Ana içeriğe geç
Sözlük

zarfında ile cümle

zarfında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu süre zarfında Gadifer, Fuerteventura'yı fethetmeyi ve diğer adaları keşfetmeyi başardı.During this time, Gadifer managed to conquer Fuerteventura and to explore other islands.
Bu süre zarfında Alcock, insan bedenlerini incelemek için mezarlar bile kazdı.During this time Alcock even dug graves to study the bodies of humans.
Bu süre zarfında tıp ve doğa tarihi üzerine çok sayıda makale yayınladı.During this time he published a number of papers on medicine and natural history.
Bu süre zarfında albay oldu.During this given period of time, he became a colonel.
Bu süre zarfında kutsal metinlerin sözlü çevirileri yapılmaktaydı.Während dieser Zeit wurden die heiligen Texte mündlich überliefert.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.Im gleichen Jahr wurde die Firma Oto Mills do Brasil in São Paulo gegründet.
Bu süre zarfında, Rusya ordusu Amerika Birleşik Devletleri için bölgesel bir meydan okuma olacak.In dieser Phase wird Russland eine regionale Bedrohung für die USA darstellen.
Bu zaman zarfında çok sayıda küçük patlamalar gerçekleşir.Zahlreiche kleinere Explosionen fanden in dieser Zeit statt.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Toms älterer Bruder, Jack übernimmt den Hof.
Bu süre zarfında yaklaşık 12.000 cihaz satıldı.Seither wurden ca. 12.000 Wohneinheiten verkauft.
Bu süre zarfında gruba katılıp, gruptan ayrılanlar oldu.Bei diesem Verein gelang ihm auf Anhieb der Durchbruch.
Bu dönem zarfında Muş ve çevresi görülmeye değerdir.Bald werden sie aber mutiger und erkunden die Umgebung.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.Sie verteilte während des Streikjahres Nahrungsmittelpakete an betroffene Familien.
Milattan sonraki bin yıl zarfında pek çok Hristiyan kilisesi inşa edilmiştir.Im Laufe der folgenden Jahrhunderte wurden erste christliche Kirchen auf Orust errichtet.
Bu süre zarfında sık sık bir komuta amiral görevlerini yürüttü.Trotzdem gab es in der Zwischenzeit einen höherrangigen Admiral.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.La même année, "Oto Mills do Brasil" est créée à Sao Paulo.
Bu süre zarfında adı Hrvatski Karlovci olarak değiştirildi.Durant cette période, Karlovci s'appela Hrvatski Karlovci.
Bu süre zarfında 28 tane krizi yönetti.Ils abattent 28 vaches pour l'occasion.
Bu süre zarfında, TNA'da güreşe başladı.Malgré cette défaite, elle obtient un contrat à la TNA.
Bu süre zarfında ayrıca dünya gazetesinde Ekonomi Danışmanı olarak da hizmet vermiştir.Parallèlement, elle était également consultante pour le journal économique Dünya.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Pendant ce temps, le vrai Jack reçoit la visite de son père John.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.Il ne réussit pas une seule fois à franchir cet écueil.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.On estime qu'environ deux millions de machines ont été produites pendant cette période.
Bu süre zarfında yaklaşık 12.000 cihaz satıldı.Près de 6 000 exemplaires ont été vendus pendant ce temps.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.200 000 personnes meurent au cours de ces déplacements.
Bu süre zarfında neredeyse tüm İskoçya topraklarının yarısı bile Roma egemenliğine girmemiştir.À aucun moment, l'Écosse, et même la moitié de l'Écosse, n'est sous contrôle romain.
Denebilir ki, savaşın devam ettiği dört gün zarfında ne olup bittiğinden hiç haberi olmadı.On ne saura jamais ce qui s'est passé pendant ces quatre jours.
Bu süre zarfında hayranları ile Instagram ve Twitter üzerinde yazıştı.Il annoncera ce dernier changement sur Twitter et Instagram.
"Bir aylık süre zarfında yaptığım görüşme ve toplantılar süreç açısından son derece olumlu olmuştur" dedi.Fait et délibéré à Rieumajou les jours mois et an que dessus."
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Ce, à une condition : arrêter de tuer des gens sur son passage.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Durante ese tiempo varios disidentes fueron asesinados y 'desaparecieron'.
Bu zaman zarfında Hindistan ve İran arasında düşük seviyede kültürel alışverişler de yaşandı.También tuvieron lugar durante este periodo intercambios culturales de menor nivel entre la India y Persia.
Bu süre zarfında sık sık bir komuta amiral görevlerini yürüttü.Durante este período a menudo ejerció de almirante comandante.
Aynı zaman zarfında Theodore Roosevelt'in vestiyeri sinema salonuna dönüştürüldü.En la misma época, el guardarropa de Theodore Roosevelt se transformó en el cine familiar.
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.Durante este tiempo estuvo trabajando en el este de Prusia y en Finlandia.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Alrededor de la misma época Kapranos enseñó a su amigo, Bob Hardy, cómo tocar el bajo.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Ese día, aprenderían a volar.
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.Hasta que los liberes, estarán a tus órdenes en todo y sus pecados serán tu carga.
Bu zaman zarfında grupla beraber birçok albüm yaptı.Desde entonces ha grabado varios exitosos álbumes con el grupo.
Bu dönem zarfında Muş ve çevresi görülmeye değerdir.Pero ahora está en el Nexo, y es hora de que la naturaleza se vengue.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Alrededor de 600 personas murieron en ese momento.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.No ha visto en él ni un solo defecto.
Bu süre zarfında karşılık aile ziyaretleri yapılır.Con ellos entramos en época visigoda.
Bu süre zarfında televizyonlarda birçok Western televizyon programı yayınlanmıştır.En la televisión israelí ya había en ese entonces varios programas satíricos.
Bu süre zarfında Sheamus yavaş yavaş bir fan favorisine dönüşmeye başladı.Noel siempre remarcó que durante esa etapa, él se estaba convirtiendo en un guitarrista prometedor.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Aproximadamente 200 tanques fueron modificados de este modo.
Standartlaştırma 5 yıl süren bir zaman zarfında tamamlanmıştır.Cada fase toma alrededor de 5 semanas en ser completada.
Bu dönem zarfında 5 Lig Şampiyonluğu yaşadı.Durante este periodo su equipo ganó 5 campeonatos a nivel de la liga.
Bu süre zarfında, Ruanda Soykırımını yürüten asker ve gerillaları eğitti.Durante tale periodo, addestrò i soldati e i miliziani che compirono il Genocidio del Ruanda.
Bu süre zarfında mastabas'ı da keşfetti.E fu in questo periodo che scoprì Mozart.
Kısa bir süre sonra 10 gün zarfında üç çocuğu difteriye yenik düştü.Poco prima della partenza, i suoi quattro figli contrassero la difterite.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Emettono il loro richiamo anche quando sono in volo.
Bir süre sadece müzik dinler ve bu süre zarfında elektro gitar sesine hayran kalır.Ama la musica rock e nel tempo libero suona la chitarra elettrica.
Bu süre zarfında sorumluluk Häyhänen'deydi.Qui si trovava al momento dell'armistizio.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Per cui in mezzo alla campagna sorgevano oratori.
Bu süre zarfında tören esnasında padişahın konuşması uygun değildir.Il sacerdote intanto ascolta in segreto il colloquio.
Bu zaman zarfinda Şu ben en iyi calismalarimi yaptım."In Belle Rose trovai la suggestione che cercavo".
Bu süre zarfında da İstanbul bilgin ve şeyhleriyle sohbetlerde bulunmuştur.Durante l'Emergenza, governò di fatto l'India insieme a conoscenti e amici.
Arjantin Hava Kuvvetleri (AAF) ile iş yaptığı süre zarfında İngiliz Gloster Meteors ile uçtu.Dopo la guerra la FAB venne equipaggiata con i jet inglesi Gloster Meteor.
Bu süre zarfında karşılık aile ziyaretleri yapılır.Nell'occasione vengono ospitate le famiglie bisognose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod