Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.A küllönbségek sokkal nagyobbak, mint az adatok gyengesége.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.As diferenças são muito maiores do que a fragilidade dos dados.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Die Unterschiede sind viel größer als Daten schlecht sind.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Diferenţele sunt mult mai mari decât slăbiciunile datelor.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük. Doğu Avrupa:Różnice są znacznie większe niż słabość danych.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Forskellene er meget større, end svaghederne i data.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Kambozha, Singapore. Erot ovat paljon suurempia kuin tietojen heikkous.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Las diferencias son mucho más grandes que los errores de los datos.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Le differenze sono ben superiori alla debolezza dei dati.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Les différences sont plus importantes que la faiblesse des données.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Perbedaannya jauh lebih besar dari kelemahan dalam datanya.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Skillnaderna är mycket större än den statistiska osäkerheten.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Sự khác biệt là rất lớn lớn hơn cả lỗi của số liệu.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Οι διαφορές είναι πολύ μεγαλύτερες από την ασθενικότητα των δεδομένων.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Разликите са много по големи от несигурността в данните.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Различия намного значительнее, чем неопределенность данных.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.Різниця значно більша, ніж похибка даних.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.A my uvidíme, že nemusíte používat slabou kyselinu nebo slabou bázi.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.En we zullen zien dat je eigenlijk geen gebruik hoeft te maken van een zwak zuur of zwakke base.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.És láthatjuk, hogy így nem kell használnunk a gyengye sav és gyenge bázis kifejezéseket.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.Et on verra qu'en fait, on est pas obliger d'utiliser un acide ou une base faible.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.I teraz już widać, że nie musisz dodawać w tym przypadku przymiotnika "słaby".
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.Vedremo infatti che non dobbiamo usare per forza acidi o basi deboli.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.Και βλέπουμε οτι δε χρειάζεται ασθενές οξύ ή ασθενής βάση.
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.En realidad, soy un poco torpe en el trato social.
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.사실은 제가... 대인 관계에 좀 많이 서툴러요
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.Na verdade, sou um pouco ruim no trato social.
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.Sebenarnya, aku lemah dalam hal perorangan
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.Чесно кажучи, я не сильний у взаєминах між людьми.
Aslında, kişisel becerileri biraz zayıf biriyim.في الواقع, انا ضعيف قليلاً .في مهارات التعامل مع الناس
Atmosferi bizimkinden daha zayıf olsa da benzer boyutlara ve benzer sıcaklık aralıklarına sahipler.Co prawda jego atmosfera jest rzadsza niż ziemska, ale zbliżone są warunki temperaturowe.
Atmosferi bizimkinden daha zayıf olsa da benzer boyutlara ve benzer sıcaklık aralıklarına sahipler.Đúng là khí quyển của nó yếu hơn trái đất, nhưng nó có cùng kích cỡ và có nền nhiệt giống trái đất.
Atmosferi bizimkinden daha zayıf olsa da benzer boyutlara ve benzer sıcaklık aralıklarına sahipler.화성의 대기는 우리의 대기보다도 약하긴 합니다만 이 둘은 기온 범위가 비슷합니다.
Atmosferi bizimkinden daha zayıf olsa da benzer boyutlara ve benzer sıcaklık aralıklarına sahipler.נכון שהאטמוספרה של מאדים לא חזקה כמו שלנו אבל אנחנו בגודל דומה, וטווחי הטמפרטורה גם דומים.
Atmosferi bizimkinden daha zayıf olsa da benzer boyutlara ve benzer sıcaklık aralıklarına sahipler.地球と大きさも気温領域もにているのです 最後に 火星は有機体が出すメタンガスが豊富です
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Kita menipu untuk meraih keuntungan dan menyembunyikan kelemahan kita.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Klameme, aby sme získali výhodu a aby sme zakryli svoje slabiny.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Nós enganamos para ganhar vantagem e para esconder as nossas fraquezas.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Nous trompons pour tirer profit et cacher nos faiblesses.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.우리는 유리한 위치를 차지하고 약점을 감추려고 거짓말을 하지요.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızEngañamos para sacar ventaja y para ocultar nuestras debilidades.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızEnganamos para termos vantagem e para esconder as nossas fraquezas.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızInganniamo per ottenere un vantaggio, e per nascondere le nostre debolezze.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızÎnșelăm să obținem un avantaj și să se ne ascundem slăbiciunile.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızKlameme, aby sme získali výhodu a skryli našu slabosť.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızKłamiemy, by zyskać przewagę i ukryć słabości.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırız사람들은 이득을 얻기 위해 속입니다. 약점을 감추려고 속이기도 하죠.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızNous trompons pour obtenir des avantages, et pour cacher nos faiblesses.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızWe bedriegen om voordeel te krijgen en om onze zwakheden te verbergen.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızWir täuschen andere, um uns einen Vorteil zu verschaffen und unsere Schwächen zu verbergen.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızЛъжем за да спечелим предимство и да скрием слабостите си.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızМы обманываем, чтобы получить преимущество и скрыть наши слабости.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızאנחנו משקרים כדי להשיג יתרון, ומסתירים את החולשות שלנו.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızخدع لتحقيق مكاسب، وإخفاء نقاط ضعفنا.
Avantaj elde etmek ve zayıflıklarımızı gizlemek için aldatırızそして弱みを隠そうと嘘をつきます 古代中国の武将だった孫子は
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Chúng ta lừa dối để giành lấy lợi ích và để che giấu khuyết điểm của mình.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Engañamos para sacar ventaja y para ocultar nuestras debilidades.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Hazudunk, hogy előnyre tegyünk szert, és hogy elrejtsük a gyengeségünket.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Inganniamo per trarre vantaggio e nascondere le nostre debolezze.
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.Înșelăm ca să obținem avantaje și ca să ne ascundem punctele slabe.