Ana içeriğe geç
Sözlük

zarar ile cümle

zarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fırtınanın yol açtığı zarar küçüktü ve doğrudan sonuç olarak hiçbir ölüm vakası bildirilmedi.Následky bouře byly na souostroví však minimální, žádné škody nebyly hlášeny.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nikomu se nic nestalo, ale stroj je zničen.
Erişim tarihi: June 18, 2011. ^ "10 Kasım 1992: Axl Rose Mülke Zarardan Suçlu Bulundu".Accesat în 18 iunie 2011. ^ „November 10, 1992: Axl Rose is found guilty of property damage”.
İsrail'in zararı ise 189 ölü, 899 yaralı ve 4 esir oldu.Israelienii au avut 189 de morți, 899 de răniți și 4 capturați.
Geri kalan planörler zarar görmeden iniş yaptı.Restul planoarelor au aterizat fără probleme la țintă.
Fakat onlar kayda ulaşmadan önce, su sızıntısı yüzünden kayıt zarar görmüştü.Înainte, era denumit milh (sare în arabă) din cauza apelor sărate ce o înconjurau.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.El deduce astfel că una dintre pastile conținea otravă, iar cealaltă era inofensivă.
Fakat bu kopmalar, o dönemde Gırgır'a büyük bir zarar vermediler.Satele însă nu erau metohuri, cum greșit se mai interpretează!
Bu nedenle hayvana zarar vermeden dişleri sökmek zordur.Astfel, ar fi dificil de eliminat fără a răni animalul.
H360FD Üremeye zarar verebilir.H360Df: Poate dăuna fătului.
H302 Yutulması halinde zararlıdır.H302: Nociv în caz de înghițire.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nimeni nu a fost rănit, și locomotiva a suferit pagube ușoare.
Rehine zarar görmeden kurtuldu.Doar regina a scăpat fără răni.
Bana zarar veremezsin.Ție nu-ți voi face nimic.
1373 yılında, katedral Kıbrıs'a yapılan Ceneviz baskınları sırasında zarar gördü.În anul 1373 catedrala a suferit daune în timpul raidurilor genoveze.
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.Termenii "amenințare" și "hazard" sunt adesea folosite pentru a însemna ceva care ar putea provoca daune.
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.Pe data de 28 mai 1995 localitatea a fost grav avariată în urma unui cutremur.
Bu yangın, büyük maddi zarar verdi.Acest incendiu s-a soldat cu mari pagube.
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.A fost distrus de flăcări în repetate rânduri, însă de fiecare dată a fost refăcut.
H332 Solunması halinde zararlıdır.H332: Nociv în caz de inhalare.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.Tom reușește rar să-l prindă pe Jerry, doar atunci când șoricelul ajută alte victime ale lui Tom.
Beslenme özellikleri yerel ekosistemlere zarar vermektedir.Acest mod de nutriție îi face vulnerabili la paraziți interne.
Güvenlik risk yönetimi kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.Managementul riscului de securitate implică protecția unor bunuri de prejudiciul cauzat prin acte deliberate.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.Elemente mai exotice și nocive de solide dizolvate sunt pesticidele provenite din scurgerile de suprafață.
Üremeye zarar verme şüphesi var.Susceptibil de a dăuna fertilității.
Bu yüzden belirsizlik zararsızdır fakat göreceli parçacıklar için öyle değildir.Faptele bune sunt necesare, dar sunt insuficiente pentru inviere.
Deniz savaşları pek sık görülmüyordu ve asıl amaç düşman güçlerini yok etmekten çok onlara zarar vermekti.Cele trei foi lipsă erau cele mai importante și permiteau inamicilor construirea submarinului.
Bu da, sadece diğerlerine zarar vererek elde edilebilir.El este bine doar cu suferința celorlalți.
Bebeğimin üzerine çok titriyordum ve bir şekilde zarar görmesinden çok korkuyordum.""Aveam numai un fiu și-mi era frică că va muri într-un accident."
En çok zarar gören sektör ise %18,46'lık kayıp ile madencilik oldu.Cea mai afectată regiune a fost Europa cu un declin de 6%.
Gelgit barajları doğaya zararlı değildir.Copacii, în schimb, nu apar de la natură.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Să nu ții necaz pe copiii poporului Israel.
Zarar eden maliyet merkeziniz var mı ?Este disponibilă o estimare solidă a costurilor?
Sigaranın zararlarını azaltır.Puterea shogunatului scade.
Kuşlar zararlı böceklerin baş düşmanıdır.Păinajenii-lupi sunt reglatori importanți în efectivul de insecte.
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.Pentru că mama lui se ănțelegea bine cu soacra ei, l-a putut vizita frecvent.
Tom zarar görmeyeyim diye gider.Eram sigur ca nu-mi vor face rău.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.A fost deteriorat de o furtună puternică în 2011.
Bu tehlikeli ve zarar vericidir.Este un compus inflamabil și nociv.
Birçok pestisit insanlar için de zararlıdır.Multe pesticide sunt toxice și pentru om.
Tüm türler zararsız sayılsalar da zehirleri çok iyi araştırılmamıştır.Importanța lor adevărată în combaterea speciilor dăunătoare nu este însă cunoscută.
16. ve 17. yüzyıldaki Celali ayaklanmaları Anadolu kara ticaretine büyük zarar verdi.XVI-XVII relațiile capitaliste au găsit condiții favorabile de pătrundere în pescuit.
Çubuk kalemler artık zararsızdı ve artık grafit zehirli değildi.Atunci, Clavulina cinerea nu mai este comestibilă, putregaiul fiind toxic.
Bizanslılar mancınıklarıyla Grek ateşi atmışlar ve Osmanlılara büyük zarar vermişlerdir.Roșiii și Albii au concurat în declarații incendiare, și s-au arătat gata de violență radicală.
Seramik içeren topların parçalanması makina parçalarına zarar verebilir.Folosirea unor piese ”pe moarte” pot avaria grav motorul mașinii.
Sanat eserlerine verdiği zarar sebebiyle bir kesim onu vandalist olarak adlandırmıştır.Pașoptiștii au condamnat acest gest de distrugere a unei opere de artă, numindu-l un act de vandalism.
Haluk Özkan en son 13. albümü Yola Zararsın 2016 senesinde yayınlanmıştır.DeLuna lucrează în prezent la cel de-al treilea album al său, Viva Out Loud, care va fi lansat în 2016.
Bazı yakın kasabalar da depremden zarar gördü.Clădirea a fost afectată și de cutremure.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Ne árts kisgyermekeknek.
Yaklaşık 42,500 bomba 300 kişinin ölümüne ve binaların % 85 zarar vermesine neden oldu.Körülbelül 42 500 bomba 300 embert ölt meg és az épületek 85%-át elpusztította.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.A szabadság annyit jelent, hogy mindent szabad, ami másnak nem árt.
Çünkü bu durumun sonucunda meydana gelen iç savaşlar ülkeye büyük zarar vermişti.Az új fegyverek miatt a háború elég kártékony volt az országra nézve.
Primum non nocere, "Önce, zarar verme!" anlamına gelen Latince deyiştir.Primum non nocere – mindenekelőtt ne árts.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Frigg, Baldr anyja megesketett mindent és mindenkit: nem fogja bántani Baldrt.
Bana zarar veremezsin.Engem nem szenvedhetett.
25 Ağustos 2005'te Katrina Kasırgasında zarar görmüştür.2005. augusztus 29-én a Katrina hurrikán pusztítása zajlik.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Ezzel maga rombolta le esélyét a házasságra.
Zırhları çok ince olmasında dolayı tabanca haricinde her türlü ateşli silah atışından zarar görübiliyordu.A tömeg hihetetlenül boldog volt, bár mindenfelől fegyvertüzet lehetett hallani.
İnsana zararı yoktur.Emberveszteség nem volt.
Bölgenin doğal yapısına telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir.A fogyasztás bolygónkra gyakorolt visszafordíthatatlan hatásaira.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod