Bu süre zarfında topların üretimi ve birliklerin tekrar eğitimi düşünüldü.Si sarebbe tornati quindi a raccogliere le risorse dal terreno e a formare grandi eserciti.
Çok uzun. Bu zaman zarfında kahve yapalım mı?Слишком длинно. За это время можно кофе сварить.
Bu süre zarfında, Rusya ordusu Amerika Birleşik Devletleri için bölgesel bir meydan okuma olacak.В течение этого периода российские военные будут представлять региональную проблему для Соединенных Штатов.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.В том же году создаётся «Oto Mills do Brasil» в Сан-Паоло.
Bu süre zarfında Faith No More ve Danzig'in üye olma önerilerini reddetti.В этот период получал предложения присоединиться от таких групп как Faith No More и Danzig, но отказался.
Bu zaman zarfında kış ayları için hazırlıklar yapılır.Это связано с тем, что в это время года определялись работы по подготовке к зиме.
Bu süre zarfında yaklaşık 12.000 cihaz satıldı.Было продано 12 000 таких наборов.
Bu süre zarfında yerel bir rahip tarafından 13 Eylül 1948 tarihinde ikinci kez vaftiz edildi.Там 13 сентября 1948 года его крестил местный священник.
Bu süre zarfında, kraliyet yanlısı Yunan askerleri ve komünist partizanlar arasında bir savaş çıktı.Дело дошло до прямого столкновения британских солдат и греческих коммунистов.
Bu süre zarfında, TNA'da güreşe başladı.Пожалуй, впервые за все время в TNA он проводил действительно классный поединок.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Ночь на территории, занятой митингующими, прошла спокойно.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Некоторые заключённые погибли от такого обращения или бесследно «исчезли».
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.После этого немцы добились ещё больших успехов.
José de San Martín bu süre zarfında iki kardeşini idam eder.Герцогством Гелдерн в это время по очереди управляли две его сестры.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.В этот момент ему становится плохо, и в результате он чуть не убивает не того человека.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.За ночь переправлял десятки танков.
Altı ay zarfında Posof, Ardahan ve Çıldır'ı dolaşıp tekrar Afyon'a geri döndü.Со временем она становится более собранной и серьёзной и возвращается обратно на Мьюни.
Bu zaman zarfında dini ilimler üzerine yazılar kaleme almaya başladı ve diğer dinler üzerine çalışmalar yaptı.Находясь в тюрьме, он продолжал писать религиозные статьи и проповедовать всем, кто собирался вокруг.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Утром Джонни завтракает вместе с Джеффом, страдающим от головной боли.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.خلال هذا الوقت، قد يكون من الصعب على الشخص المشي أو العمل.
Bu süre zarfında dergi, Britanya'nın en çok satılan spor dergisi oldu.باتت المجلة في تلك المرحلة بالفعل المجلة الخاصة بالدي جي الأكثر مبيعاً في المملكة المتحدة.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.على مدار تلك الفترة تراكمت في الكهف طبقات رسوبية من الرمال والطمي والصلصال يصل ارتفاعها إلى 25 مترًا.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.وخلال هذه الفترة، استولت القوات الحكومية على مصنع سادكوب للغاز.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.في هذه الأشهر وحدها أكثر من مليون عامل شاركوا في الإضراب.
Bu süre zarfında Lefke Avrupa Üniversitesi'nde işletme yönetimi alanında yüksek lisans yaptı.ولكن هيرش في هذا اليوم كان يختبر تكليفات القراءة في الكلية المجتمعية.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Nesse estágio a pessoa poderá apresentar dificuldades para caminhar e trabalhar.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.Durante esse tempo, as tropas governamentais capturaram a fábrica de gás Sadkop.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.No decorrer deste período, depósitos de areia, silte e argila de até 25 m (82 pé) acumularam na caverna.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.No mesmo ano é constituída a Oto Mills do Brasil, em São Paulo.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Durante este período, ele parece ter encontrado tempo para estudar e escrever.
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Ao viver com os colonos, adaptava-se lentamente ao seu modo de vida.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.Em seguida uma greve geral foi declarada com a participação de até 10 milhões de trabalhadores.
Denebilir ki, savaşın devam ettiği dört gün zarfında ne olup bittiğinden hiç haberi olmadı.Ele diz que os quatro provavelmente não iriam lembrar do que havia acontecido ali.
Bu süre zarfında Faith No More ve Danzig'in üye olma önerilerini reddetti.Ele recusou ofertas para permanecer em bandas de sucesso como Faith No More e Danzig.
Bu süre zarfında hukuksal mücadele veren halk, bölgedeki HES projelerinin yapımını durdurdu.O que ganhava nas apostas, entretanto, esbanjava nos saloons da zona.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Durante esse tempo foram produzidas cerca de 200 aeronaves.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Em algum momento dos ensaios, ele mudou de ideia.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Serviu dois mandatos completos de 4 anos cada.
Bu süre zarfında Mancini'nin bestelediği üç eser peşpeşe çalınır ve hiç replik yoktur.Após encurralá-lo nas cordas, Mancini o acertou com combinações que não foram respondidas.
Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur.Como consequência, durante algum tempo, foi considerado um metal precioso, mais valioso que o ouro.
Bu süre zarfında sık sık bir komuta amiral görevlerini yürüttü.Gedurende deze tijd had hij vaak de functie van commandant-admiraal.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Gedurende deze tijd kan het moeilijk zijn om te lopen of te werken.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Op dat moment begon zijn interesse te veranderen.
Bu süre zarfında gruba katılıp, gruptan ayrılanlar oldu.Zij kwamen eraan en maanden dat zij ophielden en elkaar vergaven.
Bu zaman zarfında Oda Hiroyuki Takei ile tanışmıştır.Hij volgde hierbij Hiroyuki Hosoda op.
Oyuncunun amacı belirlenen hedefi belirli bir süre zarfında öldürebilmek.Hierbij moet de speler een bepaalde doelgroep mensen binnen een bepaalde tijd uitmoorden.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Er werd op deze expeditie 200 ton erts gewonnen.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.In ruil daarvoor stuurde Johns moeder haar geld om voor Jake te kunnen zorgen.
1995 zarfında federal yetkililerle ikili bir anlaşma imzalandı.Hij tekende in 2005 een tweejarig contract bij de Bundesliga vereniging.
Bu süre zarfında yaklaşık 160 ayrı macerası yayınlanmıştır.Van dat type zijn ongeveer 110 adjectieven bekend.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Veel gewonden bleken enige tijd 'zoek' te zijn.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.W tym okresie spacerowanie lub praca mogą sprawiać problemy.
Paris'te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze'nin laboratuvarında çalışır.W Paryżu pracował w prywatnym laboratorium profesora T. J. Pelouze'a, sławnego chemika.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Sukces bardzo ucieszył Brytyjczyków.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.W tym czasie wyprodukowano zamówione 200 egzemplarzy czołgu.
Bu süre zarfında düğüne gelen misafirlere düğünde yapılan yemekler ikram edilir.Pozostała część zaproszonych na uroczystość gości urządza w tym czasie wesele.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Postanawia więc nauczyć się czytać i znaleźć pracę w biurze.
Bu süre zarfında okulun binası yıkılıp, yeni bina inşa edildi.Sytuacja uległa poprawie po przeniesieniu szkoły do nowego budynku.
Bu süre zarfında genel görelilik merak uyandıran bir kuram olarak kalır.Zdajemy sobie sprawę, że w tak religijnym środowisku to mogłaby być iskrą zapalną.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Under denna tid kan det vara svårt för den drabbade att gå eller att arbeta.