Kırmızı renkli bayrağın zemini dikdörtgendir.O fundo da bandeira retangular é vermelho.
Kort zemini olimpiyat oyunları'nda farklılık göstermektedir.O critério de seleção varia de olimpíada para olimpíada.
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.No período de pseudo-Codino em meados do século XIV, as águias bordadas sobre um fundo vermelho eram padrão.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.O brasão de armas de Saint-Pierre e Miquelon é semelhante à bandeira oficial do território.
Ancak gemi bayrağında beyaz zeminin yanı sıra zeminin üstünde kırmızı bir artı bulunur.De um lado, está a bandeira do Brasil e no outro um ponto vermelho.
Tenis dikdörtgen düz bir zemin üzerinde oynanır.A legenda concorrerá em chapa pura.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Assim, é comum retornar à Preparação dos Dados durante essa fase.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Era um complemento da linha 8 do metro.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Ook in de grond zoeken zij naar voedsel.
Tümülüslerin içindeki oda mezar, ana zemin üzerine inşa edilmiştir.Dali is gebouwd in rechte straten; alles staat haaks op elkaar.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Het is zeker een optie om me daar later voor het leven te vestigen.
Ekim Füzeleri Bunalımına zemin hazırlanmıştır.In oktober werd het fusieplan afgeblazen.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.Het toernooi wordt gespeeld op gravel.
Stadın zemini çimdir. ^De vloer van de wereld was geribbeld….
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.Het wapen ligt op een zon die op een blauw vlak is geplaatst.
Genellikle boş zemin konutlarda görülür rahatsız olunca terkederler.Meestal verdwijnt de angst echter acuut zodra ze het toneel betreden.
Bu hususta zeminin litolojik özellikleri de önemli bir rol oynar.Zoals reeds vermeld speelt ook de omgeving van deze moleculaire groepen een belangrijke rol.
Bu durum bu konseylerin oluşturulmasında zemin hazırlamıştır.Dit werd geregeld door de vorming van het district.
Elçilik girişlerindeki panolarda altın sarısı zemin üzerinde kırmızı ay yıldız vardır.In de armen van de ster ligt een krans van roze rozen.
Bu özellik güneş yelkeni gibi uygulamalara zemin hazırlar.Toch worden dergelijke zonnewijzers gemaakt.
Bazen de toprağa (zemin donmuş ise üzeri kayalarla örtülür) gömülürdü.Hierbij stortte de bodem in een (verwachte) holle ruimte eronder.
Yağ, zemini kayganlaştırdı ve onun aniden düşüşüne neden oldu.De olie maakte de vloer glad en veroorzaakte zijn plotse val.
Ben zemin katta yaşıyorum.Ik woon gelijkvloers.
Zemin katta oturuyorum.Ik woon gelijkvloers.
Dikkatli ol. Zemin kaygan.Wees voorzichtig. De vloer is glad.
Kore’de zemin ısıtması (ondol) yüz yıllardır kullanılıyordu.Od wieków używano w Korei ogrzewanie podłogowe (ondol).
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Oznaczała ona wygaśnięcie dotychczasowego stosunku prawnego między stronami zobowiązania.
Aceleleri olmadığında genellikle sert ya da yumuşak zeminler üzerinde sürünerek ilerler.Kiedy nie trzeba się śpieszyć, zwierzę zwykle pełznie po twardych lub miękkich podłożach.
Sahanın zemininde 2010 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında birçok değişiklik yapıldı.Przed ostatnimi meczami eliminacji do mundialu 2010 doszło do licznych zmian personalnych w kadrze.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Pożywienia szukają na ziemi.
Partinin amblemi de ‘yeşil zemin üzerinde güneş’ oldu.Symbolem jego kampanii był słonecznik na zielonym tle.
Fakat piste iniş sırasında zemine çarparak parçanlandı.W trakcie lądowania podwozie złożyło się.
Mavi zemin içinde ay ve altı yıldızlı şeklindedir.Na błękitnym tle znajduje się półksiężyc i 12 gwiazd.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.Używana przez ludność Saint-Pierre i Miquelon flaga przedstawia złoty okręt na falach morza.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Gniazda są dobrze ukryte, zlokalizowane na wysokości 1,3 do 7,6 metra nad ziemią.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.畳) – tradycyjna mata japońska, używana do pokrywania podłogi.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Rzekli: "Kto zamieszka ziemię ?
1973 - Dünyanın en uzun karayolu tüneli olan Gotthard Zemin Tüneli açıldı.1980 – Otwarto najdłuższy wówczas na świecie Tunel drogowy Świętego Gotarda w Szwajcarii.
Bu yer düzgün ve mümkünse yumuşak zeminli ve genişçe bir alanın ortasında olmalıdır.Najlepiej rośnie na próchnicznej, żyznej i lekko kwaśnej glebie w nasłonecznionym i osłoniętym miejscu.
Kaslı düz ayaklarıyla zemine sürünerek yürürler.Szuka ich grzebiąc nogą w ziemi.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Na końcach jego ramion znajdują się cztery pomieszczenia.
Onun varlığı şiirin varoluşuna zemindir.Głowę jej cechuje obecność szczecinek zaciemieniowych.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.Den lokala flaggan för Saint-Pierre och Miquelon utgörs av ett blått fält med ett gult seglande skepp.
Başka bir set, arka planın özel bir zemin ile değiştirilmesini sağlar.Tanken var tydligen att ersätta statyn med någon annan staty.
Logosu bir sarı üçgen içinde kırmızı zemin ters sarı üçgen içine kırmızı üçgen vardır.Under den gula triangeln finns en mindre, röd triangel.
Fakat ıslak zeminde iş yapılmamalıdır.Men den trivs inte så bra på våt mark.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Boet är väl dolt och placeras mellan 1,3 och 7,6 meter över marken.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic bär antigravitationssneakers som gör att han kan sväva över marken när han springer.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Vilka har råd att bo där?".
Tenis müsabakaları, olimpiyat oyunlarında genel olarak sert zeminde oynanmaktadır.Fortfarande används träracketar i exempelvis real tennis.
O sırada Vanita'nın altındaki zemin göçer.Den frånger sig då doften av vanilj.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Terrängen runt Mesa El Descanso är lite kuperad.
İç kısımda mavi zemin üzerine çapraz bir şekilde konumlandırılmış altın sarısı balta ve çapa bulunmaktadır.I det fallet är dock det gyllene griphuvudet placerat på blå botten..
Şarkının sözlerinde, Perry'nin intihar düşünceleri olduğu ve bir banyonun zemininde uzandığı anlatılır.Singeln innehöll låtarna What's in your mouth och Get out of the bathroom.
Kullanım yerleri futbol sahaları, Rugby, American Football ve beyzbol zeminleridir.Här finns banor för fotboll, amerikansk fotboll, baseboll och softboll.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Шукають їжу на землі.
Zoe, zemin kaybetmeye başladı.Надалі Візантія стала втрачати землі.
Gürcü yazıtları, mozaik zemin katında bulundu.Грузинські написи були знайдені на мозаїчній підлозі.
Tipik zemin kuşlarıdır.Типово наземні птахи.
Narteks zemininde mezarlar mevcuttur.На могилі Нарциса виросли квіти (нарциси).