Ana içeriğe geç
Sözlük

zehirli ile cümle

zehirli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.Sifonoforele își prind prada cu momeală toxică.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.Và siphonophores loài bắt các con mồi bằng những mồi câu độc hại.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.Y los sifonóforos atrapan a sus presas con señuelos tóxicos.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.Και τα σιφωνοφόρα πιάνουν το θήραμά τους με τοξικά δολώματα.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.И сифонофоры, которые ловят добычу токсичными приманками.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.וסיפונופורים שתופסים את הטרף בעזרת פתיונות דיג רעילים.
Ve avlarını zehirli tuzaklarla yakalayan deniz çok hücrelileri.والسيفونوفورفات التي تمسك بفريستها عبر سحرها السام
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.Astfel, în timp ce vă vorbesc, locul pe care staţi emite acum nişte gaze invizibile şi inodore.
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.제가 이렇게 말하고 있는 중에도 여러분이 앉아 계신 좌석은 무색무취의 독가스를 방출하는 중입니다. 안타깝군요.
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.И така, докато ви говоря, в момента седалката, на която седите, излъчва невидим токсичен газ без мирис.
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.Прямо сейчас, во время этой лекции, ваши кресла выделяют невидимые, но токсичные испарения без запаха.
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.אז בזמן שאני מדבר אליכם הכסא שאתם יושבים עליו פולט גזים רעילים, בלתי נראים וללא ריח. אני מצטער
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.إذن بينما أتحدث إليكم الأن، المقعد الذي تجلسون عليه يبعث بعض الغازات السامه عديمه اللون والرائحه. أعتذر لهذا.
Ve ben sizinle konuşurken, şu an oturduğunuz sandalye bazı şeyler yayıyor görünmez ve kokusuz zehirli gaz.皆さんが今座っている椅子も 見えない無臭の有害ガスを放出しています イヤですね 皆さん ホルムアルデヒドを吸っているわけです
Ve bunu tekrarlıyoruz. Aynı şeyi bu sefer zehirli düşüncelerle yapıyoruz.В настоящее время мы делаем то же самое, на этот раз с токсичными идеями.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Dan versi lain dari hal ini adalah apa yang sering disebut gelombang merah atau perkembangan ganggang beracun.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.En een andere versie van dit soort zaken is wat vaak "rood getij" of giftige algenbloei wordt genoemd.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Innym przykładem jest zjawisko nazywane "czerwonymi przypływami" lub zakwitem alg.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.이런거와 비슷한 다른 형태는 적조 또는 톡식 블룸이라고 자주 불리는 것입니다.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Monesti tällaista ilmiötä kutsutaan levä- tai myrkkykukinnoksi.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Și o altă versiune la asta sunt mareele roșii, întîlnite des și sub numele de eflorescențe toxice.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Un'altra versione di questo problema sono quelle che chiamiamo "maree rosse" o "fioriture tossiche".
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Une autre version de ceci est ce qu'on appelle souvent les marées rouges ou les efflorescences toxiques.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Và phiên bản khác của loại này là cái thường được gọi là thủy triều đỏ hay hoa độc.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Y otra versión de esto es lo que se llama mareas rojas o flora tóxica.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.А друга версия на този тип неща е онова, което често се наричат червени приливи или токсични цъфтежи.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.Еще одна разновидность загрязнения называется "красный прилив" или "ядовитый цвет".
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.וגירסה אחרת של הדבר הזה היא מה שקרוי גאות אדומה של תפרחות ארסיות.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.ونسخة أخرى من هذا النوع هو مايطلق عليه المد الأحمر أو الزهرة السامة
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.赤潮 もしくは アオコとよばれるものがあります 左の写真に衝撃的を受けました
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.그때 거의 2만마리에 달하는 펭귄이 독성 오일에 범벅이가 됐지요
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Bald waren fast 20.000 Pinguine mit diesem giftigen Öl überzogen.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Bardzo szybko prawie 20 tys. ptaków uległo zanieczyszczeniu toksycznym paliwem.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Dan dengan cepat, hampir 20.000 penguin terlumuri minyak beracun ini.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.E di lì a poco quasi 20.000 pinguini entrarono in contatto con il petrolio tossico.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.És nem sokára 20.000 pingvin fuldokolt a mérgező olajban.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Et rapidement, presque 20 000 pingouins ont été couvert de ce pétrole toxique.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.In de kortste tijd waren bijna 20.000 pinguïns bedekt met deze giftige olie.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.In kmalu je bilo skoraj 20.000 pingvinov prekritih s strupeno nafto.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Netrvalo dlouho a na 20 tisíc tučnáků pokryla tato jedovatá ropa.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Rapidamente, perto de 20 000 pinguins ficaram cobertos com petróleo tóxico.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Şi în curând, aproape 20.000 pinguini erau acoperiţi cu acest ţiţei toxic.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Và chẳng bao lâu, gần 20.000 con chim cánh cụt đã bị bao phủ bởi thứ dầu độc hại này.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Y, pronto, cerca de 20 000 pingüinos estaban cubiertos con este aceite tóxico.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Zakrátko bolo takmer 20 000 tučniakov pokrytých toxickou ropou.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Και σύντομα, περίπου 20.000 πιγκουίνοι καλύφθηκαν με αυτό το τοξικό πετρέλαιο.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.Вскоре около 20 000 пингвинов были покрыты токсичной нефтью.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.И скоро след това, почти 20 000 пингвини бяха покрити с токсичен нефт.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.І ось, близько 20,000 пінгвінів покрились цією токсичною нафтою.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.שבאותו זמן, היה זן בסכנת הכחדה. ומייד, כמעט 20000 פינגווינים היו מכוסים בנפט רעיל.
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.وبعدها بقليل غرق حوالي 20،000 بطريق تحت النفط السام
Ve çok geçmeden 20.000 penguen bu zehirli petrol ile kaplanmıştı.有毒な油にまみれていました 地元の海鳥レスキューセンターSANCCOBは
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.Aerul le face rău, hrana pe care o obținem pe solul contaminat îi otrăvește.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.Där luften skadar dem och maten som odlats på den förorenade marken förgiftar dem.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.De lucht is schadelijk, en het voedsel dat geteeld wordt op vervuilde grond, vergiftigt hen.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.És a levegő is szennyezett és az étel, amelyet a szennyezett földön termesztenek ugyanúgy méreggé válik.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.Ilmakin on siellä haitallista, ja ruoka on kasvatettu saastuneessa maaperässä, myrkyttäen heidät.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.In cui l'aria li danneggia e il cibo coltivato in una terra contaminata li avvelena.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.공기가 건강을 해치고, 오염된 땅에서 자란 음식들로 그들을 병들게 만드는 곳에 말입니다.
Ve hava onlara zarar veriyor, kirlenmiş arazide yetişmiş besin onları zehirliyor.O ar está a prejudicá-los, a comida plantada em terras contaminadas está a envenená-los.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod