Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.Во время ужасающего распространения чумы, евреи служили козлами отпущения и обвинялись в отравлении колодцев.
Zehirli ve yanıcı değildir.Не взрывоопасен и не ядовит.
Taş balığı, bilindiği kadarıyla dünyadaki en zehirli balık cinstir.Бородавчатка считается самой ядовитой рыбой в мире.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.Был причастен к отравлению детей Геббельсов.
Cinse ait türler çok zehirli olup insan ölümlerine sebep olmaktadır.Яд некоторых видов достаточно силён, чтобы убить человека.
29 Nisan'da Führerbunker'e Hitler'in köpeği Blondi'yi zehirlemek için çağırtıldı ve köpeği zehirledi.29 апреля был вызван Гитлером, чтобы помочь Людвигу Штумпфеггеру отравить собаку Гитлера Блонди.
Britannicus, 55 yılı Şubat ayında bir şölen sırasında Nero'nun emriyle gizlice zehirlendi.В феврале 55 года Британник был отравлен по приказу Нерона.
Zehirleri oldukça güçlüdür.Яд достаточно сильный.
Fakat çok geçmeden küçük Norman zehirlenerek öldü.Но вскоре Норико неожиданно умирает от аборта.
Bu zehri üreten Taricha cinsi semenderler en zehirli kuyruklu kurbağalar arasında sayılır.В коже присутствуют токсины, это одна из самых ядовитых лягушек.
19 Mart 1962'de alkol zehirlenmesinden öldü.6 июля 1943 года скончался от отравления алкоголем.
1954 yılında potasyum siyanid zehirlenmesinden ölmüştür.Алан Тьюринг умер в 1954 году от отравления цианидом.
Zehirlenerek öldürüldü.Был отравлен.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Появились слухи, что она была отравлена мужем.
Yeterince pişirilince zehiri geçer: Yanlış.Клеть с печкой — уже изба.
Anlamı "zehir"dir.Ведь табак — это яд.
Asidin dumanı zehirlidir.Плавиковая кислота ядовита.
Zehirli bir maddedir.Ядовитое вещество.
Eti insanlar için zehirlidir.Для людей ядовиты.
İçerdikleri alkoloitlerden dolayı çok zehirlidirler.Очень устал от наркотиков, которые тогда принимал.
Az zehirli sayılabilir ama alışkanlık yaptığı için uyuşturucu madde olarak da kullanılır.Растение ядовито, употребление может вызвать отравление, однако, используется в медицине.
Böylece zehir etkisini yok ederler.Отсутствие эффектов отравления.
Ona göre, tıbbi personel siyanür zehirlenmesini doğruladı.Военные медики определили отравление цианистым калием.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Вошедший незаметно Рудольф подливает яду в кувшин, стоящий на столе.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Однако их яд, насколько известно, не опасен для людей.
Herhangi birisi onu zehirlemek isterse bu yüzden başarısız olacaktır.В том случае если кто-либо захочет манипулировать им, то он уничтожит его.
Bunun üzerine Medea, Theseus'u zehirlemeye karar verir.Узнав это, Лала решает отравиться.
Ekim 1914'te zehirlenerek ölmüştür.В феврале 1924 года умирает от отравления.
Saray içi rekabetler sonucu her ikisinin de zehirlenerek öldürüldükleri söylenir.Поползли слухи, что они оба был отравлены.
Fiesco, Boccanegra’ya zehirlendigini söyler.Сэр Чарльз предполагает, что Баббингтона отравили.
Tai Tsung bizzat ağızıyla emedi (zehir dışarı çıkarmak için).Цанга может поставляться отдельно от винта (болта).
Bu yılan türü zehirli değildir.Однако, яд этих змей малотоксичен.
İki tane zehir dişleri vardır.Жвалы с 2 зубцами.
İçinde yavaş tesir gösterecek zehir bulunan şarabi içtikten sonra uykuya çekilir.Вскоре выясняется, что девушка в отчаянии выпила снотворное, приняв его за яд.
Çünkü zehir, kalp kasına da etki eder.ВВК также оказывает важное влияние на сердце.
Sivri köpek dişleri ve saçları yerine de zehirli yılanları vardır.На головах у них вместо волос двигались, шипя, ядовитые змеи.
Zehirli değildirler.Не ядовита.
Amerika kıtasında bulunan en ağır ve en büyük zehirli yılandır.Это одна из самых ядовитых змей Северной Америки.
Çok kuvvetli bir zehirdir.Сильнодействующий яд.
Çok miktarda mantar zehirlenmesinden sorumludur.В большом количестве трава ядовита для овец.
Zehiri çok güçlü değildir.Насыпи -не очень прочные.
Kısa bir süre sonra yeğeninin ajanları tarafından zehirlendi.Через некоторое время опале подвергся и внук-наследник.
Bununla birlikte zehirli yılanlar -Antarktika haricinde- her kıtada bulunur.Ядовитых змей можно найти практически на всех континентах, кроме Антарктиды.
Mozart'ı bir zehir ile öldürdüğü iddia edilmektedir.Вы знаете, о чём я: Моцарт, что я якобы отравил его.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Цветёт в июле — августе, цветки мелкие, белые.
Sadece 62 mg zehir insanlar için ölümcüldür.2 мг очищенного яда достаточно, чтобы убить человека.
Dünyadaki 1750 akrep türü içinde ancak 50'sinin zehirli, 20-25'inin öldürücü olduğu biliniyor.Всего известно около 1750 видов скорпионов, но яд только около 50 из них опасен для человека.
Çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı 13 kişi öldü.Погибло 23 из 43 человек, жертвами стали пассажиры, задохнувшиеся от дыма и угарных газов.
BaSO4: Zehirlidir.Летуч, ядовит.
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.وتفيد النظرية أن التسمم الغذائي يمكن الوقاية منه بنسبة 100%.
Ölümünün ardında kraliçe Maria Luisa tarafından zehirlendiği dedikoduları çıktı.انتشرت شائعات أنها قتلت مسمومة بواسطة الملكة"ماريا لوسيا.
Basileios, 6 Nisan 1340 tarihinde muhtemelen İrini tarafından zehirlenmesi sonucu ölmüştür.ويحتمل ان يكون فاسيليوس توفي نتيجة وضع ايرين السم له في 6 أبريل 1340.
Nermin'in eski nişanlısı Behçet'i zehirlemiştir.وسمم خطيب نيرمين السابق بهجت.
Zehirli olsun ya da olmasın çoğu yılan ısırıkları, bir takım lokal etkilere sebep olur.معظم لدغات الأفاعي، سواء من قبل ثعبان سام أم لا، سوف تكون نوع من تأثير اللدغات المحلية.
Bu gruba dahil olan türlerden bazıları bütün yılanlar arasındaki en güçlü zehire sahiptirler.وبين هذه المجموعة، تظهر بعض الأنواع التي تحتوي على أقوى السموم بين كل الثعابين.
Zehir kullanarak insan kendini öldürebilir.وربما مات منتحرًا بالسم.
Bu sakatlık daha sonra enfeksiyon kaparak, kan zehirlenmesine dönüştü.ثم أصبح مصاباً حيث أدى ذلك إلى تسمم في الدم.
Kleopatra ise kendisini zehirli bir yılana sokturttu.وقد افترض البعض أنها جلبت أفعى صغيرة سامة لنفسها...
Gardiyanlar onu hemen revire götürür, Dr. Tancredi bunun gıda zehirlenmesi olduğunu söyler.أخذه الحراس بسرعة إلى المستوصف وأخبرته الطبيبة سارا أنها تعتقد أنه أصيب بتسمم غذائي.
Zehirli bir maddedir.إذا كانت المواد السامة.