Zemin suyla ıslaktı.Пол был мокрым от воды.
Zemin çöktü.Пол рухнул.
Bu zemini süpürmek için, bir süpürge isteyin .Надо попросить веник, чтобы подмести пол.
Bir anlaşma zemini bulunamadı.Не было оснований для соглашения.
Evimin zemini gıcırtılı.В моём доме скрипят полы.
Bu da gelecekte Dünya Azerbaycanlı Gençler Birliği etkin faaliyet göstermesine zemin yaratıyor.Это даёт возможность Всемирному союзу азербайджанской молодёжи работать эффективно.
Dış avlu zemini topraktır.Охота на чужой земле.
Nano anten üç parçadan oluşur: zemin düzlemi, optik rezonans boşluğu ve anten.Наноантенна состоит из трёх основных частей: базовой плоскости, оптического резонатора и собственно антенны.
Bisikletçiler, toprak zeminde bisikletlerini yönlendirirler.Они не помогают велосипедистам, поворачивающим налево.
Zemin hasır veya kilimle kaplıdır.Поверхность их губчатая или кожистая.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Флаг Европы состоит из круга в виде двенадцати жёлто-золотых звёзд на синем фоне.
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.Пушка изображалась стоящей на зелёной земле.
Kellogg'un tarihi zeminini oluşturan da bu harekettir.В основу флага взято историческое формирование Кежемского района.
60 konuk odasının on altısı zemin kattadır.На верхнем этаже оборудуется зал на 60 человек.
Bu mayınlar bazı durumlarda örneğin mayını döşeyecek zemin bulunamadığı durumlarda çok işe yaramaktaydı.Она также позволяла в определённых условиях обнаруживать даже такие небольшие предметы, как, например, мины.
"ZEMİNDE PROBLEM VAR!". gazetegercek.com.«О, счастливчик!» — офисная комедия.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Пищу ищут на поверхности почвы.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"«Кто же защитит отчизну?»
O günden sonra tabut zemin üzerinde tutuldu.После этого яму закидывали землей.
Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Автодорожная сеть была развита, но преобладали грунтовые дороги.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Указано также цвет почвы — зелёный.
Zeminde yaşarlar.Живут в земле.
Grebbe Hattında kaybettiği zemini kazanmaya yönelik girişimler de başarısız oldu.Ещё одна попытка поймать Джерри, который забрался на крышу дома, также не удаётся.
Taş zemine sahip olan bodrum katı servis ve depolama için tasarlanmıştır.Башня имеет три подвальных этажа для целей безопасности и хранения технического обслуживания.
Bitkiler üzerinde yaşasalar da bazen zemin üzerinde ya da taş altlarında da bulunduğu olur.Но также их можно встретить на земле или под камнями.
Filmin ardından "Kaygan Zemin" isimli oyun ortaya çıktı.Позже на основе книги был снят документальный фильм «Потерянный город».
Ayak pençeleri sayesinde zeminde olduğu gibi düz duvarda da koşabilir.Как и другие поползни он умеет бегать вниз по стволу дерева.
Büyük kutularda veya zeminde yetiştirilebilirler.Могут выращиваться, как в открытом грунте, так и в контейнерах.
Stadyumun mevcut yapay zemini, büyük tartışmalara neden oldu ve birçok oyuncudan eleştiri aldı.تسببت الأرضية الاصطناعي لمملعب بجدلا كبير مما أثار انتقادات من العديد من اللاعبين.
Yer sarsıntısı zemin hızlanması ile ölçülür.(هذا التسارع يعادل تسارع جاذبية الأرض ).
Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir.بعد يتعلق بعقار منشأ فوق هذا المكان .
Zeminin sağlam olmadığı o zamandan belliydi.وهى فترة لم تكن آمنة بالنسبة للواحات.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.وغالبًا ما تبحث عن طعامها على الأرض.
Kabukları soyulmuş tomruklar bu taş zemin üzerine dizilir.يمكن أن ترى هذه الصخور الرسوبية تنحني فوق درع.
Bagan'da ortaya çıkan bir diğer Budist tapınak mimari yeniliği altıgen zemin planıdır.آخر الابتكارات المعمارية التي تطورت في باجان هو معبد بوذي بفضل خطة الأرضية على شكل مضلع خماسي.
Yüzeyi, sert zemindir, özellikle DecoTurf'tur.الأرضية ستكون من النوع الصلب, والبتحديد من نوع DecoTurf.
"Nükleer santralin zemini çürük mü?".مثل أرض مدمَّرة إثر كارثة نووية".
Makine saten dikişi sıklıkla taslak yapımında ve zemin kumaşa süsleme eklenmesinde kullanılır.و غالباً ما تستخدم غرزة الأطلس المصنوعة آلياً لتخطيط و أبليكه يزين النسيج الأرضي .
Zemini mermerle döşelidir.فرشت أرضها بالرخام.
Yerleşmenin bulunduğu zemin, akarsu çökellerinden oluşmuştur.الآن حلمه يعود إلى الأراضي التي أوحت بها .
Bölgenin zemini muhtemelen dünya üzerindeki en zorlu şartlara sahip zemin.يمكن أن تعد الصحراء المكان ذو الظروف المناخية الأصعب في العالم.
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.أسلحة معروضة على لوح من الخشب المطلي.
Avlular ise toprak bir zemine sahiptir.فشق الطغاة لهم شقاً في الأرض .
Tekerler zemine temas etmez sadece dingiller üzerinde sürtünerek kayılır.والدائرة لا تجمد الأرض وحسب داخل نفوذها..
Tom, zeminden bir şey aldı.أخذ توم شيئا ما من فوق الأرض.
CosmoCaixa'nın ziyaretçilerini zemin katından 5. katına götüren geniş bir spiral geçit vardır.CosmoCaixa tem uma grande passarela espiral que leva os visitantes do porão para o 5 º andar.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Procuram alimento no solo.
Zemin, sulu bir etki sağlamak için koyu mavi yansıtıcı bir boyayla boyandı.O chão foi pintado com uma tinta reflexiva azul escura para dar um efeito de água.
O günden sonra tabut zemin üzerinde tutuldu.A partir de então, o túmulo permaneceu no chão.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Depois da perda de seus elefantes, Metelo Cipião começou a perder a batalha.
Yüksek zeminden başlayarak, çeşitli kuşatma terasları inşa ettirdi.Começando em terreno elevado,ele construiu uma espécie de plataforma de cerco.
Bayrak kırmızı zemin üzerine oluşmaktadır.Descalço sobre a Terra Vermelha.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.A bandeira europeia consiste num círculo com doze estrelas douradas num fundo azul.
Zeminin ıslanıp çamur olmaması için tedbirler alınmalıdır.Remover excedentes para que não haja aparência de molhado.
Amblemi sarı zemin üzerine siyah bir aslandır.A bandeira consiste em um leão negro rompante em um fundo amarelo.
Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır.Tal técnica tem degradado demasiadamente o solo.
Bu alandaki çalışmaları ziyaretçiler yer seviyesindeki cam zemin üstünden izleyebilirler.Os visitantes podem ver o local do túmulo a partir de um vidro no chão.
Depresyonlar genelde toprak-buz karışımı ile temasta olan zemin seviyelerinin yıkılmasıyla ortaya çıkarlar.Depressões são muitas vezes geradas pelo colapso do nível do solo associados ao derretimento do permafrost.
Yeni çimenli zeminler, Dubai Sports City tarafından geliştirilmektedir.O estádio-sede foi o Stadium Dubai Sports City.
Partinin amblemi de ‘yeşil zemin üzerinde güneş’ oldu.Também organizado pela câmara é o festival "Rock na Vila".