Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Après la perte des éléphants, Metellus Scipion commence à perdre du terrain.
Kiralık araç plakaları kırmızı zemin üzerine siyah yazıyla yapılırlar.Les plaques d'immatriculation des véhicules de location sont en lettres noires sur fond rouge.
Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür.Les morts ont été enterrés sous les planchers ou dans les décombres comblés de bâtiments abandonnés.
Yüzeyi, sert zemindir, özellikle DecoTurf'tur.La surface utilisée est le dur et plus spécialement le Decoturf II.
Gemi otomatik olarak çalışabilir ya da bağımsız zemin kontrolü bir pilot tarafından yapılabilir.Il vole de façon autonome piloté par un contrôleur au sol.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Les terrains artificiels doivent être de couleur verte.
Zemini dibi, uzak anlamına gelir.Le cri territorial porte loin.
Orada günde 20 saat fabrikada çalışıp aynı fabrikanın zemininde uyuyarak büyüdü.Travaillant 20 heures par jour, il fit preuve d'une grande activité durant cette période de crise.
Mozaikler hem duvar hem de zeminde dikkat çekmektedirler.Les mosaïques recouvrent alors les sols mais aussi les murs.
Mühendisin zemine çakılan gemisi Vickers'i ezer.Le vaisseau des Ingénieurs s'écrase alors au sol, tuant Vickers.
Zemin kat genelde sokak cephesinde kapalı tutulmuştur.En réalité, la porte au bout du couloir est habituellement fermée.
28'i zemin katta, 32'si ise üst katta olmak üzere 60 odaya sahiptir.Il compte 60 salles : 28 au rez-de-chaussée et 32 à l'étage.
Esnaflar üst katta yaşar, zemin katta dükkanlar bulunur.Les magasins sont au rez-de-chaussée et les ateliers à l'étage.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner.C'est pour cela qu'elles plongent elles aussi vers le sol.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.Le tournoi se joue sur dur extérieur.
Tavanları ve zemin kaplamaları ahşaptır.Les planchers et les plafonds sont en bois.
İniş iletkenleri 50 mm2 som bakır ve döşeneceği zeminden 5 cm açıkta olacak şekilde olmalıdır.Il sera nécessaire de les semer dans des boîtes à semis à mi- ombre avec 15 cm de terre au moins en dessous.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Les nids sont bien camouflés et placés de 1,3 à 7,6 mètres du sol.
Bisikletçiler, toprak zeminde bisikletlerini yönlendirirler.Dans ce cas, des cyclistes placent leur vélo en hauteur.
Bu da finans sektörünün batmasına zemin hazırlamıştır.Il révèle l’appétit de la finance pour ce nouveau secteur économique.
Odalar kireçten yapılmış kırmızı veya pembemsi terrazzo zeminlere sahiptir.Les chambres ont des sols en granito rouge ou rosâtre constitué de chaux.
Grebbe Hattında kaybettiği zemini kazanmaya yönelik girişimler de başarısız oldu.Los intentos de ganar el terreno perdido en la línea Grebbe también fracasaron.
Hem mavi hem sarı zemin ikisi de zengin elmas üreticisiydi.La tierra azul y amarilla fueron prolíficas productoras de diamantes.
Gece: Siyah bir zeminde beyaz metin.Queremos Libertad: Una Vida En Los Panteras Negras.
Araç Dünya dışında bir zeminde uzaktan kumanda ile hareket ettirilen ilk robottu.Es el primer robot con control remoto que aterriza en otro planeta.
D’Alembert İlkesi Konunun inşa edildiği zemin D’Alembert ilkesidir.Finalmente sumando las N ecuaciones anteriores se sigue exactamente el principio de D'Alembert.
Yunan tapınağı zeminden üç basamak üstündeydi.La base del edificio griego tenía tres escalones.
Bu dönemde sol öğrenci olaylarına karşı ortak bir zemin oluştu.En este período se vinculó a los movimientos estudiantiles universitarios de izquierda.
Maçlar sert zeminde oynanmaktadır.Se juega en superficie dura.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Las pistas pueden ser de tierra (arena) o de hierba (césped).
Böylelikle zemin kapasitesi 1000'den 38.500'e çıkmıştır..Por lo tanto la capacidad del estadio aumentó de 13 500 a 31 800 asientos.
"MARAŞ KATLİAMI ZEMİNİNDE YABANCILAŞMA".«"La ingrata conducta del pueblo catalán..."».
Merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin katına benzer.Es parecido al primer grado, y representa el camino ascendente por la escalera.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.El torneo se disputa en pista dura cubierta.
Tenis dikdörtgen düz bir zemin üzerinde oynanır.El tenis se juega en una pista rectangular.
Sahınların zemini mermer döşelidir.Las escalinatas exteriores serán de mármol.
Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner.Durante el avance el agua infiltra en el suelo.
Binanın zemin katı süper marketlere kiraya verilmektedir.Esta marca explota supermercados de mediana superficie.
Mermer zeminler güzeldir.I pavimenti di marmo sono belli.
Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.Nella mia nuova casa il salotto è al pianterreno e la camera da letto al primo piano.
Kore’de zemin ısıtması (ondol) yüz yıllardır kullanılıyordu.Il riscaldamento del pavimento (ondol) si usa da secoli in Corea.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Dopo la perdita degli elefanti, Metello Scipione cominciò a perdere terreno.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Il contratto ha forza di legge tra le parti.
Doğuda Tiberius'un kazandığı zemini kaybetti ve fikirlerini papaya empoze etti.Perse i territori ripresi ad est da Tiberio, ed impose le sue visioni anche al papa.
Tipik zemin kuşlarıdır.Si tratta di uccelli tipici delle foreste.
60 konuk odasının on altısı zemin kattadır.Circa sessanta ospiti possono sedersi intorno al tavolo.
Ekim Füzeleri Bunalımına zemin hazırlanmıştır.In ottobre furono rimosse le catapulte per il lancio degli aerei.
Fakat piste iniş sırasında zemine çarparak parçanlandı.Sembra che alla l'atterraggio sia stato morbido.
Zemin katta on dokuz, birinci katta ise on sekiz oda bulunmaktadır.All'interno il palazzo è costituito da nove vani al pianterreno ed otto al primo piano.
Zemin için genellikle kuru otlar tercih edilir fakat iyi dezenfekte edilmeleri gerekmektedir.L'albero si trova generalmente isolato, preferibilmente i suoli secchi.
Bisikletçiler, toprak zeminde bisikletlerini yönlendirirler.I tedeschi cercano in paese delle biciclette.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Il nido è ben nascosto e situato tra gli 1,3 e i 7,6 m di altezza.
Zoe, zemin kaybetmeye başladı.William comincia a perdere peso.
Çeşmenin zemininde bulunan spiral ise ne olursa olsun hayatın devam ettiğini anlatır.Su un ciliegio esterno Comunque vada Terra La tua realtà
Çeşme üzerindeki yapı: Kare bir zeminde kule benzeri bir bina görülmektedir.Il treno è deragliato in quello che sembra essere il sotterraneo di un edificio.
Herhangi bir alanda, rüzgâr arkadan eserse ses zemine doğru yönlenir.Posizionati in modo che la parte posteriore tocchi talvolta il suolo.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Possiede delle scarpe da ginnastica anti-gravità che gli permettono di librarsi sul terreno durante la corsa.
Kilise, dokuz basamaklık bir zemin üstündeydi.Nove noccioli sacri circondavano il pozzo.
Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır.Al di sotto delle squame dissociate si vede chiaramente il colore biancastro della carne sottostante.