Ana içeriğe geç
Sözlük

zarar ile cümle

zarar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Edward tekrar onlara zarar vermeyi dener ve bu sefer bir başkası onu engeller.وقد حاول ادوارد الحاق الضرر بهم مرة اخرى ،ولكن في هذه المرة عارضه شخص اخر.
Şüphesiz, bu yemek tarzı insan için daha doğladır, ve et yemek zararlıdır."تصبح عظام الإنسان أصعب (تصنيفا) وأكثر هشاشة مع العمر ويصبح غشاء العظم أضعف وأقل تقييدا.
Bebeğimin üzerine çok titriyordum ve bir şekilde zarar görmesinden çok korkuyordum."وقالت كنت أرتعب بشأن الطفل، وكنت أخاف من أن يصيبه أذي بأي شكل من الأشكال.
Festival bütçesi o yıl da Marmara depreminden zarar gören depremzedelere aktarıldı.وتم نقل ميزانية المهرجان ذاك العام أيضا إلى ضحايا ومتضررى زلزال مرمرة.
Ve emrediyorum ki: Kimse bu insanlara veya kiliselerine zarar vermeyecek!ونحن نأمر بأن: لا يتعرض أحد لهؤلاء الناس ولا لكنائسهم وصلبهم !
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.الحرية هي حق القيام بكل ما يضر أحداً آخر.
Eyaletteki toplam zarar küçüktü ve kimse hayatını kaybetmedi.عموما كان الضرر في الدولة البسيطة وقتل لا شخص.
Primum non nocere, "Önce, zarar verme!" anlamına gelen Latince deyiştir.عدم الإيذاء – من اللاتينية (primum non nocere) وتعني "بدايةً، لا تؤذِ".
İsrailoğullarının hayvanlarına zarar gelmedi.اختار لهم الله طالوت، ولكن بني إسرائيل لم تجده جديراً بالعرش.
Tehlike; muhtemel, potansiyel zarar kaynağıdır.التهديد: مصدر محتمل للضرر.
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.بسبب حالتها السيئة بسبب الحرائق المتكررة، أعيد بناؤها عدة مرات.
Kamyonda götürülürken oluşan zararlar daha sonra onarıldı.تم اصلاحها من الاضرار الناتجة اثناء نقلها في الشاحنة.
Uzun süreli zararlarda gelişmişlerdir.لأن لها آثار سلبية على المدى الطويل.
Yerel insanlara, vahşi yaşama veya çevreye zarar veya zarar verme tehlikesi kabul edilemez."فتسب الأذى، أو التهديد به، للسكان المحليين والحياة البرية والطبيعة هو أمر غير مقبول.»
Sibel Erkan zarar görmemiştir.ومع ذلك لم يتأثر السيسي.
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.من الممكن أن يُلحِقَ الأذى بالحيوانات المنوية.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.بالإضافة إلى ذلك، فإن النساء أكثر عرضة للآثار الضارّة للدخان من الرجال.
Çıkan neticede, yaklaşık 1.2 milyon sterlinlik zarara uğramıştır.ليصل حجم الخسارة المالية في النهاية إلى حوالى مايبلغ من 1,2 مليون جنيهاً إسترلينى .
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.وكان معرفة وضع والدتها مضراً لها، وكانت مادونا تبكي باستمرار بسبب شكوكها في هذا الموضوع.
Bu saldırı ile, dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar verdiği bilinmektedir.بعد هذه الخطوة، عانى اقتصاد البلاد خسائر تقدر بالمليارات.
İnsanlara zarar vermez.وهو لا يؤذي البشر.
1822 yılında büyük bir yangın sonucu şehrin büyük bir kısmı zarar gördü.في 1822، دمر حريق ضخم كثيراً من المدينة.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.معتبرة أن الفائدة المتوقعة من ذلك الاختبار لا تفوق المخاطر المحتملة.
Carteret İlçesi'nde sel suları 5000 dolar zarara yol açtı.في مقاطعة كارتيريت، مياه الفيضان دولار 5,000 في الضرر.
1937 yılında, İspanya İç Savaşı'nda zarar görmemesi için Valensiya'ya taşındı.في عام1937 نقلت إلى فالنسيا من أجل سلامتها أثناء الحرب الاهلية الإسبانية.
Tukididis'e göre Birlik'in resmi amacı, "Pers Kralı'nın ülkelerine verdiği zararın öcünü almaktı."ذكر ثوكيديدس أن الهدف الرسمي من الحلف هو "الانتقام من الأذى الذي عانوا منه بتخريب أراضي الملك".
Bu da sistemlere zarar vermektedir.أو لأغراض أخرى تضر بالنظام .
Fire: El yakması ateştir, en yüksek zararı verir.وصف القرآن الكريم عذاب جهنم بأنه عذاب عظيم أليم مهين عليها ملائكة شداد غلاظ.
"Mastürbasyonun zararı yok!"."النضج شيء يصعب فعله".
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.الخطر: غالباً ما يتم استخدام المصطلحين "تصادف" و "خطر" بشكل تبادلي.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.لا تحتوى على أية أسلحة.
İnsanlara zarar verirler.إنه يمسّ الناس.
Yıldırımlar aynı zamanda ölüm, yaralanma ve mal zararıyla sonuçlanabilen yangın ve patlamalara sebep olabilir.ضربات البرق أيضا بدء الحرائق والانفجارات التي تؤدي إلى الوفيات والإصابات والأضرار في الممتلكات.
Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.يساعد على تخلص الجسم من الأملاح الزائدة.
1556: Deprem şehire zarar verdi.ثم دمرت المدينة اثر زلزال عام 551م.
Öteki haram içkiler ve uyuşturucular, çok daha zararlıdır.فعلى سبيل المثال، الناس الذين يدمنون الكحول وغيرها من المخدرات يصرفون انتباه أكثر للمثيرات المتعلقة بالمخدرات.
11 Eylül 2001'de bina Dünya Ticaret Merkezi'nin çökmesi sonucu oluşan enkazdan zarar gördü.في عام 2001 فقدت الشركة مكتبها في نيويورك في حادثة إنهيار برج التجارة العالمي في يوم 11 سبتمبر .
Sigaranın zararları konusunda toplumun eğitilmeye çalışılması.تعميق الوعي بمخاطر التدخين.
Eğer drenaj uzun süre tehlikeye atılırsa böbrek zarar görebilir.إذا ترك الانسان المسبب لفترة أطول قد يتطور الصداع.
Bunun anlamı mantarın zararlı hücreleri yok ettiğiydi.وذلك نتيجة الانهيار السريع للخلايا الخبيثة.
Uzunca bir süre zarar etti.واستخلفه بفاس مدة.
Bina 2 milyon $ 'lık zarar gördü.بلغت الأضرار في المقاطعة حوالي 2 مليون دولار.
Hamilelik sırasında kullanılmasının bebeğe zarar verdiği bilinmektedir.وكذلك فقد ظهر أن استخدامه أثناء فترة الحمل قد يسبب ضرراً للطفل .
Fakat "papağan hastalığı" diye bilinen psittakozu, insana bulaştırdıklarından zararlı olabilirler.ومع ذلك،إذا قلت “القط طارده الفأر” فسيبقى الأمر غامضًا بالنسبة للمصاب.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.لم تقع اصابات لكن الأضرار التي لحقت الطائرة كانت كبيرة.
Grove'un pilleri gibi, Bunsen azot dioksitin zararlı dumanlar çıkardı.مثل بطارية جروف ، تنبعث خلايا بنسن دخان من غاز ثاني أكسيد النيتروجين .
Bu işlemin hastaya hiçbir zararı söz konusu değildir.وقد لايحدث شى من هذا إذا عولج المريض.
Resimlerin üçte ikisi erozyon, graffiti ve vandalizm sebebiyle zarar gördü.على مدى السنين، تأثرت ثلثي اللوحات المرسومة بسبب عوامل التعرية، والتخريب، والرسم على الجدران.
Bunların az miktarları ciddi zarara veya ölüme sebep olur.تؤدي الإصابات الشديدة إلى الغيبوبة او الموت .
Tersini yani yukarı doğru karşılaştırma yapsa idik muhtemelen benlik saygımız zarar görürdü.إذا كنت سليمًا بخلاف ذلك، فمن المرجح أن تمتثل للشفاء دون مضاعفات.
Patlayıcılı AP mayınlarının asıl amacı tek bir kişiye zarar vermek için tasarlanmıştır.أما المضخات المعدة للاستعمال الشخصى فهى مصممة كى يستخدمها فرد واحد فقط.
(Ancak bu kadar parlak aydınlık düzeyleri göze zarar verbilir.)ولكن كيف يمكن لامرئ أن يكون متبلد الأحاسيس إلى هذه الدرجة؟.
Vandalizm ve lüzumsuz kullanım, sanisettelere zarar verir.الكوليسترول، وبخاصة النوع السيئ دون شك يضر بصحتك.
Doğa ise orman yangınları ve kasırgalarla zarar vermektedir.يمكن للجمر أن يتسبب في كوارث وحرائق كارثية للغابات.
Zarar yüz milyonları buldu.الديدان تصيب مئات الملايين من الناس.
Saldırıda onlarca araç ve çevredeki birçok de ev zarar görmüştür.دمرت عشرات السيارات ولحقت أضرار بعدد من المباني المجاورة.
Daha sonra ilk zararlarını tekrar kumar oynayarak geri döndürdü ve paraları ailesine teslim etti.ثم زاد عليهم ودفع ثمنا آخر لأنه عاد إلى الوطن الأم.
Yüzlerce insan zarar gördü.أصيب المئات من الأشخاص.
Bu hastalıkların yerlilere verdikleri zararlar önemli ölçede avrupalıların istilalarına yardımcı olmuştur.ساعدت الأضرار التي سببها هذا المرض بشكل كبير في محاولات الأوروبيين لتهجير وقهر السكان الأصليين.
Böylece o da kimseye zarar vermemiş olur.لذلك ليس لديه كراهية لأحد.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod