Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.Seh her, Herr Goo JoonPyo mit einem schlechten Gedächnis.
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.Uite, uite. Domnul Goo JoonPyo cu o memorie proasta.
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.Κοίτα εδώ, Κύριε Γκου Τζουν Πιο<br /> με την κακή μνήμη.
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.Вижте сега, г-н Гу Джун Пьо с лошата памет.
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.Послушай, мистер Гу Чжун Пё у тебя плохо с памятью
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.أنظر هنا سيّد غو جون بيو ذو الذاكرة الضعيفة
Bak, Bay zayif hazifali Goo Joon Pyo.確かに、4年で帰ったらその時考えるって言ったわよ でも、責任取るとは言わなかったわよ
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Berikut adalah cara melemahkan cahaya karena perjalanan
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Ecco come la luce si attenua mentre viaggia.
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Här dämpas ljuset på sin färd.
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Hier zien we duidelijk hoe de lichstraal verzwakt.
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.So wird das Licht geschwächt wenn es sich bewegt.
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Widać tu jak światło zostaje stopniowo wytłumione.
Bakın ışık yolculuğu boyunca nasıl zayıflıyor.Вот как свет ослабевает во время пути.
Bana karşı zayıf bir tarafın olduğunu kabul et.Avoue que tu as un faible pour moi.
Bana karşı zayıf bir tarafın olduğunu kabul et.Gestehe, dass du eine Schwäche für mich hast.
Bana karşı zayıf bir tarafın olduğunu kabul et.Gestehe, dass du eine Schwäche für mich hast.
Bana karşı zayıf bir tarafın olduğunu kabul et.-Och så luktar du cigarr.
Bana karşı zayıf bir tarafın olduğunu kabul et. Ve sigara kokuyorsun.Myönnä, että olet heikkona minuun, -Ja sikarisi haisevat.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Antamallasi hiillyttämiskyvyllä- -muutan meidät äärettömän heikoksi hiileksi.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Com o poder de carbonização que me deste, vou transformar-nos no mais fraco e frágil carbono que existe!
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Con l'abilità di carbonizzare che mi hai donato, ci trasformerò nel più debole e fragile carbone che esista!
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Con la capacidad carbonizadora que me diste, haré que nos transformemos en carbón débil y frágil.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Dzięki temu, że dałeś mi zdolność karbonizowania, przekształcę nas w najkruchszą postać węgla, jaka istnieje.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Med den forkulningskraft, som du gav mig, - - vil jeg forvandle os til det svageste kul, der findes.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Med förkolningskraften som du gav mig- -ska jag göra oss till det svagaste kolet som finns.
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!Με την ανθρακική ικανότητα που μου έδωσες θα σας μετατρέψω στον πιο αδύναμο και εύθραυστο άνθρακα!
Bana verdiğin karbonlaştırma yeteneğiyle bizi var olan en zayıf, en kırılgan karbona dönüştüreceğim!При той способности обжигать, которой ты наделил меня, я превращу нас в самый хрупкий уголь на свете!
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankárok és a paraziták jóval többen, mint mi
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankierzy i ich pasożyty liczebnie nas znacznie przewyższali ale ich pycha osłabiała ich.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Les banquiers et leurs parasites étaient largement plus nombreux que nous
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.The Fed, og bankerne var havde større hær, men deres selvsikkerhed gjorde dem svage.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Η τραπεζίτες και τα παράσιτα τους ήταν περισσότεροι αλλά η ύβρις τους, τους έκανε αδύναμους --
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Банкерите и техните паразити сериозно ни превъзхождали, но тяхната надменност ги правила слаби.
Bati imparatorluklari, olmak icin gittiler, 1500 lerde baya zayiftilar.받았던 10 개국을 살펴보면, 1500년에는 굉장히 적었습니다.
Bati imparatorluklari, olmak icin gittiler, 1500 lerde baya zayiftilar.10の国々を見ると 1500年にはいずれも小国でした- 占める国土は世界の5%
Bati imparatorluklari, olmak icin gittiler, 1500 lerde baya zayiftilar.שיהפכו בעתיד לאימפריות המערביות, בשנת 1500 הן היו די קטנות --
Bati imparatorluklari, olmak icin gittiler, 1500 lerde baya zayiftilar.التى تقدمت لتصبح الأمبراطوريات الغربية، بعد أن كانت في الحضيض خلال عام 1500 --
Batı'ya oranla daha zayıf durumda olduklarından, ve Batı'nın toplumlarındaki varlığından dolayı,훨씬 약한 위치에 서양에 맞서던 나라들은 사회 내 서양의 존재감 때문에
Batı'ya oranla daha zayıf durumda olduklarından, ve Batı'nın toplumlarındaki varlığından dolayı,אשר היו בעמדה נחותה יותר, מול המערב, נאלצו, בעל כרחן, להבין את המערב,
Batı'ya oranla daha zayıf durumda olduklarından, ve Batı'nın toplumlarındaki varlığından dolayı,こういった国は西側諸国を 理解するように強いられてきました なぜなら 社会の中に西洋の存在があったからです
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Aún puede ser posible extender la pobre existencia de la radio, pero no se cómo.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Być może da się podreperować budżet radia ale nie wiem jak.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Cela pourrait être encore possible de tirer quelques revenus de la radio, mais je ne sais pas comment.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."라디오의 존재가 근근히 연명해나갈 수 있을거지만 그 방법은 잘 모르겠습니다.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Poate este încă posibil să prelungim existenţa firavă a radio-ului dar nu ştiu cum."
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Potrebbe ancora essere possibile prolungare la povera esistenza della radio, ma non so come.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Tuy nhiên có khả năng bổ khuyết một sự tồn tại nghèo nàn cho radio nhưng tôi không biết đến mức nào.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Vielleicht können wir das schwächelnde Dasein des Radios doch noch retten, aber ich weiß nicht wie."
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Все пак може да се окаже възможно да се изкопчи бедно съществуване за радиото, но не знам как.
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."Радио может ухитриться сводить концы с концами, но я не знаю как".
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."עדיין אפשר יהיה להשיג במאמץ רב קיום דל לרדיו, אבל אני לא יודע איך".
Belki bunlar, radyonun zayıf varlığının devam etmesini sağlayabilir ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."ومن الممكن أن تنقذ هذه الترتيبات برامج البث الإذاعي، ولكن لا أعلم حتى الان كيف.
Belki de Bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve Ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarak아마도 보스니아 내전에서의 미지근한 대응과 르완다에서의 실패로 인해 배운 교훈 덕분에 세르비아가 코소보를 공격했을때
Belki de Bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve Ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarakOli ehkä otettu opiksi heikosta reagoinnista Bosnian sotaan ja epäonnistumisesta Ruandassa:
Belki de Bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve Ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarakאולי בגלל שנלמד לקח בעקבות התגובה הרפה למלחמה בבוסניה ולכשלון ברואנדה,
Belki de Bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve Ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarakربما لأن درساً قد تم تعلمه من الإستجابة الضعيفة للحرب في البوسنة وفشل آخر في رواندا،
Belki de Bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve Ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarak気弱な反応と、ルワンダでの 失敗から学んだのか セルビアがコソボを襲撃したときは
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.a svraštil si ma, čo mi je za svedka, a moja vychudlosť povstala proti mne; svedčí do mojej tvári.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.at du greb mig, gælder som Vidnesbyrd mod mig, min Magerhed vidner imod mig.