Zemin katta bir espresso ve bistro ve birinci katta bir restoran vardı.Jelenleg a Raiffeisen Bank egyik VII. kerületi fiókja működik a földszinten a régi kávéház helyén.[6]
İki patronunun erken ölümünden dolayı Leibniz’e yeni bir kariyer zemini gerekiyordu.Leibnizin kahden suojelijan kuoltua hänen täytyi löytää uusi pohja uralleen.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Euroopan lippu koostuu kahdentoista keltaisen tähden kehästä sinisellä taustalla.
Orijinalde zemin katta banka ve çalışma ofisleri , üst kat ise banka müdürünün olacak şekildedir.Alun perin pankin eteinen ja toimistot sijaitsivat pohjakerroksessa ja ylempi kerros oli pankinjohtajalle.
Ancak zamanla zemini doldu ve liman kullanılmaz duruma geldi.Mutta ajan kuluessa kanava liettyi ja muuttui läpipääsemättömäksi metsäksi.
Zeminde yaşarlar.Elävät maaperässä.
Havada iyi ve zeminde iyi.Ne ovat melko kuluneita ja sään haalistamia.
Ardından Keamy, asansörle, Ben'in bulunduğu Orkide'nin zemin katına iner.Myöhemmin Keamy menee hissillä Orkidealle puhumaan Benille.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Oikeus perustuu osapuolten väliseen sopimukseen.
Hemen hemen tüm zeminlerde sokak florbolu oynanabilmektedir.Areenassa saa pelata vapaasti melkein mitä tahansa kenttää.
Kuzeydoğu holündeki zeminin büyük bölümü daha antik dönemde ve orta çağda yok olmuştu.Suuri osa teoksesta on kadonnut myöhemmän antiikin tai keskiajan kuluessa.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Paidan väri ei saa olla harmaa.
Bu bayrak kırmızı bir zemin üzerinde sarı renkte bir Davud'un Kalkanı'ndan oluşmaktaydı.Tässä lipussa oli punaisella pohjalla keltainen daavidintähti.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Katujen varsilla on neljässä kerroksessa luentosaleja.
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom imuroi maton sillä aikaa, kun Mary moppasi keittiön lattian.
Zemin ıslak görünüyor.Maa näyttää märältä.
Yapmak zorunda olduğun bütün şey zemini süpürmektir.Sinun ei tarvitse tehdä muuta kuin pyyhkiä lattia.
18 Eylül 1970'te, Londra'daki Semerkand Hoteli'nin zemin katında ölü bulundu.Βρέθηκε νεκρός στις 18 Σεπτεμβρίου 1970 στο ξενοδοχείο "Samarkand" στο Λονδίνο όπου διέμενε.
Zemin katta boydan boya ikişer balkon vardır.Από το πάτωμα μέχρι την οροφή έχει ύψος δύο ορόφων.
Günümüze bu sarayların yalnızca zemini ve temelleri ulaşmıştır.Σήμερα από το κάστρο διασώζονται μόνο τα θεμέλια του και οι υπόγειες στοές.
Bağımsızlığını kazandığı 1964 yılından 1996 yılına kadar bayrak zemini daha koyu bir yeşilden oluşmaktaydı.Πριν το 1996 το πράσινο στη σημαία ήταν λίγο πιο σκούρο.
Gürcü yazıtları, mozaik zemin katında bulundu.Γεωργιανές επιγραφές βρέθηκαν σε ένα μωσαϊκό πάτωμα.
Bonn kentinin flamasında, üst kısımda, gümüş zemin üzerinde siyah haç yer alır.Το έμβλημα της Βόννης έχει στο πάνω μισό, ένα μαύρο σταυρό σε ασημί φόντο.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Από το κέντρο του οικισμού διέρχεται η Εθνική Οδός 8.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Μετά την ήττα των ελεφάντων, ο Μέτελλος Σκιπίωνας άρχισε να υποχωρεί.
Söz konusu bayrakta beyaz zemin üzerine konumlandırılan yeşil daire mevcuttu.Πάνω σε αυτό διακρίνεται ένας γκρι φάρος με πράσινη στέγη.
Dambaş camii meydanında bulunan bir küçük ve 1 zeminli binadır.Είναι ένα μικρό και διακοσμημένο κτίριο στο Faiyum.
Sparafucile Dük'e zemin katta bir yatak odası verir.Ο Σπαραφουτσίλε του παραχωρεί το υπνοδωμάτιο του ισογείου.
Bütün bunlar bazı sosyal karışıklıklara zemin teşkil ediyordu.Τούτο είχε ως αποτέλεσμα την αναταραχή σε διαφορετικά σημεία του κοινωνικού ιστού.
Kuzey-güney yönünde olan stadyumun zemini doğal çimdir.Οι ημίξηρες υψηλές πεδιάδες στη βορειοδυτική γωνία της πολιτείας φιλοξενούν μερικά φυσικά δάση.
Kuru zemin, ot araları, ormanın açık alanlarında koşarken görülebilir.Βαδίζεις σαν να ήσουν μέσα σε ένα δάσος.
"Pvc Zemin Kaplama". (yardım)Το γεγονός αυτό γυρίστηκε για την τηλεοπτική σειρά "Angry Planet". (βοήθεια)
Bayrak beyaz zemin üzerindedir.Η υπόλοιπη σημαία καλύπτεται από ένα λευκό ουρανό.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Den søger desuden føde på land.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Vil nogen forstå min rene hjerte for landet?"
Odanın tavan ve zemini orijinal değildir.Bygningens vinduer er ikke originale.
Yeni tohum ekmeden önce zeminin temizlenmesi gerekmektedir.Det er også helt klart, at sandjorden må tørre ud først.
Askerimiz zemin ile aşağıya iner.Døden går under vores gulve.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flag viser bjørnen på en hvid baggrund med en rød stribe over og under.
Zemin, yıl boyunca karla kaplıdır.Bjergene kan være dækket af sne hele året rundt.
Amblemi sarı zemin üzerine siyah bir aslandır.Det består af en sort ørn på en gul baggrund.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Etter at elefantene var tapt begynte Scipio å tape terreng.
Ancak pampa geyiği kuru zeminli savanaları tercih eder.Den europeiske arten foretrekker sauemøkk.
Amerika Açık, sert zeminde oynanmaktadır.Den lever i åpent og steinet terreng.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Det europeiske flagget er et flagg som består av tolv gylne stjerner i sirkel på blå bakgrunn.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Den nærmeste metrostasjonen er Obrera på linje 8.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flagg viser bjørnen på hvit bakgrunn, med en rød stripe over og under.
Zemin hasır veya kilimle kaplıdır.Overflaten kunne bli jevnet ut med skavjern (skjøve) eller høvel.
Otelin zemin alanı 12.000 m²'dir.Bare hotellets kasino-avdelingen har et areal på 17 000 m².
Kilise, dokuz basamaklık bir zemin üstündeydi.Her ble Central Hotell reist over ni etasjer.
John II Casimir Vasa 1656'da buna zemin hazırlamıştı.John II Casimir Vasa berhasil mendapatkan kembali tanah pada tahun 1656.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic memakai sepatu anti-gravitasi yang memungkinkan dia untuk tidak menggesek tanah saat berjalan.
Böylelikle zemin kapasitesi 1000'den 38.500'e çıkmıştır..Kapasitasnya akan ditambah dari 1.000 menjadi 38.500.
Zoe, zemin kaybetmeye başladı.Penggunaan Pyu mulai menurun.
Zemin üzerinde dört kat var, üç katlı yeraltıdır.Angklung buncis ada yang terdiri dari tiga tabung (nada), ada pula yang terdiri dari empat tabung.
Bir feldispat zemin içerisinde var>% 90 amfibollerden ile kayalar bir lamprofir olabilir.Batuan dengan> 90% amfibol yang memiliki massa dasar felspar mungkin sebuah lamprofir.
Özellikle zeminde ve taş altlarında bulunurlar.Ada juga yang tumbuh di tanah dan bebatuan.
Bu oyun düz zeminde sıkıştırılmış buz üzerinde veya donmuş gölde oynanır.Pertempuran ini dikenal karena berlangsung di atas sebuah danau yang beku.
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.Khi kích thước lớn, nó sẽ rơi xuống mặt đất.
Zeminin eğimli olduğu yerlerde avluya merdivenle çıkılır.Mọi người đang đứng ở dưới sân bắt đầu lên nhà.