laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!שנכנסו לי למחשב ומתו -- הנמלים המסכנות האלה!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!حيث دخلت إلى حاسوبي المحمول وهلكت -- تلك النملات المسكينة!
laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!可哀そうに! ファイアフライでは こんな対応策を取りました
Ne! Ben çok üzgünüm. Oh, zavallı size.뭐! 정말 죄송 해요. 오, 불쌍한 너.
Ne! Ben çok üzgünüm. Oh, zavallı size.מה! אני כל כך מצטערת. אוי, מסכנה.
Ne! Ben çok üzgünüm. Oh, zavallı size.私は私の父が死んだというニュースを持っているときに 私の夢は生きているになったようなものです。
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?Harry, perché tanti se la spassano allegramente e altri vanno in malora?
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?¿Por qué algunos siempre se divierten... y otros somos tan miserables?
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?Proč někteří lidé mají pořád štěstí, zatímco jiní nikdy?
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?Varför ska en del människor ha så roligt, när andra har tråkigt?
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?Warum haben manche den ganzen Spaß und anderen geht es elend?
Neden bazıları bu kadar şanslıyken.. ... diğerleri bu kadar zavallı oluyor?Χάρι, γιατί μερικοί περνούν καλά κι άλλοι είναι άτυχοι;
Ne diyeceğini biliyorum. "Zavallı kızım, senin için üzgünüm.""Stackars lilla flicka, vad jag tycker synd om dig."
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Bídný já člověk! Kdo mne vysvobodí z toho těla smrti?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Biedny ja človek! Kto ma vytrhne z tela tejto smrti?!
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Ich elender Mensch! wer wird mich erlösen von dem Leibe dieses Todes?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jag arma människa! Vem skall frälsa mig från denna dödens kropp? --
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jeg elendige Menneske! hvem skal fri mig fra dette Dødens Legeme?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jeg elendige menneske! hvem skal fri mig fra dette dødens legeme?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Khốn nạn cho tôi! Ai sẽ cứu tôi thoát khỏi thân thể hay chết nầy?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Khốn_nạn cho tôi ! Ai sẽ cứu tôi thoát khỏi thân_thể hay chết nầy ?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?오호라 나는 곤고한 사람이로다 이 사망의 몸에서 누가 나를 건져 내랴
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Minä viheliäinen ihminen, kuka pelastaa minut tästä kuoleman ruumiista?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?¡Miserable hombre de mí! ¿Quién me librará de este cuerpo de muerte
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Misérable que je suis! Qui me délivrera du corps de cette mort?...
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Miserável homem que eu sou! quem me livrará do corpo desta morte?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Nędznyż ja człowiek! Któż mię wybawi z tego ciała śmierci?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Óh én nyomorult ember! Kicsoda szabadít meg engem e halálnak testébõl?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?O, nenorocitul de mine! Cine mă va izbăvi de acest trup de moarte?..
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Sono uno sventurato! Chi mi libererà da questo corpo votato alla morte
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Wat ben ik er ellendig aan toe! Wie zal mij verlossen uit deze vreselijke macht van de dood?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Ταλαιπωρος ανθρωπος εγω τις θελει με ελευθερωσει απο του σωματος του θανατου τουτου;
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Бедный я человек! кто избавит меня от сего тела смерти?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Окаянний я чоловік! хто мене збавить од тіла смерти сієї?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?אוי לי האדם העני מי יצילני מגוף המות הזה׃
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?ويحي انا الانسان الشقي. من ينقذني من جسد هذا الموت.
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?我 真 是 苦 阿 、 誰 能 救 我 脫 離 這 取 死 的 身 體 呢
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?我 真是 苦阿 、 誰能 救我 脫離這 取 死的 身體呢
Ne! Zavallı mı?Τι; Αξιολύπητος;
Ne! Zavallı mı?Что?Жалким?
Ne zavallısın, Greed.Eres un miserable, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Hvor sørgeligt, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Que miserável, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Sei miserabile, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Surkeaa, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Vad sorgligt, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Żałosne, Greed.
Ne zavallısın, Greed.Πολύ θλιβερό, Γκριντ.
Ne zavallısın, Greed.Как это мелко, Жадность.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Él fue quien dijo que la vida en estado natural era: "solitaria, pobre, sucia, brutal y breve".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Er war derjenige der sagte dass Leben im Status der Natur "einzeln, arm, fies, vertiert und kurz sei".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Foi ele quem disse que a vida num estado de natureza era "solitária, pobre, sórdida, embrutecida e curta".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Fu lui a dire che la vita in uno stato di natura era solitaria, povera, squallida, brutale, e breve.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Hij beweerde dat het leven in natuurlijke staat "solitair, arm, gemeen, bruut en kort" was.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi."외롭고 빈곤하며 불결하고 야만적이며 단명"일 뿐이라 말한 사람입니다.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ő volt az, aki azt mondta, hogy az élet a természet ölén "társtalan, szegényes, piszkos, durva és rövid" volt.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on povedal, že život vo svojej podstate je "osamelý, chudobný, škaredý, surový a krátky".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on powiedział że życie w naturalnym otoczeniu jest "samotne, nędzne, nieznośne, brutalne i krótkie".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ήταν εκείνος που είπε ότι η ζωή σε μία φυσική κατάσταση ήταν "μοναχική, φτωχή, άσχημη, σκληρή και σύντομη".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Именно он сказал, что в догосударственный период жизнь была "одинокой, бедной, грязной, жестокой и короткой".