Bu süre zarfında işinize devam etmek zor olacak.Θα είναι δύσκολο να συνεχίσετε με την επιχείρηση σας προς το παρόν.
Bu süre zarfında işinize devam etmek zor olacak.وسيكون من الصعب الاستمرار في عملكم
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.Co se stane? V nějakém časovém období čínský hračkář vyveze přes 100 panenek do Spojených států.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.Thế thì điều gì sẽ xảy ra ở giai đoạn này, anh chàng TQ này sẽ chuyển 100 búp bê qua Mỹ.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.W tym okresie, Chińczyk wyśle do USA 100 lalek.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.В цей час китаєць збирається доставити 100 ляльок до США.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.На данном промежутке времени, этот китаец собирается транспортировать 100 кукол в США.
İşsizlik sandığına bağlı çalışan, çalıştığı süre zarfında işsizlik sandığına üyelik aidatı öder.Työttömyyskassaan kuuluva työntekijä maksaa työssä ollessaan työttömyyskassalle jäsenmaksua.
İşsizlik sandığına bağlı çalışan, çalıştığı süre zarfında işsizlik sandığına üyelik aidatı öder.Un employé affilié à la caisse de chômage verse une cotisation à cette dernière pendant sa période de travail.
İşsizlik sandığına bağlı çalışan, çalıştığı süre zarfında işsizlik sandığına üyelik aidatı öder.العاملون التابعون لصندوق البطالة عن العمل يدفعون رسوم عضوية إلى صندوق البطالة عن العمل في حالة كونهم يعملون.
İşsizlik sandığına bağlı çalışan, çalıştığı süre zarfında işsizlik sandığına üyelik aidatı öder.在芬兰您可以自愿参加失业保险。劳动者在工作时缴纳失业保险费。一旦失业,他就可以从失业保险系统获得与工资对应的失业保险金。您应当加入失业保险系统,因为失业保险金的数额要比基本失业保障金多。
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Je ne suis pas sûre de la durée pour laquelle je vais rester ici, mais pour le moment, j'apprécie votre aide.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Nem tudom egész biztosan, meddig fog tartani, de jelenleg köszönöm a segítségüket.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Δεν ξέρω για πόσο καιρό θα είναι, αλλά προς το παρόν, παρακαλώ να με φροντίσετε.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.لا ادري لكم من الوقت, لكن طيلة فترة اقامتي من فضلكن اعتنين بي
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.En l’absence d’avis dans ce délai,le Conseil des ministres peut statuer.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.En tales casos, el Consejo de Ministros adoptará las decisiones europeas necesarias.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.Evropskemusvetu pomaga generalni sekretariat Sveta ministrov.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.Het Hof van Justitie is bevoegd om erop toe te zien dat dit artikel wordt nageleefd.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.În absenţa unui aviz emis în acesttermen, Consiliul de Miniştri poate lua o hotărâre.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.Jos lausuntoa eikyseisessä määräajassa anneta, ministerineuvosto voi tehdä ratkaisunsa ilman sitä.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.Na ausênciade parecer dentro desse prazo, o Conselho de Ministros pode deliberar.
Söz konusu zaman zarfında görüşbildirilmemesi durumunda, Bakanlar Konseyi harekete geçebilir.Το ενδιαφερόµενο κράτος µέλος ενηµερώνει αµέσως το Συµβούλιο των Υ p i ο υρ γών για τα ληφθέντα µέτρα.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.A když jsem tam byl, učil jsem bez mluvení.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.A kým som tam bol, vyučoval som bez toho, aby som hovoril.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Durante esse tempo, eu dei aulas sem falar.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.És ezalatt az idő alatt tanítottam is, beszéd nélkül.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.In quel periodo riuscii anche a insegnare senza parlare.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.그 기간 동안 저는 말을 하지 않는 채로 강의를 하기도 했습니다.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Pendant cette période, j'ai réellement enseigné sans parler.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Przez ten czas, uczyłem nie mówiąc.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Și în toată acea perioadă, chiar am predat cursuri fără să vorbesc.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Tijdens mijn studie gaf ik zowaar zelf les, zonder te spreken.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Under den här tiden så undervisade jag faktiskt på lektioner utan att säga något
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Und während dieser Zeit habe ich sogar Kurse unterrichtet ohne zu sprechen.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.Y durante ese tiempo, de hecho enseñé clases sin hablar.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.В то время я и сам вёл уроки, при этом не произнося ни слова.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.През това време аз водех занятия без за говоря.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.ובזמן הזה, בעצם לימדתי קורסים מבלי לדבר.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.و خلال تلك الفترة، قمت بالدراسة بدون أن أتكلم.
Ve bu süre zarfında, aslında konuşmadan dersler verdim.初めて教室に入って行った時、13人の学生がいました
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.A medzitým sa mi narodili dve dcéry.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Az évek során közben született két lányom.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Durante esses anos tive duas filhas.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.E nel frattempo ho avuto due bambine.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Et pendant ces années-là, j'ai eu deux filles.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.In de tussenliggende jaren kreeg ik twee dochters.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Între timp, mi s-au născut două fiice.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.그 사이에, 저는 두 딸을 얻었습니다.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.No a mezitím se mi narodily dvě dcery.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Und in der Zwischenzeit bekam ich zwei Töchter.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Và trong những năm vào thời điểm đó, tôi có hai con gái.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.W międzyczasie urodziły mi się dwie córki.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Y en el transcurso de esos años tuve dos hijas.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.Στα χρόνια που μεσολάβησαν απέκτησα δύο κόρες.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.За прошедшие годы у меня появились 2 дочери.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.И през тези години аз се сдобих с две дъщери.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.І за минулі роки в мене було дві дочки.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.בינתיים נולדו לי שתי בנות.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.وفي السنوات التي تلت كان لدي ابنتان.