zarar ile cümle
zarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.Symtomen beror på vilka nerver som är drabbade.
Zarar vermeye çalışan insanlar olabilir.Gods som kan riskera att skadas.
Hatta bazen zararlı olabilir.Och ibland kan han vara rädd.
İğne yapraklı ağaçlarda da zarar yapmaktadır.De attraheras också av brandskadade träd.
Otuz Yıl Savaşları sırasında şehir yağmalandı ve zarar gördü.Under trettioåriga kriget skadades staden svårt.
Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır.Tobaksrökning är av många ansett som haram eftersom det är skadligt och luktar illa.
1812'de kentin önemli bir kısmı bir yangında zarar gördü.År 1852 förstördes stora delar av staden i en brand.
Aynı zamanda bu ayrımlar örgütsel ilişkilere de zarar verebilir.Utbrytningar kan även ske inom organisationer.
Hurricane kasırgaları periyodik olarak ekonomiye ciddi ölçüde zarar vermektedir.Deflation ses vanligtvis som skadligt för ekonomin i sin helhet.
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.Provinsen drabbades av en svår jordbävning i maj 2008.
Genellikle burun epiteline zarar vermez.I allmänhet skadas inte näsepitlet.
Ayrıca ekosistemin elemanlarına zarar verir.I naturen tillhör de ekosystemens nedbrytare.
Çok iştahlı olan bu tırtıllar ağaçlara büyük zararlar verebilirler.Rätt skötta kunde dessa ängar ge stora skördar.
Bu işlemin hastaya hiçbir zararı söz konusu değildir.Det är ointressant om patientens lidande upphör.
Kendisine göre tıbbın ilk kuralı “Primum non nocere” (Önce zarar verme!) ilkesidir.Primum non nocere - vårdgivaren ska inte skada patienten (primum non nocere).
Tüm türler zararsız sayılsalar da zehirleri çok iyi araştırılmamıştır.Alla arter är troligen ofarliga för människor, men deras gift har inte studerats mycket.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Branden orsakade stora skador på turbinbyggnaden.
Hamilelik sırasında kullanılmasının bebeğe zarar verdiği bilinmektedir.Vissa anser att detta hämmar barnet i dess utveckling.
Orman ağaçları için zararlıdır.Undviker dock skogar.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Не ображайте маленьких дітей.
Bilgisayar herhangi bir zarar almamış ve hâlâ çalışmaya devam etmektedir.Комп'ютер не був пошкоджений і все ще залишається в робочому стані.
1888'deki büyük yangın parkın büyük kısmını yok etmiş birçok çalı ve ağaç ağır zarar görmüştür.У 1888 році велика пожежа знищила більшу частину парку і багато кущів і дерев були сильно пошкоджені.
Yaklaşık 42,500 bomba 300 kişinin ölümüne ve binaların % 85 zarar vermesine neden oldu.Близько 42500 бомб убило 300 людей і пошкодило 85% будинків, але місто швидко відбудувалося.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Дивним чином жоден з них не був пошкоджений і не загубився.
Ateşten zarar görmez.Не отримує шкоди від вогню.
Meyve bahçelerinde zarar yaratabilir.Можуть здійснювати нальоти на фруктові сади.
11 Eylül 2001'de bina Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesi sonucu oluşan enkazdan zarar gördü.11 вересня 2001 року будівля була пошкоджена падаючими уламками Північної вежі торгового центру.
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Був прикладом для друзів, наносив потужний удар по ворогам.
461 yılındaki büyük yangında liman büyük zarar gördü.У пожежі 1046 року будівля була сильно пошкоджена.
Savaşta, ülke milyarlarca dolar zarara uğramıştır.Економіці країни завдано шкоди на 2 мільярди доларів США.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.При цьому гребля не постраждала, але машинний зал зазнав пошкоджень.
Her bir insan hücresinde günde 500 baz yükseltgeyici zarar görür.За деякими оцінками у кожній клітині людини близько 500 основ пошкоджуються окислюючими сполуками щодня.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Перебуваючи на відкритій території, не заважайте нікому.
Aslında pek zararlı olmadığı halde görüntüsü insanlarda paniğe neden olur.Може навіть, хоча й необов'язково, спалахнути паніка.
Kimseye zarar verilmemelidir.Нікого не може поранити.
Bana zarar veremezsin.Я тобі зла не зроблю.
Cahillere oturup kalkmak fayda değil zarar verir.А не зійти з розуму і не опуститися допомагає гумор.
Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur.Потиличні ураження може спричинити візуальні галюцинації.
Vaughn hastaneye kaldırılır ameliyat olur fakat iç organları çok fazla zarar görmüştür.Стів виживає, але його організм отримав великі пошкодження.
Gimli'nin baltası bu tasmadan zarar gördü.Проте заколоти яничар завадили цьому.
Bu hayvanlarda ince bağırsakta yaşar, hayvana zarar vermez.Тут мускус добувають гуманним способом, не травмуючи тварини.
Midilli batarken, Yavuz Sultan Selim gemisi ise büyük zarar gördü.«Міділі» затонув, а «Явуз Султан Селім» було сильно пошкоджено.
Zarar 22 milyon ruble civarındaydı.Загальні збитки — понад 22 млн крб.
O Lorraine'i partiye götürecektir, ardından da zarar vermeye çalışacaktır.Приводить Естер на вечірку, після чого намагається її зґвалтувати.
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Перебування у львівській в'язниці погано вплинуло на його здоров'я.
Genelde zararsız ve uysaldırlar.Зазвичай поводиться грубо та недружно.
Arama sırasında zarar gören olmadı.Пошкоджень перевірка не виявила.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.Хоча оцтова матка не апетитна на вигляд, вона абсолютно нешкідлива.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Особливо сильно пошкоджено сам храм Ціму.
Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü.Церква мала опасання, яке було пізніше знищене.
Birinci Dünya Savaşı zamanında şirket zarar etti.Під час Першої світової війни завод занепав.
"'Siz memleketinizi çok sevmek ama zarar vermek'".(«Я повинна любити свого батька, чи не так?»).
Jace, kontrol mührüne zarar aldığında ancak Sebastian'ın etkisinden kurtulabilmektedir.Здатна повертати Гатса в нормальний стан якщо він втрачає контроль над Зброєю Берсерка.
Zarar 400 bin TL olarak açıklandi.Заворушення вчинили збитки розміром приблизно 400 000 фунтів.
Hızlı ürer ayrıca zararlı otların gelişmesini engeller.Рослина також приносить користь запобігаючи подальшій руйнації еродованих малопотужних ґрунтів.
Morötesi ışınım ise, DNA yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur.Пошкодження радіацією ДНК викликає мутації.
Bu zarar genç fidanlarda gelişmeyi engeller.При цьому не наносять шкоди молодим рослинам.
Bu işlemin hastaya hiçbir zararı söz konusu değildir.Монстри в цьому режимі не завдають ніякої шкоди.
Bu tehlikeli ve zarar vericidir.Пам'ятайте, це небезпечно і незручно.
Sergi 1943 yılında yangın bombalarından zarar gördü.У 1943 році споруда постраждала від пожежі.