Ana içeriğe geç
Sözlük

zehir ile cümle

zehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Taipan, elapidae ailesinden büyük, hızlı ve oldukça zehirli bir Avustralya yılanıdır.Taipans are large, fast, extremely venomous Australasian snakes.
Okyanus dibindeki ve Antarktika'daki salamura havuzlar deniz canlıları için zehirli olabilmektedir.Deep sea and Antarctic brine pools can be toxic to marine animals.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.A large number of toxic plants may also cause symptoms.
Yavru olanları bile yetişkin bir insanı devirecek kadar zehir taşır.It is said that even one of the feathers has enough poison to kill an adult human.
Kleopatra ise kendisini zehirli bir yılana sokturttu.Eurydice trod on a poisonous serpent and died.
Bu familyadaki bütün türler zehirlidir.All parts of the plant are poisonous.
Tüm ahtapotlar zehirlidir ama yalnızca mavi halkalı ahtapotlar insan için ölümcül zehir taşırlar.All octopuses are venomous, but only the blue-ringed octopuses are known to be deadly to humans.
Mantar zehirlenmesi ^ Staude F. (1857).Kelaart, E.F. (1857).
Bütün zehirli sürüngen türlerini ve birçok zehirsiz türü kapsamaktadır.It encompasses all venomous reptile species, as well as numerous related non-venomous species.
Tremor Amonyak zehirlenmesinin belirtileri arasında da vardır.They also found indications of ammonia hydrate.
Gerçek ölüm nedeni bakır zehirlenmesidir.The official cause of death was multiple-drug intoxication.
Artemis ve Leto zehirli bir akrebi Orion'un hakkından gelmesi için gönderir.Artemis and her mother Leto sent a scorpion to deal with Orion.
J-Cub'ın içkisine zehiri sen mi koydun?Are you the one who poisoned J-Cub's drink at our party?
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.I know you didn't poison your roommate.
Romano ve J-Cub J-Cub zehirlenmeden önceki gece büyük bir kavga etmişler.Well, Romano and J-Cub had a huge fight the night before J-Cub was poisoned.
O yüzden, bilmiyorum ama, J-Cub'ın içkisine zehiri koyan kişi o olamaz.So I guess he, I don't know, he couldn't have been the person who put the poison and J-Cub's drink.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.There is as much secrecy about the cooking as if he had a design to poison you.
Neye mal olacağı umrumda değil! siparişi yetiştirin! "Modayı Detoksla" Zehirsiz bir moda istiyoruz.I don't care what it takes deliver the order!
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et."If it's too big or too toxic for a landfill, deep six it!"
Jilet gibi keskin, zehirli dikenlerle kaplı... arkadaşlarınız olduğunu düşünsenize.Imagine trying to make friends covered with razor-sharp poisonous barbs.
Eğer bombayı elinden çıkarmaya çalışırsan, bu zehir kanına enjekte edilecek.Try to remove it from your hand, it activates.
anında kanına zehir enjekte ediyor ve ölüyorsun.Trying to cut off your hand and stop blood flow from it will trigger it.
J-Cub'ı sen mi zehirledin?Did you poison Jcub?
O halde Jcub'ı sen zehirlemedin mi?So, you didn't poison Jcub?
Bence Jcub'ı o zehirlemedi.I don't think he poisoned Jcub.
Yani daha nasıl zehirlendiğini bile bilmiyoruz.I mean, we don't even know how he was poisoned.
Birincisi oksijendir -- oksijen zehirlenmesi. Hepimiz şu şarkıyı biliriz:The first limitation is the oxygen -- oxygen toxicity.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.He had an oxygen toxicity seizure and he drowned.
Yani onlar da zehirli ya da yada daha düşük bir seviyede kullanılması gerekenlerdir.So they are either poisonous or really should be used at less of a level than random.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.And Judy saw her landscape being destroyed and her water poisoned.
Bunu yapmak için de, öncelikle size vücudumuzdaki çevreyi kirleten zehirlerden bahsedeceğim.And to do that, I'd like to talk first about environmental toxins in our bodies.
Ve üçüncü olarak da, vücudumuz çevresel zehirler için filtre ve depo görevi görüyor.And third, our bodies are filters and storehouses for environmental toxins.
Peki biz öldüğümüzde bu zehirlere ne oluyor?So what happens to all these toxins when we die?
Bunlar bir şekilde zehir döngüsüne devam etmek üzere çevreye dönüyorlar.They return to the environment in one way or another, continuing the cycle of toxicity.
Naaşınız yakıldığında, tüm bu bahsettiğim zehirli maddeler atmosfere bırakılırlar.If you're cremated, all those toxins I mentioned are released into the atmosphere.
*...birini iyi edecek ţeyin, diđerinin kadehine zehir olmasýdýr."*It is the fact that something which will cure someone is being the other one's poison in his glass.
*"Asýl çaresizlik, verdiđin seçimin zehirli meyvesidir."*Desperation is a poisonous fruit of that choice
Zehirli dumanlar yüzünden gaz maskesi takmak zorunda kaldım.I had to wear a gas mask because of the toxic fumes --
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(CYANlDE POlSON) Most human beings are speciesists.
Bu kadınlarda zehirli anne sütü bulunmaktadır.These women have toxic breast milk.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.These same infections create harmful algal blooms.
Partideki birisi yemeğe ya da içkiye zehir katmış olmalı.Somebody had to have poisoned either the food or the drinks at the party.
Görünüşe göre ev arkadaşını partimizde birisi zehirlemiş.Well yah. Apparently somebody poisoned him at our party.
O halde çıplak ayıcığı sen zehirledin?!So you poisoned the naked bear cup?!
Zehirli atıkların biriktiği bir yeri arındırmak mı olur?Would it be to clean up a toxic waste site?
Zhusha çetesinin başı zehirlenerek öldürüldü.On that night, in a dense forest, head of Zhusha gang was poisoned to death.
"Büyülü Su" tarafından zehirlendikleri söylenir.It's said they were poisoned by "Magic Water"
Beni zehirlemek istemesini önemsemiyorum, ama sen. beni zehirlemek ?I don't worry he wants to poison me, but you.
Büyülü suyu çaldım ve babanı öldüren 3 kişiyi zehirledik.I stole the Magic Water and let you poison the three, who killed your father.
Muhtemelen kendini gazla zehirleyerek intihar etmiş.Probably charcoal-burning suicide.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar.And another version of this sort of thing is what is often called red tides or toxic blooms.
Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.There's no vacuums. There's no big furnaces. There's no poison.
Bu proses çok miktarda su gerektirir bu su sonra zehirli atık göletlerine pompalanır.The process requires a huge amount of water, which is then pumped into massive toxic tailing ponds.
İnsanların kötü aktifler, zehirli aktifler derken kastettikleri bu gruptaki CDO'lar. -So this is the stuff that's probably sitting on a lot of these investment bank balance sheets.
Pekala, J-Cub'ın bizim partimizde zehirlendiğini biliyoruz.Okay, we know that J-Cub was poisoned at our party.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.I had the pleasure of being close to this large king cobra who had caught a venomous pit viper.
Ne zaman bir çukur engerek yese, ufak çaplı bir zehir alejisine tutuluyor.Whenever he eats the pit viper he gets this little venom rush.
Gemideki bir çok yetişkin gibi, annem de yanında küçük bir şişe zehir taşırdı.Like most adults on the boat, my mother carried a small bottle of poison.
Zehirlendi, fazla uzağa gidemez.He has been poisoned and won't go far.
Sen bunu zehirlemedin değil mi?You did not poison this did you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zehir ile cümle - Sayfa 7 - zehir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App