Ana içeriğe geç
Sözlük

zemin ile cümle

zemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir.Мабуть тому, що внизу розташована криниця.
Zemini mermerle döşelidir.Підлога була оброблений мармуром.
Sümerlerde halka ait cenazeler, evin zemini altına ya da duvar kalınlığı içine gömülür.Часті поховання під підлогою жител або умуровані у стіни.
Hemen hemen tüm zeminlerde sokak florbolu oynanabilmektedir.У флорбол грають усі види населення.
Hamamın zemininde yer yer mozaik süslemeler görülmektedir.На підлозі видно залишки мозаїки роботи сім'ї Косматі.
Takım hapishane işkollarındayken deponun zeminini kazmaya devam ederler.Щоб ув'язнені не сідали, підлогу постійно поливали водою.
Orijinalde zemin katta banka ve çalışma ofisleri , üst kat ise banka müdürünün olacak şekildedir.Спочатку зала банку та офіси були розташовані на першому поверсі, а верхній поверх був для менеджера банку.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Стовпи повністю знаходяться у ґрунтових водах для запобігання гниттю, що викликається бактеріями.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Прапор Європи складається з 12 золотих зірок, розташованих по колу на синьому фоні.
Binanın zemin katı süper marketlere kiraya verilmektedir.Вони сідають на даху великого супермаркету.
Mermer zeminler güzeldir.Мармурові підлоги гарні.
Dikkatli ol. Zemin kaygan.Будь обережний. Підлога слизька.
Zemin kaygan.Підлога слизька.
Zeminde yaşarlar.Žijí na zemi.
Bu zemin tabanlı dedektörlerin 10 yıl sonra ilk tespitlerini yapmaları umuluyor.Sedlák čertovi slíbil, že za deset let dostane jeho duši.
Duman daha sonra yükseliyor, üstteki odaları ısıtıyor ve zemini haşaratlardan koruyordu.Kouř pak pronikal víceméně domem, ohřívaje tak horní podlaží a chráníc dřevo před napadením škůdců.
Bayrak beyaz zemin üzerindedir.Vlajka má bílý podklad.
Buna ek olarak teori hiçbir sabit geometrik zemin içermez, i.e. zeminden bağımsızdır .Navíc teorie neobsahuje žádné invariantní geometrické pozaďové struktury, tj. je nezávislá na pozadí.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Vlajka Evropské unie je symbolem EU, zobrazuje kruh dvanácti zlatých hvězd na modrém pozadí.
Bugünkü Japonya Bayrağı'na oldukça bezneyen bayrağın bundan tek farkı, zemin renginin yeşil olmasıdır.Současná vlajka je podobná japonské vlajce, avšak místo bílého pozadí má pozadí zelené.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Potravu sbírá na zemi.
Zemini çakıl taşlıdır.Podlaha je kamenná.
Orijinal planda bina, zeminde dükkânlar olmak üzere toplam 6 kattan oluşuyordu.Původně v těchto místech stával hostinec, kolem kterého rostlo šest lip.
Böylelikle zemin kapasitesi 1000'den 38.500'e çıkmıştır..Základní kapacita diváků se tak zvýšila o jeden tisíc na 38 500 osob.
Tropik sularda, zemine kolayca karışarak saklanabilmektedir.Rostliny při přemíře vláhy v půdě snadno zahnívají.
Bayrak kırmızı zemin üzerine oluşmaktadır.Kohout leží na červeném podkladu.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Smlouva ustanovila základní pravidla mezi obchodujícími stranami.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Již v této fázi je třeba znát pozdější využití terénu.
Böylece Hitler'in inanılmaz yükselişine zemin hazırladı.Astfel s-a deschis drumul ascensiunii spre putere al lui Hitler.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Își procură hrana de pe pământ.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Steagul european e format dintr-un cerc de douăsprezece stele aurii pe un fundal albastru.
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.De pe spicul de secară ei cad pe pământ.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.Tatami (畳, Tatami?) este o saltea folosită ca pardoseală în camerele tradiționale japoneze.
Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Rețeaua de drumuri era slab dezvoltată, iar drumurile pavate erau rare.
1990'larda Jiang Zemin, Li Peng ve Zhu Rongji ülkeye önderlik etti.Presedinte Jiang Zemin și premierul Zhu Rongji au condus națiunea în anii ’90.
Saha zemini çimdir.Mijește-n vale iarba...
Zeminde yaşarlar.Vom supraviețui pe Pământ?
Kayalı, zemin irili ufaklı birçok kayadan meydana gelmektedir.Prin gaura pietroasă trece nervul pietros mic.
Ben zemin katta yaşıyorum.Eu locuiesc la parter.
Zemin çok kayalıktı.Pământul era foarte stâncos.
Zemin katta oturuyorum.Stau la parter.
Orijinalde zemin katta banka ve çalışma ofisleri , üst kat ise banka müdürünün olacak şekildedir.Eredetileg a bank nagyterme és irodái voltak a földszinten, és a bankigazgató használta az emeletet.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.A tatami (japánul: 畳) szőnyeg a hagyományos japán stílusú házaknál használt padlóburkolati anyag.
Ardından Keamy, asansörle, Ben'in bulunduğu Orkide'nin zemin katına iner.Ezután, Locke Bennel együtt lifttel lemegy a jóval a föld alatt lévő Orchidea állomásba.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.A táplálékukat a földön keresik.
Tavanları ve zemin kaplamaları ahşaptır.A földszinti és emeleti terek boltozatosak.
Friedrich Hund, 1927'de çift kuyu potansiyelinin zemin durumunu incelediği zaman tünelin ilk farkına varandır.Friedrich Hund említette meg először az alagúthatást 1927-ben.
Aruba bayrağı, Aruba'nın ulusal bayrağı: Zemin açık mavidir.Aruba zászlaja Aruba egyik nemzeti jelképe.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Távol eső fekvése miatt kiválóan alkalmas a nyugodt pihenésre.
Çok göz çekici sütunlu bir zemin uzerinde gelişen süslü bir cephesi vardır.Egy nagyon szép felszíni túra lehet a víznyelő megtekintése.
Buna ek olarak teori hiçbir sabit geometrik zemin içermez, i.e. zeminden bağımsızdır .Ezen felül az elmélet nem tartalmaz semmilyen invariáns geometriai háttérstruktúrát, azaz háttérfüggetlen.
Partinin amblemi, mavi zemin üzerine beyaz bir köprüden oluşmaktaydı.A csapat meze függőlegesen kék-fehér csíkos fölső volt.
Kaygan zeminli yarışlarda ciddi başarılar elde etti.Versmondó versenyeken sok sikert ért el.
Onu bir zemin değil, bir karakter olarak dahil ediyor.Nem egy tárgyként gondol rájuk, hanem barátként.
Her ikisinin bağlantılarında da zemin dipolü olarak da adlandırılan uzun mesafe güç hatları kullanılmıştır.Mindkét helyszín hosszú távvezetékeket használt, és úgynevezett föld dipól antennákat.
Yunan tapınağı zeminden üç basamak üstündeydi.A görög kori épületnek három lépcsőfoka volt.
Zemin ve ana kayalık eşitti.Hegy- és dombvidéki erdeink elegyfái.
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.Ha megtelik, földdel fedi be.
Bu hususta zeminin litolojik özellikleri de önemli bir rol oynar.A talaj nedvességtartalma is fontos szerepet játszik.
Zeminle aynı renkteki takunyaları çıkarması bir saygı ifadesidir.A színezésnél azonos színt kapott csúcsok halmazát színosztálynak neveznek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod