone che, se fossero entrate prima nel cast, avrebbero certamente lasciato il segno.
Sadece zamanın en zenginleri bu pahalı maddeden kayda değer bir miktarda sahip olabilmiştir.Solo gli anziani riescono oggi ad apprezzare pienamente questa forma d'arte così complessa.
Çok zengin bir ailesi vardır ve bu aile Jeffersonian'ın baş sponsorudur.È molto ricco e farà qualunque cosa per la famiglia Thunderman.
Humus bakımından zengin topraklardır.Predilige terreno ricco di humus.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Egli consolidò il potere di Roma e assicurò la ricchezza e la prosperità dello Stato romano.
Bu onu Gürcistan'ın en zengin kişisi yapmaktadır.Questo fa di lui l'uomo più ricco della Georgia.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Conflitti fra ricchi e poveri, adolescenti e genitori, mogli e mariti, insegnanti e studenti.
Öğreti açısından İslam'daki en zengin, sistematik ve felsefî mezhep olarak görülür.Si presenta come la somma più completa e sistematica dell'esoterismo islamico.
Kuşkonmaz en iyi besince zengin, kumlu ve gevşek topraklarda yetişir.Il demonio verrà ricondotto negli abissi, e il Bene trionferà sulla Terra.
Panama mutfağı özgün ve zengin bir mutfaktır.La cucina tipica torinese è una cucina ricca ed elaborata.
Zengin bir kızdır.È una ricca signora.
Şehrin fakir bölgeleri hızla zenginleşti.Altre famiglie sorte dal nulla si arricchirono rapidamente.
İtilmiş ile Kakılmış bu sezonda zengin olmuşlardır ve büyük bir eve taşınmışlardır.In quell'anno i loro resti vennero riesumati e trasferiti a Massa Lubrense.
Birden zengin olurlar.Ben presto divenne molto ricco.
Resmî site Forbes: Dünyanın en zenginleriLista delle persone più ricche del mondo secondo Forbes
Çok zengin bir adamdır."Sono un uomo ridicolo.
Ayrıca metal zenginliği Güneş'le benzerdir.La metallicità delle componenti è simile a quella del Sole.
Nehir bölgede önemli bir doğal varlıktır, sulama ve hidroelektrik yönünden zengindir.Questo fiume è un'importante fonte di acqua potabile, di acqua per irrigazione e di energia idroelettrica.
Erkek kardeşi zengin olmayı başarmıştır.Suo marito diventò ricco velocemente.
Şimdi daha fazla ulusun zenginliği (İngilizce).Meglio di loro solo la nazionale tedesca (medaglia d'oro).
Tütün tohumları yağ bakımından zengindir.I semi di sesamo sono ricchi di olio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod