Ana içeriğe geç
Sözlük

zarfında ile cümle

zarfında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Britterna lyckades med sitt överraskningsmoment.
Bu süre zarfında Şapur doğu sınırındaki Kuşan işgaliyle uğraşmak durumunda kalmıştı.För att ta sig dit var de tvungna att passera Borstbäcken i östlig riktning.
Bu süre zarfında pek çok kısa filmlerde rol aldı.Han producerade dock bara filmer under en kort period.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.På denna dag dog minst 192 människor.
Milattan sonraki bin yıl zarfında pek çok Hristiyan kilisesi inşa edilmiştir.Under det första året anslöt sig 1 000 medlemmar till Kristi kyrka.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.Han minns dock inget av olyckan idag.
Bu süre zarfında televizyonlarda birçok Western televizyon programı yayınlanmıştır.Några timmar senare visades händelserna på sovjetisk TV.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Приблизно в той же час, Капранос навчав свого друга Боба Харді грати на бас-гітарі.
Bu süre zarfında Leica fotoğraf makineleri ile çalışmaya başladı.V tomto období začal používat fotoaparáty Leica.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Během této doby může být chůze nebo práce obtížná.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Podle tehdejších zpráv zemřelo během několika minut 40 000 lidí.
Bu süre zarfında mastabas'ı da keşfetti.Svůj obdiv vyslovil tehdy dokonce i Baudelaire.
Bu süre zarfında tören esnasında padişahın konuşması uygun değildir.Zastupuje biskupa v době jeho nepřítomnosti.
Bu süre zarfında Torrio liderken, Al Capone ise onun yardımcısı oldu.V době, kdy byl Al Capone ve vězení, se stal jeho nástupcem.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Jeho nápadem bylo na dva roky pozastavit placení veškerých dluhů.
Bu süre zarfında 20 erotik tarzında filmde yer almıştır.Pod jeho vedením zde vzniklo 20 celovečerních filmů.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.K neštěstí došlo ve dne, takže si nevyžádalo žádné lidské životy.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Souběžně se studiem se učila létat.
Bu süre zarfında Necip Fazıl Kısakürek'in ülkücü gençlik mahfilleri üzerindeki etkisi büyüktür.Nebezpečná je v tomto směru zejména záměna mladých guram s o mnoho menším čichavcem čokoládovým.
Bu süre zarfında okulun binası yıkılıp, yeni bina inşa edildi.Za jeho éry došlo k výstavbě školy a nových silnic.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.În același an, este înființată societatea Oto Mills do Brasil în San Paolo.
Bu zaman zarfında Chiarini The Ohio Brewery ve Alberini’s gibi restoranlarda çalışmıştır.În această perioadă a lucrat în restaurante precum „The Ohio Brewery” și „Alberini’s”.
Paris'te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze'nin laboratuvarında çalışır.La Paris are șansa să lucreze în laboratorul unui chimist renumit pe atunci, T.J. Pelouze.
Onun süre zarfında, tanrılar Ra ve Amun, Amun-Ra oldu.Ca un exemplu, în timpul Noului Regat, zeii Ra și Amon s-au unit într-o singură divinitate, Amon-Ra.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Între timp, britanicii au avansat.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.În această perioadă, mersul sau lucrul pot fi dificil de realizat.
Bu süre zarfında Slavia Praha takımında futbol oynadı.În acest timp el a jucat fotbal la clubul Slavia Praga.
Bu süre zarfında bir matbaada musahhih olarak geçimini sağladı.A fost nevoit o vreme să-și câștige pâinea ca lucrător la morgă.
Bu zaman zarfında kış ayları için hazırlıklar yapılır.Acestea vor fi folosite în pregătirea pentru iarnă.
İki yıllık bu süre zarfında, İtalyan kuvvetleri, Sirenayka'nın kuzeyindeki düzlükleri de ele geçirmişlerdi.În timpul conflictului, forțele italiene au ocupat și insulele Dodecaneze din Marea Egee.
Bu süre zarfında, TNA'da güreşe başladı.Tot în acest an și-a făcut debutul în turneele WTA.
Bu süre zarfında Caligula zaten Tiberius'un gözdesiydi.Spre surprinderea multora, viața lui Caligula a fost cruțată de Tiberius.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.A plouat abundent toată ziua, timp în care am rămas în casă.
Bu süre zarfında Prince NPG Music Club'ta daha çok yer aldı.A rajongóival ez alatt az időszak alatt jobban érintkezett a NPG Music Club-on keresztül.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Ez idő alatt a járás és munkavégzés nehézségekbe ütközhet.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.Mindeközben a kormányerők elfoglalták a Sadkop Gázgyárat.
Welch ve Summers bir süre zarfında Florence Robot/Isa Machine isminde birlikte müzik yaptılar.Florence és Isabella egy időben Florence Robot/Isa Machine néven zenélt.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.A januári sztrájkokban több, mint 1 millió munkás vett részt.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.A fejlesztés költségét 150 millió dollárra becsülték több mint harminc hónapos időtartamra.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Lakói ebben az időszakban tértek át a protestáns hitre.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Ha ez nem metszi a görbét, akkor az összeg ∞ {\displaystyle \infty } .
Bu zaman zarfında İKSV’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev aldı.Az akkori elnök, Rétvári Bence mellett lett az IKSZ regionális alelnöke.
Bu süre zarfında Siirt Jetpaspor forması giydi.Arra kényszerítette, hogy női viseletet hordjon ezen közben.
Bu süre zarfında pek çok kısa filmlerde rol aldı.Ebben az időszakban számos rövidfilmben szerepel.
Welch ve Summers bir süre zarfında Florence Robot/Isa Machine isminde birlikte müzik yaptılar.Welch ja Summers esiintyivät jonkin aikaa yhdessä nimellä ”Florence Robot/Isa Machine”.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Jos he missä tahansa vaiheessa vastaavat kysymykseen väärin, summa jättipotissa puolittuu.
Birleşik Çiftlik İşçileri bu süre zarfında yine üreticilerin tarafını aldı.Viljelijöiden itsensä kannalta kollektivisointi oli askel huonompaan.
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.Noina vuosina hänellä oli hyvä mahdollisuus kartoittaa Itä-Suomea.
Bu süre zarfında dergi, Britanya'nın en çok satılan spor dergisi oldu.Se on samalla eniten myynyt brittiläinen aikauslehti kautta aikain.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Tänä aikana hänellä oli aikaa opiskeluun ja kirjoittamiseen.
Bu süre zarfında Siirt Jetpaspor forması giydi.Hänellä oli vieläkin jostain syystä päällään pakkopaita.
Bu süre zarfında topların üretimi ve birliklerin tekrar eğitimi düşünüldü.Ilmatorjuntajoukot käyttivät aikaa uudelleen ryhmittymiseen ja uusien joukkojen kouluttamiseen.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.Se ei saavuttanut yhtän pistettä tuona aikana.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Σε όλο αυτό το διάστημα, το άτομο που έχει προσβληθεί μπορεί να περπατά ή να εργάζεται με δυσκολία.
Bu süre zarfında adı Hrvatski Karlovci olarak değiştirildi.Την εποχή εκείνη το όνομά της άλλαξε σε Χρβάτσκι Καρλόβτσι.
Bu süre zarfında Türkiye İş Bankası'ndan kredi aldı.Η εταιρεία τότε είχε υποβάλει αίτηση για δανειοδότηση στην τράπεζα EUROBANK ERGASIAS.
Bu süre zarfında birkaç stand-up gösterisi sergiledi.Dette kom flere gange til udtryk i hans stand-up shows.
Bu süre zarfında Halit rahat durmamış, İstanbul'da okulların önünde adamlarını uyuşturucu satmaya başlamıştır.På dette tidspunkt startede han også som pusher med at sælge hash til sine skolekammerater.
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Meget af hans kunst gjorde grin med den samtidige politik og skikke.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Derefter følger en periode, hvor Oliver hjælper med at pleje sin far.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod