Ana içeriğe geç
Sözlük

zekice ile cümle

zekice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Așa trebuie să fie viitorul și punând asta în domeniul public e o mișcare inteligentă.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.C'est ce que l'avenir se doit d'être, et le mettre dans le domaine public est intelligent.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Đó là điều mà tương lai phải diễn ra, và đặt nó vào domain công là thông minh.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.É isto que o futuro tem de ser, e pô-lo na praça pública é inteligente.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.이것이 우리의 미래이어야 합니다. 정보를 공개한 것은 현명한 일입니다.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Przyszłość musi tak wyglądać. Publiczne udostępnianie danych jest bardzo sprytnym posunięciem.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Questo è come deve essere il futuro e renderlo di pubblico dominio è intelligente.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.So muss die Zukunft aussehen, und dies öffentlich zu machen ist clever.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Takto musí budoucnost vypadat a ukláat to na veřejné domény je chytré.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Y hacerlo público es algo inteligente.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Zo moet de toekomst er uitzien, en dit publiekelijk bekend maken is slim.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Вот каким должно быть будущее, так что выкладывать это все в открытый доступ - это очень умно.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.Така трябва да изглежда бъдещето, и поставянето в публичното пространство е нещо умно.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.כך צריך להיראות העתיד, וזה מחוכם, להציב את זה לרשות הציבור.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.هذا هو ما يجب أن يكون عليه المستقبل، ووضع هذا على النطاق العام هو أمر ذكي.
Geleceğin şöyle olması lazım, veriyi halka açmaları da çok zekice.彼らがこの成果を 公共財産にしたのは素晴らしいですね マースは 情報提供会社ではなく チョコレート会社になりたいんです
-Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar. Son mektup da uğursuzluk getirir.Kita berangkat.
-Hayır, zekice.- Não, é inteIigente.
-Hayır, zekice.-No, es muy inteligente.
-Hayır, zekice.-Nu, este înţelepciune.
-Hayır, zekice.- Prefíkané.
-Hayır, zekice.To je pametno.
-Hayır, zekice.-Οχι, είναι έξυπνο.
-Hayır, zekice.-Не, това е умно.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves adalah seorang pria agak tinggi, dengan salah satu dari mereka, wajah gelap cerdas.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves är ett GANSKA LÅNG man, med en av de mörka, kloka ansikten.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves egy jó magas ember, egy ilyen sötét, ravasz arcot.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves er en tallish mand, med en af disse mørke, snu ansigter.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves este un om tallish, cu unul dintre aceste chipuri întunecate, perspicace.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves est un homme tallish, avec un de ces sombres visages astucieux.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves è un uomo piuttosto alto, con una di quelle scure, visi scaltro.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves is een vrij lang man, met een van die donkere, slimme gezichten.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves ist ein ziemlich groß Mann, mit einem jener dunklen, kluge Gesichter.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves jest tallish człowieka, z jednym z tych ciemnych, twarzy przebiegły.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves je tallish človek, z eno od teh temnih, Iznajdljivi obraze.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves je tallish muža, s jedným z tých tmavých, chytré tváre.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves je tallish muže, s jedním z těch tmavých, chytré tváře.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves 그 어두운, 불길한 얼굴 중 하나, 좀 큰 사람이다.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves là một người đàn ông hơi cao, với một trong bóng tối, khuôn mặt thông minh.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves on pitkähkö mies, kuin jokin tumma, ovelat kasvot.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves είναι ψηλούτσικος άνθρωπος, με ένα από εκείνα τα σκοτεινά, πονηρός αντιμετωπίζει.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves е високичък човек, с един от онези мрачни, хитър лица.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Дживс є досить високий чоловік з одним з тих темних, проникливий особи.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Дживс является довольно высокий человек с одним из тех темных, проницательный лица.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.جيفيس هو رجل طويل الى حد ما ، مع واحد من تلك الوجوه ، والظلام داهية.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.彼の目は純粋な知性の光で光る。
Kan grubunu botlarına yapıştırıyor. -Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice.أنت لن تحتاج ذلك، يا رجل. نحن لن نبتعد كثيرا.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Ale jednoczące.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Ce n'est certainement ni habile ni original. Mais c'est une action collective et solidaire.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Ciertamente, no es inteligente, ni es original. Pero sí nos une y es inclusivo.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Dar e o acţiune colectivă şi incluzivă.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Es ist nicht raffiniert oder originell. Aber es ist freiwillig und gemeinschaftlich.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Ez biztos nem valami nagy okosság, és nem eredeti. De összefüggő és befogadó.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Het is niet slim en niet origineel. Maar het hangt samen en het is inclusief.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.분명히 영리하거나 원천적인 방법도 아닙니다. 하지만 다같이 함께했고, 폭넓게 적용했습니다.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Não é certamente original nem muito inteligente. Mas é agregador e é inclusivo.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Non è assolutamente brillante, e non è originale. Ma è un'azione collettiva e solidale.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Rozhodně to není přemoudřelé ani originální. Ale je to propojené a nikoho to nevylučuje.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Určite to nie je chytré a ani originálne. Je to však spoločné a nikoho nevyčleňujeme.
Kesinlikle çok zekice değil ve orijinal değil ama birleştirici ve kapsayıcı.Zagotovo ni niti posebno bistro, niti originalno. A združuje in vključuje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod