Ana içeriğe geç
Sözlük

zararsız ile cümle

zararsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.It all sort of started as a benign mistake,
Oldukça zararsız görünüyor.It looks harmless enough.
Zararsız bir yabani ot.It's a harmless weed
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.And the thing is, if they're not harmful, they're not to be completely dismissed.
Dünyanın ikinci büyük balığı. Ama planktonla beslenen zararsız hayvanlar.They're also harmless plankton-feeding animals.
Onlar zararsız toz patlayıcı için gizlice konulmasının tartışıldı,Most of the people will have died and the rest of us will be cannibals.
Biz: "Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol" dedik."Turn cold, O fire," We said, "and give safety to Abraham."
İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol" dedik.Be you coolness and safety for Ibrahim (Abraham)!"
Diğer kuklaların bir çoğundan daha zararsız gözükür.It is voiced by series co-creator Becky Sloan.
Ayrıca yan ürünler zararsızdır:Furthermore, the side-products are innocuous:
Bazen şiddetsizlik, zararsızlık ve pasiflik konusunda kafa karışıklığı ve çelişki olmaktadır.At times there is confusion and contradiction about nonviolence, harmlessness and passivity.
Yukarıdaki örnekte, parolanın boş ya da zararsız bir karakter dizisi olduğu varsayılır.In the example above, "Password" is assumed to be blank or some innocuous string.
Biri geminin önünden zararsız bir şekilde geçti, ancak ikincisi onu pruvadan vurdu.One passed harmlessly ahead of the ship, but the second struck her in the bow.
Daha ziyade zararsızdır.Sie sind eher harmlos.
Vajinit başta zararsızdır.Alles beginnt zunächst harmlos.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Heute würden sie viel weiter gehen und für Groening sehe diese Episode heutzutage harmlos aus.
Genel olarak mastürbasyon zararsızdır.Das Mineral ist im Allgemeinen unmagnetisch.
50 yaştan sonra görülen bu durum genelde zararsızdır.Nach Ablauf von fünf Tagen wird Poi allerdings meist als ungenießbar betrachtet.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.Eine der Pillen war harmlos, die andere enthielt ein starkes Gift.
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Meistens sind sie dämmerungs- und nachtaktiv.
Büyük bir olasılıkla bu cisim zararsızdı.Die Kuppelhalle blieb dabei fast unbeschädigt.
Köpekten korkmana gerek yok, o tamamen zararsızdır.Tu ne dois pas être effrayé par le chien, il est tout à fait inoffensif.
Köpekten korkmak için bir sebep yok, o tamamen zararsızdır.Il n'y a pas de raison d'avoir peur du chien, il est tout à fait inoffensif.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.L'une d'entre elles est un poison tandis que l'autre est inoffensive.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Il a pu paraître quelque peu sulfureux lors de sa parution, il semble aujourd'hui bien anodin.
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Elles sont généralement actives et très voraces.
Genel olarak mastürbasyon zararsızdır.Mais le Maharishi était généralement inoffensif.
Ama zararsızdır.Inoffensif.
Ağaçların altında yaşar, zararsızdır.Les dégâts causés aux arbres sont insignifiants.
Bakterilerin çoğunluğu zararsız veya yararlıyken, oldukça az sayıda bakteri patoejeniktir.Aunque la gran mayoría de las bacterias son inofensivas o benéficas, pocas bacterias son patógenas.
Bunların çoğu zararsızdır; meyveler ve diğer yiyeceklere tat verir.Varias especies dañan las frutas y otras cosechas.
Vajinit başta zararsızdır.El negocio al comienzo era inofensivo.
Phidippus audax, Salticidae familyasından Kuzey Amerika'da yaygın ufak zararsız bir örümcek türü.Phidippus audax es una araña saltadora común de América del Norte.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.La película no llegó a estrenarse, y hoy en día se considera perdida.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.A pesar de su aspecto, es totalmente inofensivo.
Buna karşılık yansıttığı ışıklar zararsızdır.La exposición a la luz lo oscurece​.
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.Se ci fosse stata la collisione si sarebbe probabilmente disintegrato nell'atmosfera.
İç parazitlerinin sayısı da azdır ve genellikle zararsızdır.Anche il loro armamento era insufficiente e spesso poco efficiente.
Genellikle devamında ani bir ağrı gelen kramplarda görülür; genellikle zararsızdır ve kısa süre içinde geçer.È a volte accompagnato da un repentino "scoppio" di dolore ma di solito è innocuo e cessa dopo pochi minuti.
Ama zararsızdır.Считается безвредным.
Bununla birlikte, zararsız ve savunmasızdır.А ведь был, в сущности, безобиден и беззащитен!
Genel olarak mastürbasyon zararsızdır.По современным данным мастурбация не вредна.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.На вид кажется безобидным, но это вовсе не так.
'Evet ben çevre ile ilgili bir kitabım ama zararsızım!Я — суровый критик, но здесь, — увы!
Rey ışın kılıcını yakalar ve Ren ile tek başına savaşır, sonunda onu zararsız hale getirir.Rey então pega o sabre de luz e consegue vencer o Ren, que já estava ferido.
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Normalmente é perpendicular e arredondada.
Mintaş, yolcular ve mürettebat tarafından zararsız hale getirildi.De laatste liep fataal af voor passagiers en bemanning.
O tamamen zararsız.Het is geheel ongevaarlijk.
Genel olarak mastürbasyon zararsızdır.Czy masturbacja jest szkodliwa?
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Są one zazwyczaj poskręcane i powyginane.
Daha ziyade zararsızdır.Mimo to jest praktycznie nieszkodliwy.
Dünya'yla çarpışsaydı muhtemelen zararsızca atmosferde parçalara ayrılacaktı.Gdyby jednak znajdował się na kursie kolizyjnym z Ziemią, prawdopodobnie spaliłby się w atmosferze.
Vajinit başta zararsızdır.Początkowo jest bezobjawowe.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Idag hade de gått mycket längre och för honom ses det idag som harmlöst.
Bu proteinlerden çoğu insanlar için zararsızdır ancak bazıları toksindir.Många av dessa proteiner är harmlösa för människor medan andra är livsfarliga toxiner.
Ama zararsızdır.Han är dock oskadd.
Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır.Tobaksrökning är av många ansett som haram eftersom det är skadligt och luktar illa.
Tüm türler zararsız sayılsalar da zehirleri çok iyi araştırılmamıştır.Alla arter är troligen ofarliga för människor, men deras gift har inte studerats mycket.
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Зазвичай поводиться грубо та недружно.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.Хоча оцтова матка не апетитна на вигляд, вона абсолютно нешкідлива.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod