Cıva buharı çok zehirlidir.Mėlynoji kurpelė labai nuodinga.
Zehirli olması nedeniyle ilaç olarak kullanılamaz.Nuodingi, todėl medicinoje nenaudojami.
Çok zehirli olup ölümcüldür.Nevalgoma, mirtinai nuodinga.
Eti lezzetsiz ve zehirli olup tüketilmez.Nevalgomas ar net nuodingas.
Koni salyangozu zehirli bir canlıdır.Koniinas – vienas iš nuodingų alkaloidų.
İki tane zehir dişleri vardır.Nutrija turi 20 dantų.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.Toksinams priklauso nuodingiausios žinomos medžiagos.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australijoje yra daugiau nuodingųjų nei nenuodingųjų gyvačių rūšių.
Avrupa'daki zehirli ısırılmaların neredeyse tamamı engerek kaynaklıdır.Nuo išsiveržimo mirė apsinuodije dujomis tūkstančiai Europos gyventuojų.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Apsinuodijimas šiais grybais gali būti mirtinas.
Çünkü zehir, kalp kasına da etki eder.Preparatas pasižymi širdį apsaugančiu poveikiu.
Bazı kelebekler zehirlidir.Gyvatės šiek tiek nuodingos.
Güçlü zehire sahip örümcekler en soğuk kesimler dışında bütün dünyada bulunurlar.Lisu drabužiai vieni spalvingiausių visame pasaulyje.
Sümüğü zehirlidir.Mirtinai nuodinga.
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.Iš luisenjų perėmė haliucinogeninio gėrimo apeiginį vartojimą.
Zehirli, tahriş edici bitkilerdir.Apyretis, nuodingas augalas.
55 yılında bir başkasını zehirlemekten mahkûm olmuştur.1955 m. paleistas kaip antros grupės invalidas.
Zehirine karşı henüz yetkin bir ilaç geliştirilememiştir.Lisaks pole veel väljatöötatud efektiivset ravi nende mürgistuse vastu.
Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur.Liiga suurete koguste tarvitamisel tekitab mürgitust.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.Need looduslikud toksiinid on ühed kõige mürgisemad teadaolevad ühendid.
Çünkü zehir, kalp kasına da etki eder.Tromb võib asuda ka südameõõnes.
Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.Mürkseente söömine võib inimesel põhjustada mürgistust või isegi surma.
Sternbergia türlerine ait soğanlar insanlar için zehirlidir.Berülliumi lahustuvad ühendid on inimestele mürgised.
Âcil ambülans servisiyle (112) veya zehirlenme merkeziyle temas kurun.Püüa võimalikult kiiresti kontakteeruda perearstiga ja/või helista hädaabinumbrile 112.
Bazı türleri zehirlidir.Üksikud on koguni mürgised.
Max hapisten çıktıktan sonra de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür.Pärast tema surma sai Riigikogusse Johannes Mürk.
Bazı yiyecekler grup olarak kuşlar ve papağanlar için zehirlidir.Viljad on toiduks mitmetele lindudele ja loomadele, näiteks papagoidele ja ahvidele.
Örümcek ısırığı ilk önce acı verir ve birkaç saat içerisinde zehir yayılır.Mürgistusnähud ilmnevad paari tunni jooksul ja algavad tugeva oksendamisega, millele järgnevad valud maos.
Haiti yılandişi, çok az zehirli memeliden biridir.Haiiti pilukoonu on üks vähestest mürgistest imetajatest.
Cinse ait türler çok zehirli olup insan ölümlerine sebep olmaktadır.Mõned Aafrikas levinud liigid on põhjustanud ka inimeste mürgistusi ja surma.
Ardından bu alan havalandırılır ve zehirli fumigant gazların uzaklaştırılması sağlanır.Seejärel ta käivitab auto ning mürgised gaasid lämmatavad ta.
Derisindeki zehir 30.000 fare ya da 150 insanı öldürebilecek güçtedir.Ühe hammustusega eralduvast mürgist piisaks 100 inimese või 250 000 hiire tapmiseks.
Bekir, karısının kendisini zehirlediğini öğrenir.Esialgu väitis politsei, et Perli mürgitas enda.
"Kedilerde Permetrin türü zehirlenmeler"."Kasside alumiste kuseteede haigused".
Zehirli yılanlar birçok familyaya dahildir ve tek bir taksonomik grup oluşturmaz.Hirss on väikeste teristega üheaastaste teraviljade rühm, mis ei moodusta ühtset taksonoomilist gruppi.
Genç sürgünleri ahır hayvanlarında zehirlenmelere neden olabilir.Naistepunad on levinud umbrohud, mis võivad põhjustades kariloomadel mürgistust.
Birçok son dönem yazar ise Arius'un rakipleri tarafından zehirlenebileceğini iddia etmektedirler.Özali perekond on aastaid kahtlustanud, et president võidi mürgitada.
DEYH yakıt olarak, daha zehirli olan metanol yerine etanol kullanır.Paisu materjalina on metalli asemel kasutatud polükristallilist räni.
Uysal gibi gözükse de, gerçekte tehlikeli olup son derece zehirlidir.See on nii õhuke, et on õigupoolest läbipaistev, ja kahjustuse korral paraneb iseenesest.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Vesikarikas õitseb juunist augustini, õied on valged, õitseajal ulatub taim veepiirist osaliselt välja.
İsaakios'un bu çabası boş çıktı, 1195 ya da 1196 yıllarında zehirlenerek öldü.Knut suri loomulikku surma 1195 või 1196 ja maeti Varnhemi kloostrikirikusse.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Mürgistus võib olla surmav.
Çıyanlar etçil ve zehirliyken, kırkayaklar otçul/çürükçül ve zehirsizdir.Kaseriisikas vajab kupatamist; toorena on kibe ja mürgine.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi.Ammoniaken var giftig.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi.Chegou aos 400 psi.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.Así que era una idea genial pero no funcionó para nada: explotó.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.De ammoniak verdampt en condenseert aan de andere kant.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.작동원리를 알아야 합니다.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.Oto jak działa.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.Давление превышало 2700 кПа, аммиак был токсичен и он разбрызгивался повсюду.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.Я поясню чому вона не поширилися, але ось як це працює.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.אבל זה פעל כך:
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.لكن هكذا تعمل.
400psi basıncı geçti. Amonyak zehirliydi. Her yere dağıldı.でも、理にかなったアイディアでした。
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabel zijn de bekers waarin hij giet zijn gif.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabil sunt tumblere în care el toarnă otrava lui.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable là tumblers vào đó ông đổ chất độc của mình.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable ovat uurteita, johon hän vuodattaa hänen myrkkyä.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable sind die Gläser, in die er gießt sein Gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable so mešalni, v katerega je prelije svojo strup.