Zehirleme vakalarına dair bir rapor yoktur.两篇报道都没有关于投毒的信息。
Zehirli hayvanlar, 1990 yılından beri 76 bin ölüme; 2013 yılında 57 bin insan ölümüne neden olmuştur.2013年,有毒的动物造成了57,000起人类死亡事件,比1990年的76,000起有所下降。
Zehirli ve kanserojendir.有毒,有致癌性。
Ekim 1914'te zehirlenerek ölmüştür.1940年12月,他遭暗害中毒身亡。
Rus lider (geleceği görebilen güçleri ile ünlü), zehirli kupadan içmeyi reddeder.这位以权势著称的的罗斯首领则拒绝饮下杯中的毒酒。
Permethrin kediler için zehirlidir.米諾地爾對貓來說是致命的。
İnsektisitlerin birçoğu insanlar için zehirlidir.許多農藥對人體是有毒的。
Yemeden önce zehirleyerek öldürürler.”说完拿起毒药就要吃。
Zehir, özellikle de arsenik, kurbanlarını öldürmede en çok kullandıkları yöntemdir.砒霜是古代最常见的毒药,常被用于谋杀。
1947'de en büyük oğulları 5 yaşında kan zehirlenmesinden hayatını kaybetti.1855年,他唯一的孩子在5岁时离世。
Sağ üstteki zehirli zakkum ise uyku ile ölüm arasındaki hassas bağlantıyı simgeliyor.畫中的右上角擺的盆栽是一盆有毒夾竹桃,又更隱喻出了睡眠和死亡之間的隱隱連結。
İki tane zehir dişleri vardır.人類有兩組牙齒。
Baryum'un hemen hemen bütün bileşikleri ise zehirlidir.全卤代的有机化合物大多有毒。
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.索福尼斯巴于是从容地喝下毒药自尽身亡。
BaSO4: Zehirlidir.亂saai3 lung4:亂套。
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.鲁道夫溜进来把放了毒药的水壶放到桌上。
Bu "zehirlemek" anlamına gelir.認為「宗教就是毒藥」。
Yeterince pişirilince zehiri geçer: Yanlış.回:物品回潮变质:花生~了,点都不好吃。
Söz konusu kimyasalların başlıca zehirleme sebepleri toksik veya toksik etki meydana getirici oluşudur.没有证据表明食用番茄会引起急性毒性或遗传毒性作用。
Roi Mata, kardeşi tarafından ölümcül bir şekilde zehirlendi.王韶之就受命去毒殺安帝。
Özellikle yüzde çıkan büyük çıbanlar kan zehirlenmesine (septisemi) yol açabilir.主持火刑的,是許多殘忍而嚴厲的天神(66:6)。
Nidoking, çok güçlü bir zehir pokemonudur.因此尼古丁是强致命的毒物。
Crotalus durissus Güney Amerika'da bulunan zehirli bir çukur engerek türüdür.南美響尾蛇(Crotalus durissus)是一種分佈在南美洲的響尾蛇。
20.30'da bu kimyasalın yol açtığı zehirlenmeden öldü.该乘客经医院全力抢救无效后于当天20时20分死亡。
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.人们普遍认为,他是被毒死的。
Daha sonra yayılan bir söylentiye göre zehirlenerek ölmüşlerdir.因為突然病死,有傳言他是被毒殺的。
Gizli yaşadığından insanları zehirleme olasılığı çok düşüktür.它的毒液對人體的毒性并不大。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.그 정도로 나쁘지 않은 것들은 인간의 집 밑에 사는데 장난을 좋아하여 인간이 하는 짓을 그대로 흉내낸다.
Belirli sitelere ulaşılmak istenmesi durumunda ise sistem, DNS zehirleme yöntemini de kullanır.이 시스템은 또한 특정 사이트가 요청될 때 선택적으로 DNS 중독에 종사한다.
Zehirli değildirler.독은 없다.
İnsektisitlerin birçoğu insanlar için zehirlidir.다른 생체에 대해 독성을 띠는 것이 많다.
Bazı türleri zehirlidir.일부 종은 독을 지니고 있다.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.중수소는 방사성을 띠지 않으며 독성 위험도 크지 않다.
BaSO4: Zehirlidir.와카우시카무이: 민물의 여신.
Çoğu yılan ısırığı zehirli olmayan yılanlardan kaynaklanır.가터뱀은 독이 없는 뱀의 일종이다.
Çok kuvvetli bir zehirdir.매우 강한 독을 가지고 있다.
Zehirleri oldukça güçlüdür.독성이 매우 강하다.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.일설에는 그가 독살을 당했다고 한다.
Ancak bu zehirlenmelere sebebiyet verebilir.다만 이 능력이 독이 될 수도 있다.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .쥐를 대상으로한 반수 치사량(LD50)은 106 mg/kg이다.
ABD, artık idamları zehirli iğne veya elektrikli sandalye ile infaz etmektedir.영국에서는 불 테리어를 투견용이나 쥐잡이용으로 썼다.
Umarım her şey güzel olur, lütfen bu zehirli insanların seni etkilemesine, aşağı çekmesine izin verme.""전하의 환우가 심히 불안한 지경인데 상감께 올릴 약을 어찌 아랫사람에게 시킨단 말이오!"
Yeterince pişirilince zehiri geçer: Yanlış.열매는 개다래라고 하여 식용·약용된다.
Eti lezzetsiz ve zehirli olup tüketilmez.성질은 차며 맛은 달고 독이 없다.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.이때 거트루드가 다가와 우연히 독이 든 포도주를 마시고 죽게 된다.
Zehir kullanarak insan kendini öldürebilir.사형수를 독극물로 죽일때도 염화칼륨을 이용한다.
Uzunlukları bir metreyi bulur ve her iki tür de zehirlidir.수은은 여러 형태를 지닌 중금속으로, 이들 모두가 높은 수치의 독성을 지니고 있다.
Bunlara topluca çukurlu zehirliler denilmesi de bu nedenledir.이러한 이유로 비유로써 독(毒)이라고 이름한 것이다.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.꽃은 4월에 잎보다 먼저 피며, 연한 홍색이 도는 흰빛으로 향기가 강하다.
Normal ve zor zorluk derecesinde sizi ısırdıklarında zehirlenirsiniz.늙고 연약해서 한 번 무거운 짐이라도 배달하면 그대로 앓아눕는다.
Bazı kaynaklara göre Baybars İngiliz Kralı I. Edward'ı zehirletmeye çalıştı ama bu da başarısız kaldı.일부 문헌에 따르면, 바이바르스는 에드워드 1세를 독살하려 했으나 실패하였다고 전해진다.
DEYH yakıt olarak, daha zehirli olan metanol yerine etanol kullanır.휘발유 대신 메탄올 같은 가연성 액체를 연료로 이용할 수 있다.
Çünkü zehir, kalp kasına da etki eder.간극연접은 심장에서도 중요한 기능을 수행한다.
Eti insanlar için zehirlidir.고기에 약한 독성이 있다.
Pharmakon sözcüğü ise bir açmazdır, çünkü sözcük hem ilaç hem de zehir anlamına gelmektedir.이름 "Medicine"은 의약, 의학, 약물 의 의미를 가진다.
Tohumları çok zehirlidir.הזרעים רעילים מאד.
Zehirli değildirler.היא אינה רעילה.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.באופן ייחודי, באוסטרליה חיים יותר מיני נחשים ארסיים מאשר לא ארסיים.
Çoğu yılan ısırığı zehirli olmayan yılanlardan kaynaklanır.רוב ההכשות נגרמות על ידי נחשים שאינם ארסיים.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.רודולפו נכנס, ומוזג רעל לתוך קנקן שעל השולחן.