Ana içeriğe geç
Sözlük

zayıf ile cümle

zayıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.A vrásky jsi mi zdělal; což mám za svědka, ano patrná na mně hubenost má na tváři mé to osvědčuje.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.주께서 나를 시들게 하셨으니 이는 나를 향하여 증거를 삼으심이라 나의 파리한 모양이 일어나서 대면하여 나의 죄를 증거하나이다
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.M'ai apucat, ca pe un vinovat; dovadă slăbiciunea mea, care se ridică şi mă învinuie în faţă.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.Och att du har hemsökt mig, det gäller såsom vittnesbörd; min sjukdom får träda upp och tala mot mig.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.si è costituito testimone ed è insorto contro di me: il mio calunniatore mi accusa in faccia
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.Trdo si me zgrabil, za pričo zoper mene; in postavila se je proti meni moja shiranost, pričujoč zoper mene.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.Tu m`as saisi, pour témoigner contre moi; Ma maigreur se lève, et m`accuse en face.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.U hebt mij gegrepen en vernederd; als bewijs van mijn zonden, zeggen zij. Mijn eigen ellende klaagt mij aan.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.Набръчкал си ме в свидетелство против мене; И мършавостта ми се издига срещу мене И заявява в лицето ми.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.ותקמטני לעד היה ויקם בי כחשי בפני יענה׃
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.قبضت عليّ. وجد شاهد. قام عليّ هزالي يجاوب في وجهي.
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.又 抓 住 我 、 作 見 證 攻 擊 我 . 我 身 體 的 枯 瘦 也 當 面 見 證 我 的 不 是
Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu; Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.又 抓住 我 、 作見證 攻擊 我 . 我 身體 的 枯瘦 也 當面 見證 我 的 不是
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Chodzi mi o to, gdybym teraz osłabiony, wszystkie moje dobra praca w nocy zostały rzucone od hotelu.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Co chci říct je, když oslabila nyní všechny své dobré práci v noci, než by byl hozený pryč.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Je veux dire, si je affaiblie aujourd'hui, tous du bon travail la nuit avant mon seraient jetés loin.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Kaj hočem reči je, če sem oslabljen zdaj, vse moje dobro delo noč, preden bi se vrgli proč.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.지금 약화하면 어떻게 내 말은 던져질 것입니다 전에 내 좋은 작품, 밤에 멀리. 나 자신을 것이네.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Mitä tarkoitan on, jos heikentynyt nyt, kaikki minun hyvää työtä iltana olisi heitetty päässä.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Úgy értem, ha én most gyengült, az én jó munkát az éjszaka előtt lenne dobni re. I merevített magam.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Vad jag menar är, om jag försvagades nu, alla mina bra arbete kvällen innan skulle kastas bort.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Voglio dire, se indebolito ora, tutto il mio lavoro bene la sera prima sarebbe stato gettato distanza.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Αυτό που εννοώ είναι, αν αποδυναμωθεί τώρα, όλα τα καλά τη δουλειά μου την προηγούμενη νύχτα θα ριχτεί μακριά.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Я имею в виду, если я ослабленных сейчас, все мои хорошие работы ночью будет брошено прочь.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.Я маю на увазі, якщо я ослаблених зараз, всі мої хороші роботи вночі буде кинуто геть. Я приготувався сам.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.ما أعنيه هو ، إذا كنت ضعفت الآن ، كل أعمالي جيدة ليلة قبل أن يتم طرح بعيدا. أنا استعدت نفسي.
Ben şimdi zayıfladı Demek atılmış olacaktır önce tüm iyi iş, gece uzaklıktadır.離れて。私は自分自身をブレース。 "このタイで何が悪い?
Ben yavaş yavaş insan olmaktan çıkarken -- o zamanlar şimdi olduğumdan 15 kg daha zayıftım.제가 점점 건강을 잃어 갈 때 -- 그리고 인생의 한 시점, 지금과 비교하면 30파운드정도 살이 빠졌습니다.
Ben yavaş yavaş insan olmaktan çıkarken -- o zamanlar şimdi olduğumdan 15 kg daha zayıftım.A medida que me volvía cada vez menos humano en ese momento de mi vida, quizá pesaba 13 kilos menos que ahora.
Ben yavaş yavaş insan olmaktan çıkarken -- o zamanlar şimdi olduğumdan 15 kg daha zayıftım.ככל שאיבדתי בהדרגה את אנושיותי - ובשלב זה של חיי, שקלתי כנראה 15 קילוגרם פחות מהיום.
Ben yavaş yavaş insan olmaktan çıkarken -- o zamanlar şimdi olduğumdan 15 kg daha zayıftım.لقد بت اشعر اني اقل بشرية .. في تلك اللحظة من الحياة .. كنت ازن 30 رطلاً .. اقل مما انا عليه الان
Ben yavaş yavaş insan olmaktan çıkarken -- o zamanlar şimdi olduğumdan 15 kg daha zayıftım.あの時点でおそらく今より 15 キロほど軽かったでしょう もちろん毛は抜け落ち 免疫機能もなし
Bilgisayar ZayıfCalculator slab
Bilgisayar ZayıfComputador Fraco
Bilgisayar ZayıfComputer facile
Bilgisayar ZayıfComputerspieler schwach
Bilgisayar ZayıfComputer zwak
Bilgisayar ZayıfGép (könnyű)
Bilgisayar ZayıfHeikko tietokone
Bilgisayar ZayıfMáquina sencilla
Bilgisayar ZayıfOrdinateur faible
Bilgisayar ZayıfPočítač
Bilgisayar ZayıfŠibak računalnik
Bilgisayar ZayıfSłaby komputer
Bilgisayar ZayıfSlabý počítač
Bilgisayar ZayıfSvag computer
Bilgisayar ZayıfSvag datorspelare
Bilgisayar ZayıfΥπολογιστής (εύκολο)
Bilgisayar ZayıfКомп' ютер, слабкий
Bilgisayar ZayıfКомпютърен играч
Bilgisayar ZayıfСлабый интеллект
Bilgisayar Zayıfשחקן מחשב
Bilgisayar Zayıfحاسب ضعيف
Bilgisayar Zayıfコンピュータ (弱い)
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.A ki képes együttérezni a tudatlanokkal és tévelygõkkel, mivelhogy maga is körül van véve gyarlósággal.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.El poate fi îngăduitor cu cei neştiutori şi rătăciţi, fiindcă şi el este cuprins de slăbiciune.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Él puede sentir compasión de los ignorantes y de los extraviados, ya que él también está rodeado de debilidad
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Il peut être indulgent pour les ignorants et les égarés, puisque la faiblesse est aussi son partage.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ja hän voi säälien kohdella tietämättömiä ja eksyviä, koska hän itsekin on heikkouden alainen,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ki more potrpljenje imeti z nevednimi in tavajočimi, ker je tudi sam obdan s slabostjo,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod