Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Am citit jurnalul unui sărman senator care tot scria, "Din nou același subiect".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Eu li um diário de um certo senador, coitado, que já apenas escrevia "Ainda a debater este assunto."
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Ho letto il diario di questo povero senatore, che continua a tornare "Ancora sullo stesso argomento".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.J'ai lu le journal de ce pauvre sénateur, qui y revient tout le temps : " Toujours sur ce sujet ".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Jeg læste en dagbog af en stakkels senator, som blev ved med at skrive, "Stadig ved dette emne."
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Leí el diario de un pobre senador, y siempre escribía: "todavía con este tema".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Διάβασα το ημερολόγιο αυτού του καημένου συγκλητικού, που επιστρέφει διαρκώς,"Το ίδιο θέμα πάλι".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Четох дневника на един злощастен сенатор, кой непрекъснато се връща и пише "Все още на тази тема."
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Я прочёл дневник бедняги сенатора, он все время возвращался к этой проблеме.
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum, "Hala bu konu üzerinde çalışıyoruz" deyip duruyordu.Я прочитав щоденник бідолашного сенатора, який постійно повертався до розгляду все ще "цього питання".
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,Ich habe das Tagebuch eines Senators gelesen, der ständig schreibt:
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,Ik las het dagboek van een arme senator, die gewoon herhaalt:
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,제가 한 불쌍한 상원의원의 일기를 읽은 적이 있어요.
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,Olvastam az egyik szerencsétlen szenátor naplóját, aki újra és újra azt írja:
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,Tôi đã đọc nhật kí của một Thượng Nghị sĩ tội nghiệp, ông cứ ghi trở đi trở lại, "Vẫn là về chủ đề này."
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,קראתי יומן של סנאטור מסכן,
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,لقد قرأت مذكرات لهذا السيناتور المسكين،
Zavallı bir senatörün günlüğünü okudum,繰返し "依然 同じ議題" とあります
Zavallı büyükanneler.Biedne babcie...
Zavallı büyükanneler.Sãrmanele bunici...
Zavallıcık. Küçük Selim iyi mi acaba?-Onkohan pikku Selim kunnossa?
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.Ça faisait longtemps qu'il avait pas respiré, le pauvre.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.De mult nu mai respirase, săracul.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.Era da tanto tempo che non respirava, poverino.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.Hacía tiempo que no respiraba, el pobre.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.Hij had allang niet meer geademd, de sukkelaar.
Zavallıcık, nefes alıp vermeden uzunca bir zaman bekledi.숨을 쉬어본지는 오래되었지만요.
Zavallı çocuğum...Szegény gyermekem...
Zavallı çocuğum... Tanrı aşkına neden böyle düşündün?Φτωχό μου παιδί, γιατί σκέφτεσαι τέτοια πράγματα;
Zavallı çocuğum... Tanrı aşkına neden böyle düşündün?ابنتي المسكية....لماذا تفكرين هكذا؟
"Zavallı çocuk!" Dedi."Anak kecil yang malang!" Katanya.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Arme klein kind!" Zei hij.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Armes kleines Kind!", Sagte er.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Biedne dziecko!" Powiedział.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Chudák malý chlapec," povedal.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Chudák malý kluk," řekl.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Copil Poor mic!", A spus el.
"Zavallı çocuk!" Dedi. "Gelmek için sol kimse yoktur.""불쌍한 아이!"고 말했다. "올 왼쪽에 아무도 없다."
"Zavallı çocuk!" Dedi. "Gelmek için sol kimse yoktur.""ילד קטן ומסכן!", אמר. "אין איש שמאל לבוא."
"Zavallı çocuk!" Dedi. "Gelmek için sol kimse yoktur.""طفل صغير ضعيف!" قال. "ليس هناك أحد من اليسار إلى أن يأتي".
"Zavallı çocuk!" Dedi. "Gelmek için sol kimse yoktur."それは、メアリーは彼女がどちらの父親を持っていたことが判明というその奇妙なと突然のようにしていた
"Zavallı çocuk!" Dedi."Huono pieni lapsi!", Hän sanoi.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Nghèo ít đứa trẻ", ông nói.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Pauvre gosse!" At-il dit.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Pobre criança!", Disse.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Pobre niño pequeño!", Dijo.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Povero ragazzino!" Ha detto.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Stackars lilla unge!" Sade han.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Stakkels lille barn!" Sagde han.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Szegény kis kölyök!" Mondta.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Ubogi mali otrok!" Je dejal.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Κακή μικρό παιδί!", Είπε.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Бедните малко дете!", Каза той.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Бедный маленький ребенок!" Сказал он.
"Zavallı çocuk!" Dedi."Бідний маленька дитина!" Сказав він.
Zavallı Corky bir mizaç tür yol saçları ile parmaklarını koştu.Arme oude Corky zijn vingers door zijn haar in een temperamentvolle manier.
Zavallı Corky bir mizaç tür yol saçları ile parmaklarını koştu.Armer alter Corky strich mit den Fingern durch sein Haar in eine temperamentvolle Art und Weise.
Zavallı Corky bir mizaç tür yol saçları ile parmaklarını koştu.Biedny Corky Przebiegł palcami po jego włosach w temperamentu rodzaju sposób.
Zavallı Corky bir mizaç tür yol saçları ile parmaklarını koştu.Chudák Corky prehrabol vlasy v temperamentný druhu cesty.
Zavallı Corky bir mizaç tür yol saçları ile parmaklarını koştu.Chudák Corky prohrábl vlasy v temperamentní druhu cesty.